Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Hamdullah Suphi Yapılan Panel İle Anıldı

28 Mayıs 2016
Hamdullah Suphi Yapılan Panel İle Anıldı
  • Yer
    Türk Ocakları Galip Erdem Salonu
  • Tarih
    28 Mayıs 2016

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her hafta düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinin bu dönem yapılan son programı gerçekleştirildi. İsmi Türk Ocakları ile bütünleşmiş ve uzun yıllar genel başkanlık yapmış olan Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ölümünün 50. Yılı anısına düzenlenen programda, Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Şahingöz’ün oturum başkanı olduğu, Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Yonca Anzerlioğlu ve Necmettin Erbakan Üniversitesi Türkçe Eğitimi Bölümünden Prof. Dr. Halim Seraslan’ın konuşmacı olduğu bir panel düzenlendi. Programın açılış konuşmasını da Türk Ocakları Merkez Yönetim Kurulu üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Atabey yaptı.

 

Oturum başkanı Prof. Dr. Mehmet Şahingöz konuşmasının başında panelin Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından Gagauzya’nın başkenti Komrat’ta yapılacak olan “Hamdullah Suphi ve Gagauzlar Uluslararası Bilgi Şöleni”nin açılış paneli olduğunu ifade etti. Kısaca Hamdullah Suphi’nin Türk Ocakları için öneminden ve siyasi kişiliğinden bahseden Şahingöz, “Türk Ocakları’na düşen Hamdullah Suphi’yi hakkıyla anmak ve anlatmaktır” dedi ve sözü konuşmacılara bıraktı.

 

İlk konuşmacı Prof. Dr. Halim Seraslan konuşmasına Hamdullah Suphi’nin ailesi hakkında bilgi vererek başladı. Ailesinin Kastamonu’dan Mora’ya, oradan da Mısır’a ve en son İstanbul’a uzanan bir hikayesi olduğunu ve aile içinden pek çok önemli ismin de yetiştiğini ifade etti. Hamdullah Suphi’nin eğitim hayatından bahseden Seraslan, kendisinin II. Abdülhamit’in iradesiyle Galatasaray Sultanisi’ne gönderildiğini anlattı. Hamdullah Suphi’nin eğitimciliğinden örnekler veren Seraslan, üniversitelerde estetik dersleri verdiğini, öğrencilere tatbiki dersler uyguladığını ve Batı usulü yerine yerli bir metot kullanarak eğitim yaptığını söyledi.

 

Hamdullah Suphi’nin Türk Ocakları’nın gelişmesinde çok önemli bir rol aldığını söyleyen Seraslan, ekonomik sorunlar yaşayan ve kapanmak üzere olan Türk Ocakları’nın başına geçerek büyük faaliyetler yaptığını belirtti. Hamdullah Suphi’nin I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale ve Suriye cephelerine gittiğini söyleyen Seraslan, Türk Ocakları çatısı altında cephelere yardım mahiyetinde çalışmalar da yürüttüğünü ifade etti. Daha sonra Osmanlı Mebusan Meclisi’nde milletvekili olarak görev yaptığını ve Atatürk tarafından organize edilen Felah-ı Vatan grubunun da sözcülüğünü yaptığını söyleyen Seraslan, Hamdullah Suphi’nin milli mücadelede de önemli roller oynadığını ve Misak-ı Milli’nin kabulünü sağladığını söyledi. TBMM’nin kuruluşundan sonra orada da milletvekili olarak görev yaptığını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci milli eğitim bakanı olduğunu belirten Seraslan, Hamdullah Suphi’nin yaptığı en önemli işin Mehmet Akif’e “İstiklal Marşı”nı yazmaya ikna etmek olduğunu ifade etti. Hamdullah Suphi’nin Türk Ocakları’nın kapatılmasından sonra Romanya’ya büyükelçi olarak atandığını ve burada hem Müslüman Türklerin meseleleri hem de Hıristiyan Türkler olan Gagauzların meseleleri için önemli çalışmalar yaptığını söyleyen Seraslan, Gagauzları Türkiye’ye tanıtan kişinin Hamdullah Suphi olduğunu da ekledi. 1934’te soyadı kanunun çıkmasıyla kendisine Atatürk tarafından “Tanrıöver” soyadının verdiğini de söyledikten sonra Seraslan sözlerine son verdi. Daha sonra siyasi faaliyetlerine devam eden Hamdullah Suphi’nin dönem dönem yurt dışına giderek ABD, Avrupa gibi yerlerde Türklerin meseleleri hakkında konferanslar verdiğini ve çalışmalar yaptığını belirten Seraslan, Türk Ocakları’nın yeniden açılmasını sağladığını ve ömrünün sonuna kadar Türk Ocakları için çalıştığını söyledi.

 

Seraslan’ın ardından ikinci konuşmacı Prof. Dr. Yonca Anzerlioğlu Hamdullah Suphi ve Gagauzlar üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Anzerlioğlu konuşmasına Türk dünyasının çok geniş bir aile olduğunu bu ailenin içinde Hıristiyan, Musevi ve Budist gibi çok farklı inanışlara sahip Türklerin olduğunu söyleyerek başladı. Gagauzların kültürlerinin yok olmaması adına Hamdullah Suphi’nin çok önemli çalışmalar yaptığını ifade eden Anzerlioğlu, Türkiye’de Gagauz isminin duyulmasını sağladığını da ekledi. Hamdullah Suphi’nin Türklük için yaptığı çalışmaların yanı sıra Bükreş elçiliği sırasında diplomatik olarak da büyük başarılar kazandığını, önemli anlaşmaların imzalanmasını sağladığını ve önemli bilgiler alarak Türk hükümetini yönlendirdiğini ifade etti.

 

Hamdullah Suphi’nin Gagauzya’daki faaliyetlerinden bahseden Anzerlioğlu, onun girişimleriyle bölgede Türkçe okulların açıldığını ve Türkiye’den Türkçe kitaplar getirildiğini söyledi. Bölgedeki Gagauz Türkleri hakkında raporlar yazdıran Hamdullah Suphi’nin Gagauzların kökenlerine ve kültürlerine dair çok önemli bilgiler edindiğini belirtti. Gagauzların kültür ve dil özelliklerini anlatan Anzerlioğlu, Anadolu Türklerine çok yakın bir kültüre sahip olduklarını ifade etti. Gagauzların Ortodoks mezhebine mensup olduklarını ve papazların toplum içerisinde çok önemli rol aldıklarını, Hamdullah Suphi döneminde Türkçe İncil gibi çalışmaların yapıldığını da söyleyen Anzerlioğlu, Hamdullah Suphi’nin bölge hakkında yazdıklarından ve yaşadığı anekdotlardan örnekler anlattı. Anzerlioğlu, kendisinin de Gagauzya’ya yaptığı ziyaret hakkında bilgiler vererek sözlerine son verdi.

 

Yapılan soru cevap bölümünün ardından program sona erdi.

 

Haber: Sidre METE

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü