Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Gül ve Kadın

29 Mayıs 2013

“Gül sevgisi kalpte iken
Acıtır mı eli diken”

Edebiyatımızın destan şairlerinden rahmetli Basri GOCUL güle olan sevgisini, güle olan tutkusunu böyle dile getiriyor. Kim bilir beklide bir sohbet sırasında “gülün dikeninden, gülün bakımının meşakkatli oluşundan” bahsedilmesi üzerine mi söylemiştir bilinmez. İyi de söyleniş. Güle olan tutkuyu, güle olan aşkı ancak bu kadar kısa ve öz olarak anlatıvermiş.

Müslüman Türk insanı güle âşıktır. Her evin önünde mutlaka bir gül vardır. Hem de bahçenin en güzel köşesinde. Âşıklar aşklarını belli etmek için mutlaka gül verirler sevgililerine. Hem de kırmızı gül. Bahçeden koparmışsa özene bezene sap kısmından dikenlerini temizler. Temizler ki gülün dikeni acıtırsa kendi elini acıtsın, yeter ki sevgilinin eline batıp sevgiliyi incitmesin. Günü gelmiş sevgiliye “gülüm" diye hitap etmiş, “gülüm" diye seslenmişiz.

Bazen sevgilinin hayâdan kızaran yanaklarını güle benzetmiş; “gül yanaklım" diye şiirler yazmışız. Bazen de sevgilinin dudaklarını güle benzetip en güzel sözcükleri, en güzel şiirleri ve en güzel nağmeleri “gül dudaklar” için dillendirmişiz. Gün olmuş “gül dudaklara”, günü gelmiş “ gül yanaklara” türküler söyleyivermişiz.

Gün olmuş her evde bir kız adı olarak karşımıza çıkıvermiş. Ayşegül, Fatmagül, Nurgül, Aygül, Birgül, Goncagül, Bağdagül ama hepside gül olarak evlerimizde açmış, serpilmiş. Gül bu kadar da değil tabii. Gül, Gülbanu, Gülben, Gülbin, Gülibik, Gülefer, Güllü, Gülay, Gülsu, Gülşen, Gülten, Güldane, Gülbahar, Güllükız, Gülnaz, Gülcan, Gülhan, Gülhanım, Gülizar, Gülfidan, Güldiken, Güldeniz, Güldünya… Hepside gül. Kimisi kızımızın, kimisi eşimizin, kimisi sevgilimizin, kimisi de yavuklumuzun adı olup hep yüreğimizi tutuşturmuş. Aşk olmuş, âşık etmiş kendisine yüreklerimizi. Kalbimizi yakıvermiş, eritmiş sevda potasında.

Müslüman Türk erkeği eşine vereceği veya verdiği en güzel söz; "senin üzerine gül koklamayacağım” diye yemin etmesi olsa gerekir.

Aslında "gül" Türk insanının yüreğinde kadının genel adıdır. Kadınının adı ne olursa olsun, erkeğin yanında sevgilisi, eşi, yavuklusu, kızı güldür onun için.  Şair "GÜL ve KADIN" şiirinde;

Güle benzer
Kadınlar güle benzer
İlim, irfan, hayâ dolu
Olan kadın güle benzer.

Gül derim
Kadınlara gül derim
Kahkahayla değil de
Tebessümle gül derim.

Gül tatlısı
Ne de hoştur gül tatlısı
Evde açan goncalarım
Evimizin gül tatlısı.

Gül kokusu
Ne de güzel gül kokusu
Sokaklara değil de
Eve sinsin gül kokusu.

Gülay’ı
Yolda gördüm Gülay’ı
Kadın mutlu olursa
Bütün aylar gül ayı.

Şimdi sözün burasında bir soru sormanın zamanı gelmedi mi dersiniz? Acaba gül sevgisi başka hiçbir millete bu kadar nasip olmuş mudur? Acaba başka bir millet "güle” bu kadar tutkulu mudur? Müslüman Türk milletindeki gül sevgisinin sebebi nedir? Başka hiçbir millette “gül” kadın ismiyle özdeşleşmiş midir? Bu soruların cevabını verebilmek için her şeyden önce “gül” ün peygamberimizin remzi olduğunu bilmemiz lazım. Müslüman Türk Milleti “gül" kokusunu peygamberimizin terinin kokusu olarak bilir. Efendiler Efendisi bir hadiste: "Bana üç şey sevdirildi, güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz" diyor. Milletimiz için peygamberin terinin kokusundan güzel koku yoktur. Onun için de gül kokusunu peygamberimizin terinin kokusuna benzetmiş, o güzel kokuyu da dünyanın en güzel varlığı olan kadına isim olarak vermiştir. Müslüman Türk erkeği kadınına, kızına, eşine, evdeşine seslenirken ulu-orta "seni seviyorum" demez, "gülüm" der, "gül kokulu yârim" der eşine, evdeşine seslenirken. "Gül kız, güllü kız, gonca gül” diye çağırır yavrusunu çağırırken de. Acaba diyorum Türk erkeği kadınına; "gülüm, goncam v.s” derken onu gözünde gül gibi güzelleştirirken Efendimiz’in:” Bana üç şey sevdirildi, güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz “ hadisinden ilhamla kadınında “gül kokusu” duyması, Efendimiz’in terinden gelen kokuya benzetmiş olmasın. Diğer bir deyişle kadınına; “gülüm” derken “ Sünnet”i yerine getirdiğini düşünerek yapmış olmasın. Türk erkeğinin kadını “ namusun simgesi “ olarak görüp ona bağlanmasının sebebi yine “ hadis” in işareti sonucu olmasın.

Batılı tarzda aşkı yaşadığını söyleyenleri bilmem ama Türk erkeği kadınına "gülüm" derken onda Efendisinden aldığı işareti gördüğünü biliyorum. Onun için "gülünü" "Allah’ın emaneti" olarak görüyor, "sünneti "in yolunda "gülüm" diye seviyor.

abbim yüreğimizden "Gül" sevgisini eksik etme. Yuvamızı "güllerle"  neşelendirdiğin gibi, her işimizi de güller gibi güzel eyle.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü