Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Ocakbaşı Sohbetleri'nde Güneydoğu'da Yer Adları Konuşuldu

06 Aralık 2014
Ocakbaşı Sohbetleri'nde Güneydoğu'da Yer Adları Konuşuldu
  • Yer
    Genel Merkez Galip ERDEM Salonu
  • Tarih
    06 Aralık 2014

ERPOLAT TÜRK OCAKLARI’NDA KONUŞTU: “AMED ERMENİCE TELAFFUZDUR”

 

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her hafta düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinde bu hafta konu “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Güneydoğu’da Yer Adları” idi. Konuşmacı ise Dicle Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Salih Erpolat’tı. Sohbette Erpolat bölgedeki yer adlarının kökenleri ve bu kökenler üzerinden bölücü mihrakların üretmeye çalıştığı sonuçları değerlendirdi.

 

Programın açış konuşmasını Türk Ocakları Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yunus Koç yaptı. Koç, PKK terörünün kullandığı meselelerden biri olan bölgenin nüfus ve tarihi noktasında önemli bir bölüm olan yer adları ve yerleşim tarihinin iyi değerlendirilmesi ve araştırılması gerektiğini ifade ettikten sonra konuşmacı Doç. Dr. Erpolat'ı kürsüye davet etti.

 

BİRİLERİ GÜNEYDOĞU’YU TÜRK KÜLTÜRÜ DIŞINDAYMIŞ GİBİ GÖSTERİYOR

 

Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Salih Erpolat konuşmasının hemen başında bölgedeki yer adları ve kültürel özellikleri üzerinden basın içinde, aydın kesim denen kesimde ve bazı siyasi odaklarda Güneydoğu’yuTürk kültürü dışında bir yermiş gibi gösterme çabası olduğuna dikkat çekti. Bunun ise hiç bir bilimsel temeli olmadığını belirtti. Bölgenin 1515’te Osmanlı idaresine geçtiğini ve bu yılın ardından Osmanlı tarafından Tahrir defterleri tutulduğunu bu belgelerden de yer adlarının kolayca tespit edilebildiğini söyleyen Erpolat, bölgede daha öncelerden gelen yer isimlerinden Türkçe olmayanların aslında Kürtçe de olmadığını farklı dil kökenlerine hatta Ermenice’ye dayandığını ifade etti. Bu bağlamda çözüm sürecinde en çok gündeme gelen yer adlarının iadesi meselesinin Kürtler açısından bilimsel olarak bir anlam ifade etmeyeceğini söyleyen Erpolat, öne çıkarılan isimlerin çoğunun da halk arasında kullanılmadığını belirtti. Güneydoğu’da ayrıca Türkçe olup, Kürtçe konuşan halk tarafından telaffuz edilemediği için değişen pek çok yer adı olduğunu da söyleyen Erpolat, bu meseleyi gündeme getirenlerin pek çoğunun Türklükle ve Türkiye Cumhuriyeti’yle husumeti olan düşmanca tavır besleyenler olduğunu ifade etti.

 

KÜRDİSTAN İFADESİ OSMANLI’DA YEKPARE BİR BÖLGEYİ YA DA İDARİ BİR ALANI TANIMLAMAZDI

 

Siyasi Kürtçülerin bölge isimlerini aslına uygun olmayan bir biçimde bilimsel bir dayanağı olmadan sözde Kürtçe kökenliymiş gibi göstermeye çalıştığını söyleyen Erpolat, Diyarbakır ve ilçelerinden örnekler vererek bunu açıkladı. Daha sonra çok tartışılan bir konu olan “Kürdistan” ifadesine değinen Erpolat bu ifadenin Osmanlı’da tahrir defterlerinde olduğunu ancak bunun hiç bir zaman Güneydoğu’nun tamamını kapsayan bir bölge adı ya da yekpare bir idari bölümlenmeyi tanımlamadığını söyledi. “Hele ki bu ifadenin özerk olması gibi bir durum sözkonusu dahi değildir” diyen Erpolat,  bu ifadenin Osmanlı tarafından Kürt beylerine verilen bazı bölgeler için ta 19. Yy’da kullanıldığını söyledi. Erpolat, “Bu ifade coğrafyadan çok adeta bir yönetim şeklinin adıdır. O bölgeler bağlılıklarından ötürü Kürt beylerince yönetilmekteydi” dedi.

 

 

 

YER ADLARININ DEĞİŞTİRİLMESİ İÇİN ATILAN İŞARET FİŞEĞİ NORŞİN’Dİ, NORŞİN ERMENİLERCE VERİLMİŞ BİR ADDIR

 

Yer isimlerinin çözüm süreci kapsamında sözde “iade” edilmesi gibi bir durumun olduğunu söyleyen Erpolat, halkın gerçekten kullandığı isimlerin iadesinde bir mahsur olmadığını ama siyasi Kürtçülerce uydurulan ya da dayatılan isimlerin büyük sorunlar yaratacağını ifade etti. Örnek olarak Norşin ismini veren Erpolat, Güroymak isminin Norşin’e çevrildiğini söyledi ve bu Norşin isminin bölgede pek çok köyde olduğunu ve bu köylerinde tamamının Ermeni köyü olduğunu belirtti. Bu durumun bölge halkının gönlünü etmek bir yana Kürtlerle en çok kanlı savaşlar ve çatışmalar yapmış olan Ermenilerin verdiği isimlerin  tekrar verilmesi anlamına geldiğini söyleyerek bunun aslında bölge halkına kötülük olduğunu belirtti. Ardından bölgedeki Türk nüfusu ve Türk göçleri hakkında bilgiler veren Erpolat, bölgede yoğun bir Türkmen nüfusunun aslında var olduğunu ifade etti. Osmanlı’da özellikle bu durumun açıkça görüldüğünü söyleyen Erpolat, yer adlarında da özellikle Diyarbakır ve çevresinde çoğunluğun aslen Türkçe olduğunu söyledi.

 

“BU MESELELERİ BİLİM ADAMLARI KONUŞMASI LAZIM, ŞARKICILAR DEĞİL”

 

Bölgedeki yer adları olsun yerleşim yerleri olsun nüfus olsun bu gibi pek çok konunun basında tartışıldığını söyleyen Erpolat, bu konuda da sitem etti. Tartışmaların hep televizyon üzerinden ve işin ehli olmayan kişilerce yapıldığını söyleyen Erpolat, bu konuların bilim adamlarınca değil sinema artistlerince, şarkıcılarca tartışıldığını ve halka bunların yalan yanlış şeyler söylediğini ifade etti. “Bilim adamları dinlenmiyor” diyen Erpolat, devleti yönetenlerin de buna acı bir şekilde destek verdiğini söyleyerek,”bunu büyük devlet olmak iddiasıyla yapıyorlarsa yanlış yapıyorlar, büyük devlet bölerek parçalayarak değil birlik olarak olur” dedi.

 

“19. YÜZYILA KADAR DERSİM ADI YOKTUR”

 

Son günlerde çok tartışılan bir konu olan Dersim ismini de değerlendiren Erpolat, Dersim isminin tahrir defterlerinde 19. Yüzyıla kadar hiç bir zaman geçmediğini, 19. Yüzyıldan sonra da bugünkü Tunceli şehir merkezini ifade etmediğini belirtti. Tunceli ilinin olduğu yerde “Kalan” diye bir köy olduğunu, daha sonra bölgedeki askeri birliğin adına ithafen Tunceli ismi verildiğini belirten Erpolat, Dersim’in bir bölge adı olduğunu ve Tunceli’ye verilmesinin yanlış olduğunu ifade etti. Dersim’in kökeni hakkında da tahminlerde bulunan Erpolat, bu ismin de Ermenice kökenli olabilacağini ifade etti.

 

“AMED KELİMESİ HALK ARASINDA YOKTUR, ERMENİCE TELAFFUZDUR”

 

Diyarbakır’ın adı hakkındaki tartışmalara da değinen Erpolat, Diyarbakır sancağının bölgede olduğunu, halk türkülerine kadar geçtiğini ifade ederek bunun dışındaki isimlerin yaygın olduğunu söyledi. Kürtçe konuşanların Diyarbakır şehir merkezine çeşitli isimler verdiklerini ancak bunların arasında Amed’in olmadığını ifade eden Erpolat, “Amid ismi Asurlardan beri bölgede vardır. 1600’lü yılların sonuna kadar kullanılmıştır. Türkler, Süryaniler ve Kürtler bunu Amid, Ümid ya da benzeri şekilde telaffuz etmişler, Ermenilerse Amed demişlerdir. Bugün siyasi Kürtçülerin dayattığı isim de Amed’dir. Ermenice telaffuzdur” diyerek önemli bir noktaya parmak bastı.

 

Bölgedeki yer isimlerinden örnek vererek konuşmasına devam eden Erpolat ardından sorulan sorular cevapladı ve program sona erdi.

Video Galeri

  • Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Güneydoğu'da Yer Adları - Doç. Dr. M. Salih ERPOLAT

    Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Güney...

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü