Ocakbaşı Sohbetlerinde Irak ve Suriye'deki Gelişmeler Tarihin Işığında Değerlendirildi

22 Ekim 2016
Ocakbaşı Sohbetlerinde Irak ve Suriye'deki Gelişmeler Tarihin Işığında Değerlendirildi
  • Yer
    Türk Ocakları Genel Merkezi
  • Tarih
    22 Ekim 2016

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her Cumartesi düzenlediği Ocakbaşı sohbetlerinde bu hafta “Tarihin Işığında Irak ve Suriye’deki Gelişmeler” başlığıyla Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Derviş Kılınçkaya konuşmacıydı.

 

Sohbetin açılış konuşmasını Yrd. Doç. Dr. İbrahim Atabey yaptı ve sözü Prof. Dr. Derviş Kılınçkaya’ya bıraktı. Kılınçkaya,  “Milletler gelenekleriyle yaşarlar” sözüyle konuşmasına başladı. Her devrin kendi dinamiklerini yarattığını söyleyen Kılınçkaya, içinde bulunduğumuz devrin dinamikleri sonucunda Ortadoğu’da oluşan manzarayı anlattı. Kılınçkaya, Suriye coğrafyasının iç içe geçmiş birçok sorunu olan, etnik ve dini unsurların karıştığı bir bölge olduğunu ifade etti.  Bu coğrafyada en uzun hâkimiyet sağlayan milletin Türk milleti olduğunu söyleyen Kılınçkaya, hâkimiyetimizi sağlam tutmamız gerektiğini belirtti.

 

Türkiye Cumhuriyeti kurucularının herhangi bir düşmanlığa dayanmadan akıldan ve mantıktan yana bir tercih yaptığını açıklayan Kılınçkaya, rasyonel düşüncenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temellerini oluşturduğunu söyledi. Kılınçkaya, Türklerin hâkimiyetiyle birlikte Anadolu’da Hanefi-Maturidi geleneğinin benimsendiğini ve bunun sonucunda rasyonel, tutarlı bir anlayışın oluştuğunu söyledi. Osmanlı İmparatorluğunun da bu yapıyı istikrarlı bir şekilde sürdürdüğünü vurgulayan Kılınçkaya, Türklerin çeşitli milletleri bir arada tutup yönetebilmiş nadir milletlerden olduğunu belirtti.

 

Kılınçkaya, Türk milliyetçiliğinin demokratik bir anlayış olduğunun altını çizdi. Sykes-Picot antlaşmasının çizdiği Ortadoğu manzarasını anlatan Kılınçkaya, bu manzarayı İstiklal harbiyle Türk milletinin bozduğunu ifade etti.

 

Din üzerinden yapılan politikalarının toplumlarda yaratabileceği en büyük fay kırıklarından birinin mezhep ayrılıkları olduğunu söyleyen Kılınçkaya, bu fay kırıklarının Ortadoğu’da çok derin olduğunu aktardı. Kılınçkaya, Ortadoğu’da vekâlet savaşları için fazlasıyla sebep olduğunu, ulus-devlet tabanının oluşturulamadığını ve bu bölgede kabile asabiyesinin çok kuvvetli olduğunu söyledi. Kılınçkaya, Türkiye’nin Ortadoğu politikalarında düzenleyici bir devlet olma rolünü üstlenmesi gerektiğini, yapılacak en önemli şeyin mezhebe dayalı bir politikadan vazgeçmek olduğunu vurguladı. Kılınçkaya, konuşmasını Alparslan Türkeş’in “Her şeyden önce Türkiye! Türkiye yoksa hiçbir şey yok! Çünkü sadece bu coğrafya, semalarda ay yıldızın inmediği coğrafyadır” sözüyle bitirdi. Program soru cevap kısmının ardından son buldu.  

 

Haber: Hilal Süyümbike MARAŞ

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü