Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Ocakbaşı Sohbetlerinde Kadın Erkek Eşitliği ve Fıtrat Meselesi Tartışıldı

16 Nisan 2016
Ocakbaşı Sohbetlerinde Kadın Erkek Eşitliği ve Fıtrat Meselesi Tartışıldı
  • Yer
    Türk Ocakları Galip Erdem Salonu
  • Tarih
    16 Nisan 2016

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği Ocakbaşı sohbetlerine bu hafta “Kadın Erkek Eşitliği ve Fıtrat  Tartışmalarında Türkiye ve Dünya” konusuyla Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü öğretim Üyesi Prof. Dr. Suna Başak konuşmacı olarak katıldı. Sohbetin açılış konuşmasını Türk Ocakları Merkez Denetleme Kurulu üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Atabey yaptı.

 

“TARİHTE KADININ İNSAN OLUP OLMADIĞI DAHİ TARTIŞILMIŞTIR”

 

Konuşmasına son dönemlerdeki fıtrat-eşitlik tartışmalarının siyasilerin gündeminde olduğunu belirterek başlayan Başak, kadın hareketi yani feminizm noktasında toplumun önyargılı olduğunu ve feminist hareketin çok çeşitli olduğunu ekledi. Feministlerin ilk olarak ‘eşitlik’ kavramıyla yola çıktığını ve bu hareketlerin Batı’da başladığını söyleyen Başak; Batı’da, tarihte kadınların insan olup olmadığının tartışıldığını ve ezilenlerin, fakirlerin, mazlumların kadın ve çocuklardan teşkil ettiğini aktardı. “İlk çıkan liberal feministler eşitlik kavramını aynılık olarak değerlendirmişlerdir” diyen Başak, bugün kadın-erkek fırsat eşitliklerinin konuşulmaya başlandığını ekledi. Eşitliği şekli ve maddi iki koldan incelenmesi gerektiğini belirten Başak; şekli anlamda eşitliği kanun önünde tüm bireylerin eşitliği, maddi anlamda eşitliği de aynı konumdaki bireylere eşit davranılması olarak niteledi. Kültür ve medeniyet kavramlarına açıklık getiren Başak, entelektüel birikimin olması ve bilgiyi üretmemiz gerektiğini ekledi. Hâkim medeniyetin Batı medeniyeti, hâkim ekonomik sistemin kapitalizm, hâkim ideolojinin liberalizm, hâkim paradigmanın pozitivizm olduğunu söyleyen Başak, Türkiye’de pozitivist paradigmanın etkili olduğunu ve feminizm konusunda Türkiye’nin Batı etkisi altında olduğunu aktardı.

 

“TÜRKİYE’DE ŞEKLİ VE YASAL ANLAMDA EŞİTLİK ÖNEMLİ ÖLÇÜDE SAĞLANMIŞTIR”

 

Türkiye’de şekli anlamda kadın erkek eşitliğinin önemli ölçüde sağlandığını ve Anayasa’da bir problem olmadığını belirten Başak, buna rağmen önyargı ve ayrımcılık yüzünden Türkiye’de kadınların hala sıkıntılar çektiğini söyledi. Bu noktada ayrımcılığın dil, din, ırk, mezhep gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini söyleyen Başak, ayrımcılığı doğrudan ve dolaylı olarak ikiye ayırdığını söyledi. Gelişmiş topluluklar dâhil kadınların cinsiyetlerinden ötürü ayrımcılığa uğradığını söyleyen Başak, Türkiye’nin 2015 yılı toplumsal cinsiyet eşitsizliği endeksinde 145 ülke arasında 130. sırada olduğunu belirtti.

 

“CİNSİYET KONUSUNDA AYRIMCILIK VAR”

 

Başak, kadınların cinsiyetlerinden dolayı dezavantajlı olduğunu fakat bu dezavantajı yok etmenin mümkün olduğunu söyledi. Eşitlik kavramından yola çıkan feminizmin zamanla dallara ayrıldığını ve bunların liberal, sosyalist, radikal, postmodern feminizm olduğunu söyleyen Başak; kadın ve erkek arasında, dini terminolojiyle fıtrattan, bilimsel terminolojiyle genetikten gelen farklılıkların olmasına rağmen kadın ve erkeklerin davranışlarının çoğunun öğrenildiğini belirtti. İnsan davranışlarını sadece fıtrat/genetik odaklı açıklamanın insanı diğer canlılar (hayvan) konumuna indirgeyeceğini (örneğin şiddeti hormonla açıklayarak kadına yönelik şiddeti meşrulaştıracağını) belirtti.

 

 

 

 

EŞİTLİK AYNILIK DEĞİLDİR, EŞİTLERİN EŞİTLİĞİ ADALETİ SAĞLAR

 

Birinci dalga, ikinci dalga ve postmodern feminist hareketin kadın söylemlerinde önemli kırılmalar olduğunu; bu süreçte eşitlik söyleminden, fırsat eşitliği söylemine ve oradan da farklılık ve pozitif ayrımcılık söylemine geçildiğini açıklayan Başak; liberal feministlerin siyasal haklar, sosyalist feministlerin kadın emeği, radikal feministlerin kadın bedeni, aile içi tecavüz ve pornografi ile mücadelede başat aktör olduklarını belirtti. Başak ayrıca, İslami duyarlılığı olan kadınların, kadının sadece ev içi hizmet, eşlik ve annelik rolleriyle tanımlanamayacağı söylemlerini ve bu söylemlerin feminist hareketle bağlantısını kurdu. Başak, kadın hareketi ve feminizm konusunda bilgiden beslenmeyen tartışmaları sürdürmek yerine toplumun nüfusunun yarısını oluşturan kadınların ekonomik güç hiyerarşisi, siyasi güç hiyerarşisi ve saygınlık hiyerarşisinde konumlarını yükseltmede kadın hareketinin ürettiği teorik bilgiden faydalanmak gerektiğini ifade etti. Ardından soru cevap kısmına geçildi.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü