Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Akademi'de Suriye Türkmenleri ve Kur'an Anlayışımız Konusu İşlendi

09 Nisan 2016
Akademi'de Suriye Türkmenleri ve Kur'an Anlayışımız Konusu İşlendi
  • Yer
    Türk Ocakları Genel Merkezi
  • Tarih
    09 Nisan 2016

Türk Ocakları Genel Merkez Gençlik Kollarının ve Merkez Yönetim Kurulu’nun ortak hazırladığı Türk Ocakları Akademisi’nde bu hafta milli meseleler oturumunda “Suriye Türkmenleri” konusu üzerine TEPAV Araştırmacısı Hüseyin Raşit Yılmaz konuştu.

 

Yılmaz, nerede kendini Türk hisseden birisi varsa, nerede mazlum varsa onu dert edinen kişinin ülkücü olduğunu; ülkücülüğün Türk milliyetçiliğinin ahlaki duruşu olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Bu sebeple “Suriye Türkmenleri bizim ana meselemizdir” diyen Yılmaz, Suriye Türkmenlerinin bir kısmının Selçukluların ilk dönemlerinde, bir kısmının da Yavuz Sultan Selim döneminde iskân edildiğini belirtti. Osmanlı Devleti’nin sancılı yıkılışını “topraklarımızdan çıkarılma, adeta zorla kazınma” olarak ifade eden Yılmaz, en büyük sancılardan birisinin Suriye bölgesinin kaybedilişi olduğunu belirtti. Birkaç yıl önce Suriye Türkmen Meclisi’nin kurulduğunu söyleyen Yılmaz, bu meclisin şu anda Suriye’de bulunan en demokratik yapılardan biri olmasına karşın elinde yeterince imkân bulunmadığının altını çizdi. Yılmaz, Suriye’de beş yıldır süren iç savaş sürecinde ciddi bir Türkmen hassasiyetinin oluştuğuna dikkat çekerken bu hazin zamanlarda Türkiye’nin tek pozisyonunun çadır kurmak veya para yardımı yapmak olduğunu, Türkmenler için sağlam bir politika uygulanmadığını vurguladı. Tıpkı 1958’de Kıbrıs’ta yapıldığı gibi Türkiye’nin Türkmenleri eğitip, silahlandırmasıyla elli bin kişilik bir ordu oluşturabileceğini söyleyen Yılmaz, şu anda Türkmenlerin iki bin kişiyle bile büyük mücadeleler verirken elli bin kişilik bir orduyla çok daha farklı sonuçlar alabileceğine değindi. Yılmaz, maddi imkânların şuurlu bir iradeyle taçlandırılmadığı zaman fayda vermeyeceğine dikkat çekerken Türkiye’nin iddialarının çok büyük olduğunu ama bu iddiaların altyapısını gerçekleştirecek kabiliyet setinden mahrum olduğunu vurguladı. Milli meseleler oturumu soru cevap kısmıyla sona erdi.

 

İlahiyat oturumunda “Kur'an Anlayışımız” konusu üzerine Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Maraş konuştu. Maraş, Kur’an-ı Kerim’in evrensel bir kitap olduğunu söylerken, Kur’an-ı Kerim’de değişen ve değişmeyen hükümler olduğuna değindi. Kur’an-ı Kerim’in manen Allah kelamı olduğunu belirten Maraş, Kur’an-ı Kerim’in lâfzen yaratıldığını, bu sebeple lafzı kutsallaştıramayacağımızı, önemli olanın Kur’an-ı Kerim’in manen mucize oluşu olduğunu ifade etti. Maraş, Kur’an-ı Kerim’in üç temel ekseni olduğunu söyledi ve bunları insan, âlem ve Allah olarak açıkladı. Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de birçok kavramla kendisini anlattığına dikkat çeken Maraş,  Kur’an-ı Kerim’de âlemle ilgili ipuçları verildiğini de aktardı. Maraş,  öncelikle insanın kendisini yeterince tanımasıyla Allah’ı tanıyabileceğini söylerken bu sebeple Kur’an-ı Kerim’de insanın anlatıldığını vurguladı. Üniversite çağındaki gençlerin “Kur’an-ı Kerim mealini okursam, anlamam” düşüncelerini eleştiren Maraş, “Öyle bir din algısı yaratılıyor ki, inandığımız dinin kitabını okumak yanlış sayılıyor” dedi. Maraş, rahmetin her yerde olduğunu, bize düşenin onu artırmak ve kendimize, çevremize çekmek olduğunu belirtirken Kur’an-ı Kerim’deki insan kavramını, insanın bu âlemdeki konumunu açıkladı. Kur’an-ı Kerim’i nasihat ve öğüt olarak tanımlayan Maraş, soru cevap kısmıyla konuşmasını bitirdi.

 

Haber: Hilal Süyümbike Maraş

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü