Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Isparta Bölge Toplantısı Gerçekleştirildi

10 Mayıs 2015
Isparta Bölge Toplantısı Gerçekleştirildi
  • Yer
    Isparta
  • Tarih
    10 Mayıs 2015
Türk Ocakları Isparta Bölge toplantısı Genel Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Öz'ün katılımlarıyla 10 Mayıs 2015 Pazar günü Eğirdir Mavigöl uygulama otelinde gerçekleşti. Toplantıya Genel Merkezin önderliğinde Alanya, Antalya, Burdur, Denizli, Dinar, Nazilli, Muğla, Konya, Ereğli şubeleri Başkan ve yöneticileri katıldı.
 
 
Toplanma ve tanışma amaçlı öğle yemeğinde aralarında Isparta Valisi Sayın Vahdettin Özkan, Isparta Belediye Başkanı Yüksek Mimar Yusuf Ziya Günaydın, Kent Konseyi Başkanı ve SDÜ Türk Yurdu Topluluğu Akademik danışmanı Prof.Dr.Mahmut Bülbül, Prof.Dr. Bayram Kodaman olmak 65 katılımcı hazır bulundu.
 
Yemekte hoşgeldiniz ve afiyet olsun konuşması yapan Şube Başkanı Op. Dr. Levent Başyiğit başta şehit anneleri olmak üzere tüm annelerin "Anneler Günü"nü kutladı ve Isparta Türk Ocağı Hanımlar Kurulu Başkanı Meryem Bardak'a çiçek ve hediye takdim etti. Isparta Türk Ocağı Gençlik kolu Başkanı Fatih Üner Vali ve Belediye başkan eşlerine iletilmek üzere Anneler günü kutlama hediye ve çiçeğini Vali ve Belediye Başkanına sundu.
 
 
Yemekte söz alan Vali ve Belediye Başkanı İl dışından gelen katılımcılara Güller Diyarı Isparta'ya hoşgeldiniz dediler. Bölge Toplantısı görüşmelerine geçildi. Şehitlerimize saygı duruşu ve İstiklal Marşının hep birlikte söylenmesi sonrası Şube Başkanı Başyiğit Açılış konuşması yaptı ve Türk Ocakları Genel Başkanı Prof.Dr.Mehmet Öz beyefendiyi mikrofona davet etti. Ülke meseleleri hakkında genel bir değerlendirme konuşması yapan Öz sözde çözüm süreci ve Ermenistan konularında yıllardır söylediklerinin bir bir gerçekleştiğini belirterek "keşke zaman bizi haklı çıkartmasaydı" dedi.
 
Genel Başkanımız Prof. Dr. Mehmet ÖZ de, konuşmasında ülkemizde son zamanlarda gelişen olaylar konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Prof.Dr. ÖZ, "ısrarla uygulanmakta olan çözüm sürecinin Türkiye'deki bölücü hareketi güçlendirdiğini; terör örgütü etkisiz hâle getirilmeden, siláhlı mücâdeleyi kesin olarak bırakmadan yapılacak girişimlerin teröristle müzakere anlamına geleceğini ve onları şımartacağını; verilecek tâvizlerin onları aslâ yatıştıramayacağını; bu yanlıştan en kısa zamanda geri dönülmesive millî mutabakata dayanan çözümler üretilmesi gerektiğini" söyledi.
 
 
Daha sonra şube başkanlarının 2014 yılı faaliyetlerini  ve 2015 yılı programlarını anlattıkları sunumları gerçekleşti. Toplantı sonrası aşağıdaki sonuç bildirisinde mutabık kalındı ve yayınlanması kararlaştırılarak toplantı sonlandırıldı. Isparta Türkocağı olarak iyi bir ev sahipliği yapmak için çaba sarfeden Ocak yetkilileri Misafirleri Eğirdir'den Memleketlerine uğurladılar.                                        
 
SONUÇ BİLDİRİSİ:
 
"Türk Milliyetçileri, Türk Milleti ve Dünya Kamuoyuna çağrıdır:
 
 
Türk Milleti, her türlü etnik, dinî ve mezhep temelli ayrımcılık ve ayrıştırma fikir ve planlarına karşı her zaman olduğundan daha fazla uyanık ve teyakkuz hâlinde olmalıdır.Türk Milleti binlerce yıllık bir kültür ve medeniyet derinliğine sahiptir.
Tarihten gelen bu birikim ve derinlik sayesinde, üzerinde yaşadığı ve yönettiği topraklarda adaletin,barışın ve kardeşliğin egemen olması için gerekli yönetim felsefesi ve devlet tecrübesini haizdir.
 
 
Türk Milleti,bu birikime dayalı olarak bin yıldan beri Türkiye ve civarındaki topraklarda egemen olmuş ve bu süreçte çok ciddi saldırılara damaruz kalmıştır.Bu saldırılara karşı her defasında birlik ve beraberliğini muhafaza ederek her türlü tehdidi bertaraf etmesini bilmiş ve etmeye devam edecektir.
 
 
Osmanlı Devleti, büyük dış baskılar ve iç kargaşa ortamına maruz kaldığı bir dönemde, İmparatorluk’un merkez coğrafyasında ihanet ve saldırılara muhatap olmuş, bunun karşısında zorunlu olarak 1915 yılında kendi tebaasının bir kısmını, yineden sonra kendisine ait bir bölgeye sevk ve iskâna karar vermiştir.
 
 
Türk Milleti, Haçlı zihniyetinin kalıntısı bir düşmanlık ve ötekileştirmenin sonucu olarak emperyalist güçlerin kışkırtmasıyla bağımsız bir devlet kurma hayaline kapılan Ermeni örgütlerinin ve onların destekçilerinin baş sorumlusu olduğu olaylar yüzünden “soykırım” ve “insanlığa karşı suç” gibi kabul edilemez iftiralara maruz bırakılmaktadır. Buna karşı milletçe yekvücut olmalıyız.
 
 
Tarihî sebepleri ve sonuçları bilinen bu olaylardan bir “suçlu” çıkarmak ve bundan bir semere tahsil etmeye yeltenmek, iç ve dış odakların yüzyıldır uygulamaya koyduğu hain bir plandır. Bu plan ilelebet akamete uğramaya mahkûmdur. Türklüğü bu coğrafyadan silmeye çalışan Haçlı zihniyeti başarılı olamayacaktır.
 
 
Etnik ve bölücü fitneyi sistem değişikliği yaparak çözeceğini zannedenler, hem yakın tarihimizdeki ayrılıkçı hareketlerin seyrini hem de başka yerlerdeki benzer tecrübeleri doğru değerlendirmekten uzaktırlar. Türkiye’de sistem tartışması yapanlar, Ermeni Meselesi hakkında ahkâm kesenler ve millî devlet yapısını tartışmaya açanlar, bazı tarihî gerçekleri ya görmezden geliyor ya da hafife alıyorlar.
 
 
Türk milleti ve devletinin zaafa düştüğü vehmiyle milletimizin içine sokulmaya çalışılan nifak tohumları, yeşermeden ebediyen tarihin karanlıklarına gömülecektir. Devleti idare edenler zaman zaman bir takım saiklerle sonu belli olmayan bir takım süreçlere “çözüm” adı altında tevessül etmiş olabilirler. Bu tür söylem ve eylemler, milletimizin vicdanında ve ebedî geleceğinde asla akis bulamayacak, hain planlar bozulmaya mahkûm olacaktır.
 
 
Ülkemiz,kritik sonuçlara gebe bir seçim süreci atmosferindedir.Bu sürecin sonunda milletimizin öz değerlerine, kendi kimliğine ve geleceğine daha güvenle bakabileceği bir siyasi tablonun ortaya çıkacağını ümit ediyoruz.
 
 
Hukuk devletinin ağır yara aldığı bir dönemdeyiz; öte yandan etnik bölücü örgüt ve sivil uzantısını, hem ülke içinde hem de uluslararası camiada sempati odağı hâline getirmek için muazzam bir operasyonun yürütüldüğü aşikârdır. Başkanlık sistemi tartışmalarının gölgesinde yapılacak olan seçimden sonra tek tesellimiz, eğer Milli Değerlere saygılı  hükümet çıkaracak bir sonuç olursa ülkenin dört yıl seçim atmosferinden uzak kalacağı ve bir nefes alacağı ihtimalidir. Seçim sonuçlarının kutuplaşma, kamplaşma ve etnik ayrılıkçı psikolojinin belirginleşmesi gibi olumsuz eğilimleri telafi etmesini, ülkede birliği ve kardeşliği pekiştirmesini temenni ederiz.
 
 
Kırım ve Doğu Türkistan’da kardeşlerimizin Rusya ve Çin tarafından maruz bırakıldığı muameleye karşı, Türk Ocakları her zaman onların yanında olacak, onları desteklemeye devam edecektir. Suriye ve Irak’taki Türkmen mücadelesine desteğimizi sürdüreceğiz.
 
 
Devletimizi yönetenler, 21. yüzyılda Türk dünyası ve İslam âlemiyle geliştireceğimiz sıkı ilişkilerin her birimiz için, hepimiz için ne denli önemli olduğunu daima hatırda tutmalıdır.
 
 
Türkçülük mefkûresi ve Türk milleti sevdasıyla dolu olan Türk Ocakları, yüz yıldır olduğu gibi bundan sonra da milletin birlik ve beraberliği, Türk devletinin bekası ve bölgesel barışın sağlanması için çalışmaya devam edecektir. Toplumda Türkçülük fikrinin yayılması ve bu maksatla milletimizin her zamankinden daha fazla teyakkuz hâlinde olması için Bilge Kağan’ın dediği gibi “gece uyumadan, gündüz oturmadan” çalışmaya devam edecektir.
 
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü