Türk Dünyası Yardım Kampanyası

19 Mayıs’ı Yarın Odaklı Doğru Anlamak…

20 Mayıs 2013

19 Mayıs, bu necip Millet için çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu gün, herkesin (her şey bitti, yolun sonu göründü) dediği bir noktada, 19 Mayıs 1919 yeni bir başlangıcın, yeniden dirilişin adı olmuştur.

9. Ordu müfettişi olarak görevlendirilen ve yetkilendirilen, ilk anda ihtiyaç duyulacak harcamaların karşılanması yönünde maddi imkânlarıyla donatılarak Anadolu’ya gönderilen Mustafa Kemal, yol haritasını Amasya Tamiminde aziz milletin duyarlılığına ilan etmiş, Milleti, “milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır demişti. Kongrelerde alınan en önemli kararlarda; Milleti, kurtaracak olan “milletin azim ve kararlılığının hayata geçiş süreciydi.

İstiklal Savaşının kazanılmasındaki en temel faktör; elbette, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki, değerleriyle temeyyüz etmiş, ayrı etnisitede olsa da kültürel temelde bir ve beraber olmanın erdemini yaşayan ve ayrışmak yerine milletleşen bu necip milletin, ortaya koyduğu kararlılık ve insanüstü çabadır.

Biz, millet olarak hürriyetimize çok düşkünüzdür. Bülbüle teklif edilen altın kafes gibi bize de güçlü bir devletin egemenliği altına girmek anlamına gelen manda yönetimini teklif ediyorlardı. Ancak bu asil halk, bu necip ve aziz milletimiz bağımsızlığı, hürriyeti, zillet altındaki rahat yaşama tercih etti.

19 Mayıs, Türk Milletinin en zor ve kötü şartlarda bile kendi içinden bir lider çıkararak ayağa kalkabilme ve tarih sahnesindeki onurlu var olma iradesini hafızalara altın harflerle yazabilme özelliğinin tescil edildiği gündür.

Bu  milli günler, coşku, sevinç ve gururla kutlanmasının yanında, geçmişten ders alma, bugünü; geçmişin tecrübeleri ışığında kurma ve geleceğe ona göre emin adımlarla yürüyebilmenin vesilesi yapılması gerekir.

Atatürk bizden, devletimizin bekası için; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür olarak yetiştirmenizi istediği gençlerimiz, en kutsal emanetimizdir.

İstikbalimizin teminatı olan gençlerimizi; kendi ülkesini her yönüyle tanıyan, bilen, seven, kendi kültür ve ahlaki değerlerini özümsemiş, milli ve manevi değerlere bağlı ancak evrensel kültürlere aşina, dünyayı bilen ve dünya insanı ile rekabet edebilen, çağdaş birer birey olarak yetiştirmek, hepimizin fedakârca gayretlerimizle mümkün olacaktır.

Bu süreçte, çocuklarımızı, sadece sınavlara değil, hayata hazırlamak gerektiğini göz adı etmemeliyiz.

Çocuklarımızla sadece refahımızı değil, yaşadığımız hayatımızı, bütün gerçekleriyle paylaşmalıyız.

Onları sadece akademik bilgi yönüyle değil, duygusal zekalarını da aktif kılacak türden sosyal etkinliklerle, yaşadıkları topluma karşı sosyal duyarlılık kazanmaları, refleks tepkilerden uzak, her bir sözün ve davranışın olası sonuçlarını süzebilen, devletin kurum ve kuruluşlarıyla yıpranmaması hassasiyetinin farkındalığına ulaşan ve bu duyarlılığı yaşarken kazanmaları hassasiyeti dahilinde yetiştirmeye özen göstermeliyiz.

Belki de en önemlisi, biri birini önemseyen, biri biriyle hısım olmasa da hasım olmamayı öğrenen, karşısındakini ötekileştirmek yerine birlikte aynı hedefe yürüyerek başarılı olabilecekleri gerçeğini yaşarken öğrenen birey olarak yetiştirmeliyiz.

Bu hassas ve önemli hedefle ulaşmanın sadece örgün öğretim kurumlarımızın işi olmadığına, bu amacın gerçekleşmesi için, toplumun her kesiminin, sorumlu olduğuna olan inanç ile; STK’ların da bu süreçte hassas ve duyarlı olması gerektiği, faaliyetlerinde bu amaca katkı sağlama yönünde çalışması gerektiği duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah ve mesai arkadaşlarını, vatan sevgisi imandandır diyerek, Allah’ın (c.c.) emrine uyup da  coğrafyayı vatan kılmak, vatanı savunarak cennete ulaşmaya yönelen, bu yolda canını bir an dahi düşünmeden feda eden İstiklal Savaşımızın şehitlerini rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan az sayıdaki gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü