Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Ocakbaşı Sohbetlerinde Süleyman Şah Meselesi Tartışıldı

07 Mart 2015
Ocakbaşı Sohbetlerinde Süleyman Şah Meselesi Tartışıldı
  • Yer
    Türk Ocakları Genel Merkezi Galip Erdem Salonu
  • Tarih
    07 Mart 2015

Türk Ocakları Genel Merkezi'nin her hafta düzenlediği Ocakbaşı Sohbetleri'nde bu hafta, “Tarihî, Millî, Siyasi Açıdan Süleyman Şah” konusu konuşuldu. Prof. Dr. Yunus Koç, Prof. Dr. Üçler Bulduk ve Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur’un konuşmacı olarak katıldığı programın açış konuşmasını Türk Ocakları Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Şahingöz yaptı. Bölgedeki bin yıllık Türkmen varlığından bahseden Şahingöz, son dönemde bir Türkmen temizliğinin yapıldığını vurguladı. Şii Türkmenlerin göçe zorlanması ile başlayan müdahalelerin bugün Sünni Türkmenlere de yapıldığını belirten Şahingöz, bu konuda kamuoyunun duyarlı olması gerektiğini belirtti. Süleyman Şah Türbesi’nin Türk Milleti için çok önemli olduğunu sözlerine ekleyen Şahingöz, “ Suriye’deki geri çekilme basında IŞİD işgali altındaki Musul’a yapılacak bir harekâtla ilişkilendiriliyor, IŞİD Musul’dan çıkarıldığı zaman bölgenin Barzani’nin eline geçmesi muhtemel” dedi. Türkmenlerin zor durumda olduğunu tekrarlayan Şahingöz daha sonra konuşmacıları takdim etti.

 

“TÜRKİYE KIBRIS’TA DİK DURMUŞTU. GELECEK DİK DURULARAK İNŞA EDİLİR”

 

Programda ilk sözü Prof. Dr. Yunus Koç aldı. Koç, bugün yaşanan olayları daha iyi anlayabilmek için bu olayları geliştiren sebeplere ve tarihi arka planına bakmak gerektiğini söyleyerek konuşmasına başladı. Süleyman Şah Türbesi konusunun bir oldu bitti ile geçiştirilmesinin yanlış olduğunu belirten Koç, “Süleyman Şah çok yönlü bir vaka, bin yıllık bir hassasiyet” dedi. Bu vakanın tüm yönleri ile incelenmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Koç geçmişi anladığımız takdirde bugünü yorumlayabileceğimizi söyledi. Türklerin geçmişlerine ve topraklarına sahip çıkmaları bu uğurda bedel ödemeleri konusunda çeşitli örnekler veren Koç, yakın geçmişte yaşanan Kıbrıs Barış Harekâtı için, “Türkiye Kıbrıs’ta dik durabildi. Her şeyi göze alarak toprağına ve insanına sahip çıktı. Bunun elbette ki bazı bedelleri vardı ve biz bugün hâlâ bunun bedellerini ödüyoruz” dedi. Böyle konularda yöneticilere büyük sorumluluklar düştüğünden söz eden Koç, yöneticilerin dik durması gerektiğini tarihten gelen birikimlerle geleceğin inşa edilebileceğini belirtti.

 

“SÜLEYMAN ŞAH BİR KABUL MESELESİDİR”

 

Programda ikinci olarak Prof. Dr. Üçler Bulduk söz aldı. Bulduk, meselenin tarihi kökenlerine inmeden önce günümüz kamuoyunda neler çağrıştırdığından bahsetti. Süleyman Şah Türbesi’nin yıllardır Türk toprağı olmasına rağmen Türk milletinin böyle bir varlıktan haberdar olmadığını belirten Bulduk, “Suriye’de yaşanan iç savaş neticesinde Süleyman Şah Türbesi Türk kamuoyunda yer buldu” dedi. Kamuoyundaki tartışmalara da değinen Bulduk asıl meselenin çarpıtıldığını, oranın Türk toprağı olduğunun savunulması gerekirken mezardaki kişinin Osmanlıların atası olup olmadığının tartışıldığını belirtti.  Bulduk, “ Bu konu karşısında millî bir refleks doğmadı aksine herkes konuyu kendi mevziine göre değerlendirdi” dedi.

 

Meselenin tarihi boyutuna da eğilen Prof. Dr. Üçler Bulduk döneme 11. Yüzyıla ait kaynakların bu konu hakkında kesin bilgiler vermediğini söyledi. Bulduk, “Elimizdeki tarihi veriler gerçeği ortaya koyacak durumda değil. Bazı durumlarda önemli olan kabulledir, Süleyman Şah bir kabul meselesidir” dedi. Caber Kalesi yanında yatan şahsın kim olabileceği konusunda çeşitli iddialar olduğunu sözlerine ekleyen Bulduk, “Burada yatan kişinin Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Kayı lideri Süleyman Şah, I. Kılıç Arslan olabileceği iddialar arasındadır.” dedi.

 

“HALEP OĞUZLARIN NÜFUS DEPOSUDUR”

 

Türkistan’dan göç eden Oğuzların Suriye’nin kuzey bölgesine yerleştiklerini ve burada çeşitli mücadeleler yaşadıklarını anlatan Bulduk, Halep civarının bin yıllık Türk toprağı olduğunu sözlerine ekledi. “Halep merkezli bölge Oğuzların nüfus deposudur.” diyen Bulduk bölgede Türklerin yaşadığı çatışmalar hakkında örnekler verdi. 1086’da Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın öldüğünü fakat Caber Kalesi civarına değil Halep Kapısına gömüldüğünü belirten Bulduk, Âşıkpaşazâde’nin yazmış olduğu eserde ise Kayı Lideri Süleyman Şah’ın Fırat’ı geçerken boğulduğunu ve Caber Kalesi’ne defnedildiği bilgisinin olduğunu belirtti. Bu bilgilere kesin doğru demenin imkansız olduğunu belirten Bulduk, “Bu bilgilerle netice almak pek mümkün değil” dedi. Ortadoğu’da yaşanan olaylara Müslüman Kardeşler zihniyetiyle mezhepçi bir bakışla bakılmaması gerektiğini belirten Bulduk, Türk Hükümetinin Türkmenlere sahip çıkmasının gerekli olduğunu sözlerine ekledi. Türkiye’nin gücünün bölgede önemli caydırıcı unsur olduğundan bahseden Bulduk, Türkiye’nin Caber Kalesinden çekilmesiyle 34 Türkmen köyünü sahipsiz bıraktık diyerek konuşmasına son verdi.

 

  

“ORTADOĞU’DAKİ KARGAŞA DİNECEK GİBİ DEĞİL”

 

Son olarak Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur söz aldı. Okur konuşmasına Süleyman Şah Türbesi ile alakalı yayınlanan haberlerden bahsederek başladı. Türbeyi muhafaza eden birliğin Türk Silahlı Kuvvetlerinin en elit ve donanımlı birliği; Özel Kuvvetler olduğunu söyleyen Okur, bu birliğin her türlü operasyona hazırlıklı olması gerektiğini belirtti. IŞİD militanlarının temel motivasyon kaynağının öldürmek değil ölmek olduğunu söyleyen Okur, bunun oldukça tehlikeli olduğunu paylaştı.

 

Ortadoğu’da büyük sıkıntıların yıllardır yaşandığını sözlerine ekleyen Okur, gelecek dönemde bu meselenin daha da büyüyeceğini belirtti. “Ortadoğu’daki kargaşa dinecek gibi değil, yaklaşan fırtınanın içine giriyoruz” diyerek yakın gelecekte Türkiye’yi bekleyen muhtemel tehlikelerden bahsetti.

 

“SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ MİSÂK-I MİLLÎ’NİN SINIR TAŞI”

 

Ortadoğu’nun genel durumunu değerlendirdikten sonra Okur, Süleyman Şah Türbesinin Türk Milleti için öneminden bahsetti. Binlerce yıllık Türk tarihinde Türklerin atalarına her zaman saygı ve hürmetle sahip çıktıklarını belirten Okur, “Türklerde türbeler hedef işaretlemede önemli yer tutar, yapı üzerinden kuşaklar arası ortak kültürel muhit oluşturulur” dedi.

 

Süleyman Şah Türbesinin nasıl Türkiye Cumhuriyeti toprağı olduğundan da bahseden Okur, bunu görebilmek için Fransızlarla yapılan Ankara Anlaşmasına bakılması gerektiğini söyledi. Anlaşma öncesi yapılan müzakereleri anlatan Okur, Ankara Hükümetinin Caber Kalesi sınır olmak üzere Suriye’nin kuzey bölgelerini tamamen almak istediğini fakat savaş şartları ve Yunan tehlikesi sonucu Fransa’ya kabul ettirilemediğini belirtti. Konuşmasına devam eden Okur, müzakereler sonucunda Türk Mezarı ve Caber Kalesi Türkiye’nin toprağı olacaktır maddesinin kabul edildiğini söyledi. Bu hamlenin gelecek kuşaklara derin mesajlar verdiğini söyleyen Okur, “Süleyman Şah Türbesi Misâk-ı Millî’nin sınır taşı olarak bırakıldı” dedi.

 

Osmanlılık söylemlerinin bu kadar üst perdeden yapıldığı şu günlerde böyle bir geri çekilişin hazin olduğunu söyleyen Okur, “Ufkumuz daraldıkça türbeyi geri çekmekte mahsur görmedik” dedi.

 

Süleyman Şah Türbesinin geri çekilmesi ile ilgili endişelerini paylaşan Okur, bölgedeki Türkmen varlığının zorda kalacağını ve Türk Bayrağı ve askerinin bölgeden çekilmesini kendisi içinde göç zamanı olarak anlayacağını belirtti. Bir başka konuya değinen Okur, “Türk askeri konvoyunun sorunsuz geçişi, PYD/YPG’nin Türkiye’yi tehdit etmediği iddiasını desteklemek için kullanılacaktır. Ardından da bu örgüte yapılan yardım arttırılmak istenecektir. Daha ileri aşamalarda ise, vaktiyle Ankara - Erbil yakınlaşmasını ekonomi üzerinden teşvik eden ABD’nin, aynı denklemi Suriye’deki kantonlar için bu sefer güvenlik üzerinden kurma çabasına da şahit olabiliriz” dedi.

 

Doç. Dr. Mehmet Âkif Okur son söz olarak bölgedeki Türkmenler konusunu tekrarladı ve güçlenen her grubunun Türkmenleri hedef olarak gördüğünü ve Türkmenlerin adım adım bir yok oluşa sürüklendiğini belirtti.

 

Konuşmaların ardından soru- cevap bölümüne geçildi. Soru-cevabın tamamlanmasının ardından program sona erdi.

Haber: Can GÜLEÇOĞLU 

Video Galeri

  • Tarihi Milli ve Siyasi Açıdan Süleyman Şah - Bölüm 1

    Tarihi Milli ve Siyasi Açıdan ...

  • Tarihi, Siyasi ve Milli Açıdan Süleyman Şah - Bölüm 2

    Tarihi, Siyasi ve Milli Açıdan...

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü