Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Atsız’n Kaleminden Mehmet Akif

07 Mart 2013

Cumhuriyet Türkiye’sinde adından en fazla bahsedilenlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Akif’tir. Mehmet Akif üzerine hemen her gün gazetelerde bir yazı bulmak mümkün. Televizyon ve radyolarda da mutlaka bir sohbet vardır. Okullarda en çok anlatılan Mehmet Akif olsa gerekir. Konuşmalarda mutlaka Mehmet Akif’ten bir şiir okunur veya hayatından bir çizgi anlatılır. Genelde yapılan konuşmalar, yazılan yazılar, okunan şiirler hep Mehmet Akif’in güzelliğini  ve içinde yaşadığımız buhranla nasıl olmamız gerektiğini yansıtır. Halka örnek oluşuyla, genç nesillerin de Mehmet Akif gibi olması istenir.

Hüseyin Nihal Atsız’da milliyetçi mukaddesatçı kesimin ideologlarından. Türkçü kesimin fikir babalarından dense yeridir. Türkçülerin en fazla etkilendiği, hatta hala da etkisinin devam ettiği gerçeğidir. Türkiye’de bir zamanlar birilerinin kovanlarına çomak soktuğu için Atsız ırkçıdır, faşisttir, gericidir, yobazdır. Atsız bir devirde "eşek arlarının" ülkeye hakim olmasının önünde kale gibi durmuştur. Ömrü boyunca eğilmemiş, yılmamış, inandığı gibi dosdoğru yaşamıştır. Atsız her şeyiyle "Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından" görüşünü hakim kılmak için Türk tarihinin köklerine inmeye çalışmış, mazideki güzellikleri ortaya çıkarıp gençlerin önüne numuneler sunmuş bir şahsiyettir.

Mehmet Akif ise kimilerine göre Kur’an Şairi, kimilerine göre İslamcı Şair, Kimilerine göre Millî şair, hatta "asrımızın İmam-ı Azam’ı" olarak görenlerde vardır. Mehmet Akif şiirlerinde yazdıklarını bizzat yaşamış, yaşantısı örnek alınacak numune bir şahsiyettir. Numune  oluşu bakımından her kesimi etkilemiş, her kesimde Akif’te kendisi için bir şeyler bulmuş ve ona sarılmış, onu örnek almıştır.

Kimi Mehmet Akif taraftarlarına göre Atsız "dinsiz, imansız" birsidir. İslam ırkçılığı yasaklamış, milliyetçiliğin önüne set çekmiştir. Atsız ve Atsız’ın fikriyatını savunanlar ülkeyi bölen, ülkenin içindeki buhranın sebebi olarak görülmüş, halada görülmeye devam etmektedir de. Hiç kimse Atsızın Mehmet Akif hakkında ne düşündüğünü araştırmamış, ama Mehmet Akif deyince göklere çıkarmış, Atsız deyince de yerin dibine batırmaya çalışmıştır. Atsız Türk’ü baş tacı yaparken ırkçı, faşist olmuş, ama Mehmet Akif İstiklal harbindeki bir olayın ardından "Üstat seni Türkçü görüyorum" demesi üzerine cevaben; "Ne sanıyordun ya . Türk’e kimsenin horoz olmasına tahammül edemem" deyişi görmezden gelinmiştir. Yazdığı İstiklâl Marşında "ırkıma" sözcüğünü kullanmasını herkes kendi dünya görüşü çerçevesinde yorumlamıştır.

Mehmet Akif üzerine yazılan eserlerin hemen hepsini imkanlar ölçüsünde alıp okudum. Acaba Hüseyin Nihal Atsız Akif hakkında bir şeyler yazmış mıydı? Yazdıysa neler demişti? İşte Hüseyin Nihal Atsız’ın Akif hakkındaki yazdıkları. Biliyorum bu yazıyı sizlerde okumamışsınızdır. Atsız diyor ki:

"Akif, şair, vatanperver ve karakter adamı olmak bakımından mühimdir. Şairliğine kimse itiraz edemez. Onun oldukça bol manzum eserleri arasında öyle parçalar vardır ki Türk edebiyatı tarihinde ölmez mısralar arasına girmiştir.
Vatanperverliği, tam ve tezatsız bir vatanperverliktir. Akif, sözle vatanperver olduğu halde fiille bunu tekzip edenlerden değildir. Vatanperverane şiirler yazdığı halde en sefil bir namert ve en sefil bir asker kaçağı hayatı yaşayanlar henüz aramızda bulunduğu için Akif’in vatanperverliği yüksek bir değer kazanır.
Karakter adamı olmak bakımından ise Akif eşsizdir. O, daima bulunduğu kabın şeklini alan bir mayi veya cıvık bir halita değildir; şeklini sıcakta, soğukta, borada, kasırgada muhafaza eden katı bir cisimdir.
İslamcı olmasını kusur diye öne sürüyorlar. İslamcılık dünün en kuvvetli seciyesi ve en yüksek ülküsü idi. Bu günkü Türkçülük ne ise o günkü İslamcılık da o idi. Esasında İslamcılık Osmanlı Türklerinin millî mefkûresiydi. On dördüncü asırdan beri Türklerden başka hiçbir Müslüman millet, ne Araplar, ne Acemler ne de Hintliler İslamcılık mefkûresi görmüş değillerdi. Bir Osmanlı şairi olan Akif’te millî mefkûre kemaline ermiş, fakat yeni bir millî mefkûrenin doğuş zamanına rastladığı için geri ve aykırı görünmüştür.
Mazide yaşayanların fikir ve mefkûreleri bize aykırı gelse bile onları zaman ve mekân şartları içinde mütalaa ettiğimiz zaman haklarını teslim etmemek küçüklüğüne düşmemeliyiz.
Çanakkale şehitleri için yazdığı şiir kâfidir. Başka söz istemez…
Akif inandı, dönmedi ve öyle öldü. "(1)

İnsan "tam ve tezatsız vatanperver" olunca elbette sevilir. Hele bu vatanperverlik; "Karakter bakımından eşsiz" biri olunca sevgi daha da güzelleşir. "Bulunduğu kabın şeklini alan bir mayi veya cıvık bir halita" olmayıp, "şeklini sıcakta, soğukta, borada, kasırgada, muhafaza eden" biri olduğu zaman sevgi adeta aşka dönüşür.

Daha önceleri okuduğum Mehmet Akif yazılarıyla Atsız’ın yazısıyla mukayese edip bir sonuca varacak olursak; bazılarının "İslamcı Şair", bazılarının ; "Millî Şair" bazılarının "asrımızın İmam-ı Azam’ı" ve bazılarının da "İstiklâl Marşı Şairi" diye sıfatlandırılan Mehmet Akif , bu sıfatların hepsini hak ediyor elbet. Buların hepsiyle birlikte Mehmet Akif’e "adam gibi adam" desek hata etmemiş oluruz. Mehmet Akif’i Anlatacak başka unvan bulamıyorum. O, bu güzelliklerin hepsini hak ediyor. Lütfen genç nesillere Akif’i iyi anlatalım, geçlerin beyinlerini Akif’in şiirleriyle süsleyelim, gönüllerini de Akif’in örnek yaşantısıyla dolduralım. Özellikle Atsız’ın belirttiği vasıfların üzerine basa basa. Belki bu sayede birilerinin oyunu bozulur da Atsız’a düşman olmaktan  vazgeçebilirler. Hem de hemen şimdi başlamalıyız. Yarın geç olabilir.

(1) Hüseyin Nihal TSIZ
( Kızılelma 1947, sayı 9 )
Tarih, Kültür ve Kahramanlar sf. 149, Ötüken yayınevi

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü