Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Ocakbaşı Sohbetlerinde Türk Milliyetçiliğinin Bugünkü Meseleleri Konuşuldu

02 Mayıs 2015
Ocakbaşı Sohbetlerinde Türk Milliyetçiliğinin Bugünkü Meseleleri Konuşuldu
  • Yer
    Türk Ocakları Genel Merkezi Galip Erdem Salonu
  • Tarih
    02 Mayıs 2015

Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her hafta düzenli olarak yaptığı Ocakbaşı Sohbetleri’nde bu hafta, 3 Mayıs 1944'ün yıldönümü vesilesiyle "Türk milliyetçiliğinin bugünkü meseleleri "konuşuldu. Programa konuşmacı olarak Türk Ocakları Hars Heyeti Üyesi  Dr. Süleyman ERYİĞİT katıldı. . Programın açılış konuşmasını Türk Ocakları Genel Merkezi Gençlik Kolları yönetiminden Derviş Ulaşhan Eraslan yaptı. Eraslan, 3 Mayıs 1944 Türkçülük olaylarının Türk milliyetçiliğindeki önemine dair kısa bir giriş yaptıktan sonra konuşmacı Dr. Süleyman Eryiğit’i kürsüye davet etti.

 

Konuşmacı Eryiğit sözlerine şöyle başladı: “Konuşmamın başlığı ben kendim seçtim ve zor bir başlık. Bütün sorumluluk bende olacak. Başlığın hakkını vermeye çalışacağım. Anlamlı bir tablo oluşturamaz isem bunun sorumluluğunun kendime ait olduğunu belirtmek istiyorum.” Eryiğit, konuşmasına Cemil Meriç ve Durmuş Hocaoğlu’ndan örnekler vererek devam etti.

 

Eryiğit, daha sonra ise Fransız Devrimi’nden sonra "geminin su almaya başladığını" ifade ederek Osmanlı devletinde yaşayan gayrı-ı müslimlerin ve diğer azınlıkların yavaş yavaş devletten kopuş sürecinin başladığını belirtti. Fransız Devrimi’nden sonra ortaya çıkan ulus devlet anlayışı ve milliyetçilik akımları Osmanlı İmparatorluğunu zora soktuğunu belirtti.

 

“MİLLİ MÜCADELE ASLA BASİTE İNDİRGENEMEZ”

 

Konuşmacı Eryiğit, Türk Milliyetçiliğin meselelerini dört başlık altında toplamak gerektiğini belirterek şu başlıklar üstünde durmuştur:

- Geleneksel meseleler,

- İmparatorluktan ayrılıp ulus devlet geçtikten sonraki meseleler

- Bizim dışımızda kaynaklanan meseleler, küreselleşme sonucu cereyan eden olaylar

- Türk dünyasındaki meseleler.

Eryiğit, “İmparatorluktan bir devlet çıkarttık. Destansı bir mücadeleden sonra milli devletimizi kurduk. Bu olay son derece önemlidir. Ve hiçbir şekilde basite indirgenemez. Devlet Türk milliyetçiliği fikri ile kurulmuştur” dedi.  Anadolu’da Milli Mücadele’yi yürüten kadrolara Türk milliyetçileri denildiğini belirten Eryiğit, Türk milliyetçilerinin Batı tarafından ise hiç bir zaman sevilmediğini ifade etmiştir.

 

“BATI HİÇ BİR ZAMAN TÜRK MİLLİYETÇİLERİNE SEMPATİ İLE BAKMADI”

 

Eryiğit, soğuk savaş döneminde Batı’nın dünyadaki milliyetçi fikirlere yaklaşımını değerlendirdikten sonra Türk milliyeçtiliğine geldi. Eryiğit, Batı’nın hiçbir zaman Türk milliyetçiliğinden yana olmadığını, Türk milliyetçiliğine ve Türk milliyetçilerine sempati ile bakmadığını ifade etmiştir. Bu bağlamda Eryiğit şunları söylemiştir: “Türkiye’de bazı çevrelerin sürekli bahsettiği, soğuk savaş döneminde Batı Türk milliyetçilerini manipüle etti, gibi tezler asla kabul edilir değildir. Ben bu tezleri yeşil kuşak projesi bağlamında İslamcıların mı arkasında durmuştur asıl bunun tartışılmasının zamanı gelmiştir.”

 

“TÜRK MİLLİYETÇİLERİ İLE İSLAM’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEK İMKÂNSIZDIR”

 

Eryiğit, gündeme dönem dönem gelen İslam ve milliyetçilik tartışmalarını da değerlendirdi. “Milliyetçilik tarihe yaslanır.  Kendini tarihin içinde vücut bulur. İşte bizim inandığımız Türk Milliyetçiliği davası tarihin içinden doğar.  Türk Milliyetçiliği fikrinin İslam dini ile karşı karşıya getirmek bu bağlamda imkânsızdır” diyen Eryiğit, “Kendi açımızdan baktığımızda bin beş yüz yıllık İslam Tarihinin bin yılını Müslüman Türkler temsil ettiler. Müslüman Türklerin kurmuş olduğu devletler İslamı temsil ettiler. İslam dini milliyetçiliğimizi oluşturmamızda önemli bir etken oldu. Bizim kim olduğumuzu tarih söyler. Bizim hafızamız tarihdir. Hafızamızı bölemeye, parçalanmaya izin vermemeliyiz” dedi.

 

“TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN EN BÜYÜK MESELESİ TÜRK DEVLETİNİN VARLIĞI MESELESİDİR”

 

Osmanlı Devleti’nin yıkılış sürecine değinen Eryiğit, Cumhuriyeti kuran kadroların imparatorluk mirasından yararlandıklarını, o mirasın kendilerine gösterdiği yolu uyguladıklarını ve bu bağlamda dağılan bir imparatorluğun devlet sistemiyle değil yeni bir sistemle ortaya çıktıklarını ifade etti. Tek dilli, tek bayraklı, tek milletli devletin Cumhuriyet’in kurulduğu yıllardan bugüne en makul ve mantıklı sistem olduğunu söyleyen Eryiğit, “o günler de bile konfederal, federal isteklerle ortaya çıkan isimler yoktu.Akl-ı Selim tek millet, tek dil diyerek hareket etti. Bu talepler bugün ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda da Türk devletinin varlığı tehlikeye sokulmak istenmektedir. Türk milliyetçilerinin en büyük meselesi Türk devletinin varlığı meselesidir. Milliyetçilik devlet olmak zorundadır. Başka çaresi yoktur” dedi.

 

“İSLAMCILAR TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİ TEKFİR ETMİŞTİR”

 

Konuşmasının son bölümünde İslamcı düşünürlerin Türk milliyetçiliği hakkındaki ithamlarına ve İslam-milliyetçilik meselesine geçen Eryiğit, aslında 50’li 60’lı yıllara kadar Türk milliyetçileriyle İslamcıların aynı dergilerde aynı ortamlarda bulunduklarını ve milli olduklarını ancak sonrasında maalesef Türk milliyetçilerini tekfir ettiklerini belirtti.Eryiğit, milliyetçiliğin batıl bir iş olduğunu düşünen İslamcıların milliyetçilikle karşı karşıya geldiklerini ancak bunun yanlış olduğunu, İslam’ı bilen birinin asla böyle hareket etmemesi gerektiğini söyledi.

 

“HZ. PEYGAMBERİN KURDUĞU DEVLET MİLLİ DEVLETTİ”

 

İslam’ın doğru bilinmesi noktasına değinen Eryiğit, milliyetçiliğin asla İslam’la çatışmadığını söyleyerek buna Asr-ı Saadet’ten örnekler verdi. Hz. Peygamber’in Arap toplumunun dengelerine göre hareket ettiğini, Cenab-ı Allah’ın dahi peygamberleri sosyolojik gerçeklikler üzerinden görevlendirdiğini ifade eden Eryiğit, “Hz. Peygamber’in kurduğu devlet milli bir devletti” dedi. Kureyş asabiyesinin Peygamber efendimizin risalet görevini yaparken büyük rol oynadığını, Arap dilinin Arap kültürünün korunmasını Hz. Peygamber’in bizzat istediğini ve devletini bu temeller üzerine kurduğunu belirten Eryiğit, İbn Haldun’a atıfla bu tezlerini destekleyen örnekler verdi. Hz. Peygamber’den sonra da bu asabiyenin çok etkili olduğunu belirtti. Peygamber efendimizin Arapça, Arap tarihi gibi konuları hep Araplara tebliğ ederken dikkate aldığını söyleyen Eryiğit, bu yapılanların asla Irkçılık ya da fanatizm olmadığını düşünüyorsak, milliyetçiliği de böyle tanımlayamayız dedi. “Peygamberimiz ve arkadaşlarının yaptığı yeni bir millettir ve milliyetçiliktir” diyen Eryiğit, “eğer İslamcıların hareket noktası Asr-ı saadetse, asr-ı saadet budur” dedi.

 

“Türk devleti bölünme tehlikesindedir” diyen Eryiğit, “Türk milliyetçilerinin bu duruma karşı güçlü ve dik durmak zorundadır” diyerek konuşmasını bitirdi. Ardından yapılan soru cevap bölümüyle program sona erdi.

Video Galeri

  • Türk Milliyetçiliğinin Bugünkü Meseleleri - Dr. Süleyman Eryiğit

    Türk Milliyetçiliğinin Bugünkü...

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü