Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Geçici Köy Korucuları Unutulmamalı…

27 Nisan 2013

08 Nisan’da Hürriyet gazetesinde köy korucularıyla yapılan mülakatı sorumluluk duygusuna sahip herkes, özellikle devleti yönetenler dikkatle okumalıdırlar. Devlet 1985 yılından itibaren teröristlerle daha etkili mücadele yapabilmek için geçici köy koruculuğu sistemini kurdu. Halkın güvenlik güçlerine yardımcı olması amacıyla uygulamaya konulan proje kapsamında, bir süre sonra 22 ilde 48 bine ulaşan köy korucularının sayısı, son yıllarda yeni katılım yapılmamasına rağmen gönüllülerle birlikte 70 bini buldu. Bu rakam aile bireyleriyle birlikte 700 bin kişinin sistem içinde yer aldığı anlamına geliyor. Gazeteye konuşan korucuların temsilcilerinin son derece açık ve net bir sorusu var: “Devlet PKK ile barışıyor, peki biz ne olacağız?”; devamında bu soruna çözüm bulunmaması durumunda nasıl bir çıkmazla karşı karşıya kalacaklarını anlatıyorlar: “Her tarafımız kameralarla dolu ve evimizde bile silahla oturuyoruz. Hepimiz huzur istiyoruz. Kim istemez ki? Güneydoğu’da korucunun fonksiyonu askerden daha önemlidir. Asker, polis, birkaç yıl kalıp gidiyor. Ama biz hep buradayızBenim 22 şehidim var. PKK polisi, askeri, kaymakamı serbest bırakıyor ama korucuyu bırakmaz. Bir kez hedef durumuna geldikBarış güzel de barıştan sonra korucuların durumu ne olacak?” Bir diğeri içinde bulundukları çaresizliği şu sözlerle anlatıyor: “Ben 20 yıllık korucuyum. Teröre teslim olsaydık korucu olmazdım. Barış süreci gelirse kan davasına dönüşebilir. Bu durum önümüze gelecek biliyorumAdamın oğlu dağda ölmüş ve biliyor ki biz o gün operasyondayız. Dolayısıyla bunu bizden biliyor. Hemen yanı başımızda Diyarbakır’dan Batman’dan Beyazsu’ya pikniğe gelenler var. Ben daha çocuklarımı Beyazsu’ya pikniğe götüremedim.” Bir başkası bu sistemin kendilerini nasıl kilitlediğini, köylerine kısılıp kaldıklarını şöyle anlatıyor: “Çocuklarımızı okutamıyoruz. Ben köyden ilçe merkezine gönderemediğim için liseden sonra çocuklarımı okutamadım. Kaçırılır diye korkuyordum. Bu sürecin en fazla mağduru da koruculardır.” (Gürgür, N.,2013).

Terörün bitmesi, toplumsal barışın sağlanması, önemli, bölgeye huzurun gelmesi, çatışmanın sona ermesi, anaların ve babaların ağlamaması çok önemli, ancak; bu sürecin olası hatalardan arındırılması suretiyle yönetilmesi, özlenen huzurun sağlanması yanında, bu sürecin devamının temini çok  çok daha önemlidir.

Bölgede dün yaşanan terör şartlarında huzurun temini için gelin çağrısına uyarak gelen bölge insanı, ülke menfaatleri, o günün huzuru açısından içine atılacağı görevin imkân ve şeraatini düşünmeden silâhaltına girmişlerdi.

Okulların açık kalması, öğretmenlerin yarınlarımız olan çocuklarımıza ders anlatması, eğitim vermesi için yaz kış demenden okul dışında -20’lerin üzerinde soğuklarda nöbet tutmuş, dağlarda, riskli bölgelerde nöbetlerde kalmış, asker ve polis ile birlikte teröre karşı omuz omuza çatışmalar yaşamışlardı.

Bu gün yaşanan yeni süreçte yaklaşık 70 000’i aşan sayıya ulaşan korucuların geleceği ile ilgili doğru karar alınmadığı takdirde, yörenin kültür yapısı da göz önüne alındığında; biranda başlayabilecek ve çok uzun yıllar devam edebilecek kan davaları süreci riskinin de bu süreçle birlikte yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu halin onarılmaz yaralar açacağı, yöre insanının devlete olan güveni derinden sarsabileceğinin önemsenmesi gerektiğini düşünürüz.

Bu açıdan; Devletin sosyal devlet yönüyle de; Aileleri ile birlikte 700 000’e ulaşan sayısıyla, gerçekte ise, bölge insanlarının %60-65’inden fazlasının devlete olan güveninin sağlanması, gelecekte de olası farklı nedenlere dayalı, ihtiyaç halinde  devletin yanında yer almalarının sağlanması açısından önem taşıdığı yönüyleGeçici Köy Korucularının gelecekte maddi ve manevi açıdan mağdur olmamaları için, olası çözümlerden biri olarak, “Geçici Köy Korucularının “Uzman Onbaşı” rütbesi ile şimdi aldıkları maaş üzerinden kadroya alınmaları, talepleri halinde tayin imkânı da sağlanarak, yeni başlangıçlar yapabilme şansı sağlanması tedbirinin, (korucuların kendilerinden ziyade, yarınlarımızın bir parçası olan içinbüyük önem taşıdığını düşünüyoruz.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü