Türk Dünyası Yardım Kampanyası

HAMDULLAH SUPHİ TANRIÖVER

GÖREV DÖNEMI: 1912–1931/ 1949–1959/ 1961–1965

Hamdullah Suphi Tanriöver, 1885 yilinda Istanbul'da Aksaray'da, Horhordaki Abdüllatif Suphi Pasa Konaginda dünyaya geldi. Babasi Maarif Nazirlarindan Abdüllatif Suphi Pasa, annesi ise Ülfet Hanimdir. Ilk tahsilini Kisikli, Altunizade ve Numune-i terakki mekteplerinde yapan Tanriöver, 2. Abdülhamit’in iradesiyle parasiz ve yatili olarak orta tahsilini Galatasaray lisesinde tamamlar. 1905 yilinda Reji idaresinde tercüme servisinde ilk görevine baslar. Daha sonra muhtelif okullarda ögretmenlik yapar. Edebiyat Fakültesinde ders verir. Profesör olur. 1913'te Edirne'deki Bulgar zulmünü dünyaya anlatmak için seçilen heyetin içindedir.

Fecri Ati grubu içinde sair ve elestirmen olarak Türk edebiyatina giren Tanriöver, gerçek yerini ve kisiligini milli edebiyat cereyani ve Türk Ocagi kadrosunda bulmustur. Ayrica Hamdullah Suphi Tanriöver, Ömer Naci'den sonra Türk dünyasinda büyük ün kazanan yeni bir milli hatiptir.

35 yasinda Milli Mücadeleye Antalya Milletvekili olarak katilan Tanriöver'e milletvekilligi uhdesinde kalmak üzere Matbuat ve Istihbarat Umum Müdürlügü görevi verilir.

Daha sonra Milli Egitim Bakanligina getirilen H. Suphi Tanriöver, bu görevini muayyen zamanlarda iki defa sürdürmüs, Mehmet Akif Ersoy'un yazdigi Istiklal Marsimizin Millet Meclisinde kabulü onun büyük çabalari sonucu gerçeklesmistir.

Tanriöver daha sonra Bükres büyükelçiligine tayin edilmis, bu görevi 1944'te sonra ermistir. 1946'da Istanbul'dan milletvekili olmus, bu görevi de 1960'a kadar devam etmistir.

Hamdullah Suphi Tanriöver, 10 Haziran 1966 yilinda Istanbul'da ölmüs, Edirne Kapi Merkez Efendi mezarligina gömülmüstür.
Bir yazar "Türk Ocagi ve Hamdullah ikiz kardes gibidir. Muhakkak biri digerini hatira getirir" der. Gerçekten Türk Ocagi dendigi zaman mutlaka H. S. Tanriöver akla geliyor. 1912 yilinda 766 sira numarasiyla Türk Ocagina üye olmus, yillarca baskanlik yapmis, çok heyecanli, çok atesli hitabeleriyle, bu mukaddes ocakta gelistirilmis Türk Milliyetçiliginin gür ve temiz sesi, tipik bir sembolü olmustur.

Türk Ocagina büyük emegi geçen kuruculardan Yusuf Akçura sunlari söyler:

"Ocagin tarihinde fasila yoktur. Türk Ocagi bu fasilasiz hayatini en ziyade reisi Hamdullah Suphi Beye borçludur. Kendi hayat ve istikbalini Ocaga katmis olan Hamdullah Suphi Bey, enerjisi, fikir takibi, ruh asinaligi ve isi zor bulunur tertipleyiciligi sayesinde Türk Ocagini, Milli Türk Devletinin kurulusuna kadar getirebildi"

Muhtelif araliklarla otuz dört yil gibi uzun bir süre genel baskanlik yaparak kirilmasi çok zor bir rekorun da sahibidir. Genel baskanlik yaptigi dönemler (1912), (1949-1959) ile (1961-1966) yillari arasindadir.

Tanriöver’in en büyük hizmetlerinden biri de Türk Ocagi binasinin yaptirilmasidir. Tamamen Türk Ocaklilarin fedakar  katkilari ve gayretleri ile meydana getirilen bu bina, daha sonra Ocaklilardan alinmis, iadesi için çesitli girisimler müspet bir sonuç vermemistir. Bugün Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanligi uhdesinde hizmet vermekte olan Tarihi Türk Ocagi binasi, asli sahiplerine iade edilecegi günleri beklemektedir.

ESERLERI:Hamdullah Suphi Tanriöver'in bir çok yazi ve siirlerinin yaninda, "Dag Yolu" ve "Günebakan" adli iki de eseri vardir.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü