Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Ocakbaşı'nda Atatürk'ün Türk Dünyası'na Bakışı Konuşuldu

21 Kasım 2015
Ocakbaşı'nda Atatürk'ün Türk Dünyası'na Bakışı Konuşuldu
  • Yer
    Türk Ocakları Genel Merkezi Galip Erdem Salonu
  • Tarih
    21 Kasım 2015

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her hafta düzenli olarak yaptığı Ocakbaşı Sohbetleri’nde bu hafta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 77. yıldönümü münasebetiyle "Atatürk ve Türk Dünyası Hakkındaki Görüşleri" konusu konuşuldu. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Bahadır Bumin Özarslan’ın konuşmacı olarak katıldığı sohbetin açılış konuşmasını Türk Ocakları Genel Merkezi Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Hilal Süyümbike Maraş yaptı. Maraş, Atatürk’ün Türk Dünyası hakkındaki bir kaç sözünü dinleyicilerle paylaştıktan sonra, Dr. Bahadır Bumin Özarslan’ı konuşmasını yapması için kürsüye davet etti.

 

TÜRKLÜK EDİRNE’DEN KARS’A KADAR DEĞİLDİR

 

Özarslan konuşmasına Atatürk’ün toplumda yaptığı çağrışımlardan bahsederek başladı. “Gazi Mustafa Kemal denince akla pek çok konu akla geliyor, siyasi ve diğer sebeplerle Atatürk gündeme getirilir fakat onun Türk Dünyası ile ilgili görüşleri hep göz ardı edilir” diyen Özarslan aslında bu konunun oldukça önemli olduğunu ifade etti. “Biz, Türklüğün Edirne’den Kars’a kadar olmadığını bilen insanlarız” diyen Özarslan, doğduğu topraklar dahi Türkiye dışında olan bir liderin zaten Türklüğü misak-ı milli sınırları içerisine sıkıştırmasının mantıklı olmayacağını da belirtti. Türk dünyasını kuşaklara ayıran Özarslan, Türkiye’nin yakın çevresinde yaşayan Türklerin 1. kuşak olduğunu, 2 ve 3. kuşak olarak da ilerlediğini ifade etti. Atatürk dönemi dış politikasında Türk dünyasına özel bir alaka gösterildiğini de ifade eden Özarslan, bu konunun üç başlığa ayrılabileceğini sözlerine ekledi. İlk olarak Türklerin meskun bulundukları yerde hayatlarını sürdürmeye devam etmeleri ve Türkiye’ye göç etmemeleri konusunda çalışmaların yapıldığını söyleyen Özarslan, ikinci olarak Türklerin yaşadıkları yerlerde kültürel baskıya ve asimilasyona uğramamaları konusunda önemlerin alındığını belirtti. Son olarak ise insan hakları ve milletler arası hukuk kuralları çerçevesinde insanca yaşamlarını devam ettirmelerinin amaçlandığını sözlerini ekleyen Özarslan bu üç maddenin birbiriyle bağlantılı olduğunu Atatürk’ten sonra ise 2. ve 3. maddelerin ihmal edildiğini ifade etti.

 

ATATÜRK, TÜRK DÜNYASINA BÜTÜNCÜL YAKLAŞMIŞTIR

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk dünyasına bütüncül yaklaştığını belirten Özarslan, “Atatürk, Türkler arasında din, mezhep ve hanedan ayrımı yapmamıştır” diyerek onun, Timur hakkında yaptığı çalışmalardan ve sarf ettiği sözlerden bahsederek örnekler verdi. Türk Dünyası denildiğinde akla genellikle Türkiye’nin doğusunun geldiğini belirten Özarslan, “Türkiye’nin doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi de Türk dünyasına dahildir” dedi.

 

ATATÜRK DÖNEMİNDE DOĞU TÜRKİSTAN’A DESTEK VERİLDİ

 

Atatürk’ün Türkiye haricindeki Türklerle dil, tarih, kültür birliğini sağlamak istediğini ifade eden Özarslan, TTK, TDK, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi ve Türkiyat Enstitüsü’nün kuruluşlarının bu doğrultuda gerçekleştiğini de dinleyicilerle paylaştı. Atatürk döneminde Türkiye’den Türkistan’a araştırmacıların ve öğretmenlerin gönderildiğini söyleyen Özarslan yine aynı dönemde Türkiye’ye ortaokul, lise ve üniversite düzeyinde öğrencilerin getirildiğini de sözlerine ekledi. Balkanlardaki Gagavuz ve Kıpçak Türkleriyle yakın temaslar kurulduğunu da ifade eden Özarslan, 80 öğretmenin Gagavuz eline gönderildiği ve oradan da 200 Türk çocuğunun Türkiye’ye eğitime getirildiğini anlattı. 1933 yılında Doğu Türkistan’da Türkler tarafından kurulan devletin de Türkiye tarafından desteklendiğini söyleyen Özarslan Türkiye’de 3 görevlinin Doğu Türkistan’a gittiğini ve kabine kurulduktan sonra bakanlara müsteşarlık yaptıklarını da anlattı. Bu müsteşarların daha sonra Türk okulları açtıklarını da söyleyen Özarslan bu okullarda Türkiye’den giden öğretmenlerin görev yaptığını dinleyicilerle paylaştı. Balkan Antantı ve Sadabat Paktı’na da dikkat çeken Özarslan, bu antlaşmaların yapıldığı ülkelere bakıldığında hepsinde ciddi Türk nüfuslarının mevcut olduğunun görüleceğini de sözlerine ekledi. “Bu devletlerle iyi geçinmenin, güvenlik politikaları oluşturmanın yanı sıra kültürel bağları da kuvvetlendirmek amaçlanmıştır” diyen Özarslan, Türk Dünyası adına kayda geçmeyen faaliyetlerin kayda geçenlerden kat kat fazla olduğunu da belirtti. Atatürk’ün dar bir Türkiyecilik ile sınırlı kalmadığını da ifade eden Özarslan, “Bu çalışmaların devlet politikası olarak yürütülmesi mümkün değildi, bu sebeple gayrı resmi olarak yürütülmüş olduğunu” söyledi.

 

 

UMUDUMUZ GÖKALP – ATATÜRK – TÜRKEŞ ÇİZGİSİNİN İKTİDAR OLMASI

 

 

Atatürk sonrası dönemde Türk Dünyası idealinin devlet katından tasfiye edildiğini anlatan Özarslan, “Sovyetler Birliği dağılana kadar Başbuğumuz Alparslan Türkeş harici herkes Türk Dünyasını görmezden gelmişlerdir” diyerek yaşanan sıkıntıları da dile getirdi. Türkeş’inde Atatürk döneminde yetişmiş devlet görevlisi olduğunu hatırlatan Özarslan, “Umudumuz, Gökalp – Atatürk – Türkeş çizgisinin iktidar olmasıdır” diyerek konuşmasına son verdi. Soru cevabın ardından program sona erdi.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü