Hanımlar Kurulu 20. Yılını Geleneksel Kuşluk Kahvaltısında Kutladı

13 Kasım 2016
Hanımlar Kurulu 20. Yılını Geleneksel Kuşluk Kahvaltısında Kutladı
  • Yer
    TZOB Akman Otel
  • Tarih
    13 Kasım 2016

Türk Ocakları Genel Merkezi Hanımlar Kurulu’nun düzenlediği ve elde edilen gelirin burslu öğrencilere aktarıldığı, geleneksel kuşluk kahvaltısının 2016-17 döneminin açılışı, 13 Kasım’da TZOB Akman Otel’de gerçekleştirildi. Türk Ocakları Genel Merkezi Hanımlar Kurulu’nun kuruluşunun 20. yılının da kutlandığı program, müzik dinletisiyle başladı. Açılış konuşmasını Türk Ocakları Genel Merkezi Hanımlar Kurulu Başkanı Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu yaptı. Sunguroğlu, Türk Ocakları’nın kadınların katıldığı ilk dernek sıfatını taşıdığına dikkat çekerek, Hanımlar Kurulu’nun 20. yılını kutladı. Programın konuğu Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Onat, “İslam Coğrafyasındaki Şiddetin Meşrulaştırılması ve Tekfir Meselesi” başlıklı konuşmayı yapmak üzere kürsüye çağrıldı.

 

Tekfirin tanımını yaparak konuşmasına başlayan Prof. Dr. Hasan Onat, “İslâm coğrafyasının her karış toprağı şiddetin, terörün gelişimine hizmet ediyor” diyerek durum tespiti yaptı. Onat, İslâm dünyasında kitaba ve okumaya önem verilmeyişine değindi. Kur’an-ı Kerim’in inen ilk ayetinin “Oku” olduğunu hatırlatan Onat, bu ayetten kastın insanı ve kâinatı anlamak olduğuna dikkat çekti. Onat, Hz. Muhammed’in ümmiliğinin yanlış anlaşıldığını ve bazı insanların kendi cehaletlerini meşrulaştırmak için buna sığındığını dile getirdi. Müslümanların varlığının batının ürettiklerini tüketmeye endeksli olduğunu belirten Onat, “Üretmeksizin tüketmek en basit ifadeyle ahlaksızlığın başıdır, insanı nesneleştirir. Nesneleşen insanlar, insan olma vasfını kaybederler, sadece yıkarak, yok ederek var olmaya çalışırlar ve tüketim için her şeyi meşrulaştırırlar. Nesne konumuna indirgenen insanlar insanlaşma sürecini yaşamadıkları sürece, kendilerini tüketmeye başlarlar.” ifadelerini kullandı. Onat, günümüz İslam dünyasında Müslümanların birbirini tükettiğine dikkat çekti. Müslümanların, özellikle son iki asırdır, tek çıkış yolunu siyasi erki ele geçirmek olarak gördüğünü eleştiren Onat, siyasetin etkili bir çözüm yolu olabileceğini fakat tek çözüm yolu olarak görüldüğünde siyasi gücü ele geçirenlerin kendilerinde bir tür tanrısal güç vehmedebileceklerini ve böylece dinin kullanılacağını belirtti. Onat, İslâm dininin siyasi egemenlik iddiası olmadığını söylerken devletin tek dininin adalet olması gerektiğini, ancak bu şekilde devletin yaşamaya ve yaşatmaya başlayacağını vurguladı. 

 

IŞİD zihniyetinin mantıksızlığını açıklayan Onat, bu zihniyetin ölümü meşrulaştırdığına dikkat çekti. Onat, insanın bilgi varlığı olduğunu, bilmenin insanı özgürleştirdiğini dile getirdi. FETÖ zihniyetiyle hesaplaşılmadığı sürece bu tür örgütlerin artarak devam edeceğini söyleyen Onat, bu tür çarpık mantıkları besleyen unsurun cehalet olduğunun altını çizdi. Onat, “İslâm bilinmez, yaşanır” anlayışını eleştirerek, bilinmeden hiçbir şeyin yaşanamayacağını belirtti. Mevcut haliyle Müslüman kültürün şiddet ürettiğini söyleyen Onat, tekfir meselesinin şiddeti desteklediğine dikkat çekti. Onat, İslam dininin ibadetleri hür iradeyle ve bilincin zirvesinde yerine getirilmesini istediğini söylerken zorla yapılan ibadetlerin insanı kötülüklerden alıkoyamayacağını ifade etti. Cihat ve şehitlik kavramlarından bahseden Onat, en büyük savaşın içtihat, en büyük cihadın da Kur’an-ı Kerim’i anlamak olduğunu belirtti.

 

Onat, İslam coğrafyasında tekfiri meşrulaştıran algılardan birisinin mezhep, cemaat ve tarikat algısı olduğunu söyledi. İlahiyat Fakültelerinde kız-erkek ayrı eğitim verilmesi konusundaki tartışmalarını eleştiren Onat, bilimin cinsiyetinin olamayacağının altını çizdi. Onat, İslam dünyasının bağışıklık sisteminin çökmüş olduğuna dikkat çekti. Bazı çözüm yolları sunan Onat, din konusunda cehaletin mazereti olamayacağının altını çizdi ve “Aklı kullanmak için doğru bilgi sahibi olmalısınız. Kur’an-ı Kerim’in dışında hiçbir bilgi Kur’an-ı Kerim ile eşdeğer tutulamaz” dedi. Onat, sorunlardan birinin geçmişi doğru anlama sorunu olduğuna dikkat çekerken her şeyi kutsallaştırmanın yanlışlığını açıkladı. Konuşma, soru cevap kısmının ardından sona erdi.

 

Prof. Dr. Hasan Onat’ın konuşmasının ardından Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, söz aldı. Öz, program için Hanımlar Kuruluna, konuşması için Prof. Dr. Hasan Onat’a teşekkür etti ve memnuniyetlerini sundu. Her konunun başında akıl ve bilgi meselesinin geldiğine dikkat çeken Öz, Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig eserinde de akıl ve bilginin üzerinde durulduğundan bahsetti. Öz, “Biz Türk Ocakları olarak, üstümüze düşeni yapmak zorundayız. Başta kardeş kavgasının önüne geçmeliyiz. Farklılıklarımızı düşmanlık haline getirmeden birlik olmayı öğrenmeliyiz, öğretmeliyiz” ifadelerini kullandı.  

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü