Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Gürgür: Türk Adını Anayasa'dan Çıkartmak Cinayettir

09 Ocak 2016
Gürgür: Türk Adını Anayasa'dan Çıkartmak Cinayettir
  • Yer
    Türk Ocakları Galip Erdem Salonu
  • Tarih
    09 Ocak 2016

Türk Ocakları Genel Merkezinin her cumartesi düzenlediği Ocakbaşı Sohbetleri’nde bu hafta, yüz yıl önce büyük bir fetret dönemi yaşayıp imparatorluğunu kaybeden Türkiye'nin, o günden bugüne geldiği süreçte yaşadığı güvenlik ve beka sorunları üzerine, Türk Ocakları Onursal Genel Başkanı Nuri GÜRGÜR konuştu. Açılış ve sunumu, Türk Ocakları Genel Merkezi Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Furkan CELİL yaptı ve konuşmacıyı kürsüye davet etti.

 

TÜRKİYE DIŞ POLİTİKADA ENDİŞE VERİCİ BİR YALNIZLIKTA

 

Nuri Gürgür konuşmasına, terörle mücadelede canlarını veren şehitlerimizi anarak başladı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin çok ağır iç ve dış sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Gürgür, 30 seneden beri PKK’nın ayrı bir devlet kurma talebiyle terör faaliyetleri yürüttüğünü ifade etti. Gürgür, PKK’nın özellikle Temmuz ayından sonra Doğu bölgelerini kan gölüne çevirdiğini belirtti. Türkiye’nin coğrafi durumu ve güney sınırlarının fiziki yapısının, Ortadoğu’nun etnik, mezhebî ve siyasi çatışmalarıyla doğrudan irtibatlı olması sonucunu doğurduğunu söyleyen Gürgür, Ortadoğu’da özellikle Amerika’nın 1991 ve 2003’te yaptığı iki operasyon ve Suriye’de rejime karşı halk ayaklanmasının ortaya çıkmasıyla birlikte merkezî yönetimlerin büyük çapta otoritesini kaybettiğini ve bütün bölgede PKK, PYD, IŞİD gibi bir takım terör örgütlerinin ortaya çıktığını ekledi. Gürgür, IŞİD’in radikal yapısının ve El-Kaide ile olan zihnî benzerliğinin Batı dünyasında büyük korku meydana getirdiğini, IŞİD’in kısa zamanda, önce Irak’ta sonra Suriye’de belli bir alan hâkimiyeti sağlamış olması sonucunda, Batı dünyasının bölgeye olan ilgisinin arttığını söyledi. Bugün Suriye’deki gelişmelerin geldiği noktanın Türkiye’yi köşeye sıkıştırdığına değinen Gürgür, Türkiye’nin dış politikada endişe verici bir yalnızlıkta olduğunu belirtti.

 

DEVLETİN ÇÖZÜM OLARAK ÖCALAN’I DEVREYE SOKMASI ACZİYETTİR

 

Geçen yaz aylarından beri Türkiye Cumhuriyeti’nin “Pankürdist” ayaklanmalar konusunda farklı bir aşamaya geçtiğini belirten Gürgür, genel olarak PKK meselesini tarihî süreç içerisinde dört evreye ayırdı.  İlk üç evreyi değerlendiren Gürgür, PKK’nın dördüncü evreyle KCK yapılanmasını oturtmaya başladığını, Devlet’in ise bu dönemde demokratik bir yol izlemeye çalıştığını işaret etti. Gürgür, dördüncü evrede PKK’nın sahip olmadığı bir aydın kesimi ve siyasi muhiti oluşturmaya başladığını, özellikle radikal sol unsurların desteğiyle ve HDP adıyla marjinal solu da içine alan bir siyasi yapılanmayı oluşturmasıyla geniş bir cephe hareketi ortaya çıkardığını belirtti. PKK’nın çatışmasız geçirdiği bu dönemde, Devlet’in “İmralı görüşmeleri” gibi sözde demokratik süreçlerle oyalanmasının sonucu olarak PKK’nın bu evrede kendisini daha çok geliştirdiği ve yapılanmasını yenilediğine değindi. Gürgür, “Olayların büyümesi, sokakların harap olması, can ve mal kayıplarının yaşanmasıyla Devlet’in çözüm olarak Öcalan’ı devreye sokması, ciddi bir acizlik örneğidir.” dedi. Gürgür, bu aşamada PKK’nın özellikle Devlet’i ve halkı yıldırmaya, psikolojik ve siyasi baskı oluşturmaya çalıştığını söyledi.

 

PKK, LİBERAL SOL VE SİYASİ İSLAMCILARI ETKİSİ ALTINA ALMAK İSTİYOR

 

Gürgür, Temmuz’dan beri, devletin takip ettiği etkili mücadele sonucunda PKK’nın uzlaşmaya gitmek istediği haberlerinin geleceği ile alakalı değerlendirmede bulundu. Ancak bunun kesinlikle PKK’nın bitmesi veya vazgeçmesi olarak yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Gürgür, PKK terör örgütünün aşamalı bir plan uyguladığını söyledi. Gürgür, “Demokratik özerklik, demokratik toplum inşa ediyoruz.” sloganlarıyla amaçladıklarının liberal sol, siyasi İslamcı çevreleri yanlarına çekmek ve siyasi etki oluşturmak olduğunu belirtti.

 

“TÜRK” ADINI ANAYASA’DAN ÇIKARTMAYI DÜŞÜNMEK CİNAYETTİR

 

Bugün, “Kürt etnikçiliği” karşısında Devlet’in etkili ve kararlı bir politika izlemesi gerektiğini söyleyen Gürgür, PKK’nın tesirli olduğu bölgelerde öncelikle eğitim ve güvenlik problemlerinin çözülmesi gerektiğine işaret etti. Gürgür, okulların, PKK’nın militan ürettiği yerler olmaktan çıkarılıp birer “millî eğitim” yuvası hâline getirilmelerinin önemini belirtti. PKK’nın uluslararası alanda siyasi bir aktör hâline gelme girişimlerine karşın Türkiye’nin elindeki bütün kozları kullanması gerektiğini söyleyen Gürgür, yeni anayasa girişimlerinin konuşulduğu bu dönemde bazı kesimlere şirin gözükmek amacıyla Türk milliyetçiliğinden taviz verilmemesi gerektiğini ifade etti. Gürgür, “Türk adını Anayasa’dan çıkarmayı düşünmek cinayettir, sakil bir düşüncedir. Bu, Türklüğü etnik seviyeye indirmek, aynı görmektir ki bu, bizi bu coğrafyada bitirir. Ne pahasına olursa olsun buna mani olunmalıdır.” sözleriyle konuşmasını bitirdi.

 

Ardından soru cevap kısmına geçildi.

 

Haber: Hilal Süyümbike MARAŞ

Video Galeri

  • 100 Yıl Sonra Türkiye'nin Beka ve Güvenlik Sorunları - Nuri GÜRGÜR

    100 Yıl Sonra Türkiye'nin Beka...

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü