Türk Dünyası Yardım Kampanyası

DOĞU TÜRKİSTAN’DA BASKI VE KATLİAM SÜRÜYOR!

05 Ağustos 2008
Mustafa AYHAN
Doğu Türkistan Türklerinin yüz yıllık çilesi devam ediyor. Yıllarca önce bölgeyi işgal eden Çin’in, özellikle komünist döneminde başlattığı ağır baskılar, günümüzde giderek şiddetleniyor. Türkleri ezmek, sindirmek, olabildiğince bölgeden uzaklaştırıp dağıtmak, buralara getirilip yerleştirilen Çinlileri egemen konuma getirmek amacıyla insanlık dışı yöntemler uygulanıyor.

Türkler uydurma nedenlerle tutuklanıyor, hapsediliyor. Göze batanlara terörist yaftası vuruluyor, gruplar halinde idamlar yapılıyor. Oluşturulan bu dehşet ortamına rağmen Türkler inançlarını, kimliklerini, kültürlerini sımsıkı koruyorlar. Yaşadığımız yüz yılda maruz kaldığı korkunç baskıya ve zulme rağmen, dünyada böylesine direnen, yıllardır ayakta kalmayı başaran başka bir topluluk gösterilemez. Doğu Türkistanlı 30 milyon civarındaki Türk, bu çağın yiğitlik ve özgürlük destanını yazıyorlar; bedelini kanlarıyla canlarıyla ödüyorlar.

Bu destanın kahramanları yalnız, çaresiz ve desteksizdir. Allah’tan başka dostları, yandaşları yoktur. İnsan hakları adına yeryüzündeki en küçük olayı bile gündemine alan, soruşturmalar yürüten uluslararası örgütler, düşünce kuruluşları, Doğu Türkistan’da Türklere uygulanan işkenceleri, hapishanelerden yükselen çığlıkları, idamları, kurşunlamaları görmüyorlar, duymuyorlar, bilmiyorlar; bütün dünya üç maymun görüntüsüyle suskun kalıyor.

Bu körlük ve sağırlık, insanlık ayıbıdır, utanç vericidir.

Benzer duyarsızlıklardan ne yazık ki, ülkemiz de nasipleniyor. Son günlerde olimpiyatlar vesilesiyle Doğu Türkistan’da yaşananlara gazetelerimiz pek az yer veriyor. Zaten çoğu hiç deyinmiyor. Yazılanlar da Çin’in kullandığı isimle “Sincan Özerk Bölgesi” diye sunuluyor.

Turist sıfatıyla bölgeyi dolaşan Hürriyet Gazetesi muhabirinin durumu yansıtan kısa notları Doğu Türkistan’daki hazin tabloyu, ağır baskı ortamını net şekilde ortaya koyuyor:

“Uygur Türkleri hep aynı şeyi anlatıyor: “Burası bizim toprağımız. Çinliler, gelip işgal ettiler. Sizin gibi Türk olduğumuz için bizden çok korkuyorlar ve bizi bastırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. En ufak bir gösteriyi hemen acımasızca bastırıyorlar. Terörist öldürdük diye iftira atıyorlar. Tibet ve Sincan’ın durumu aynı.”

Kentlerin Çin mahallelerinde tek bir silâhlı güvenlik görevlisine rastlanmazken Uygur çarşılarının etrafı polis ve asker kaynıyor. Çinli ve Uygur öğrenciler aynı sınıfta okumalarına rağmen, okul dışında birbirlerine merhaba demiyor. 16 yaşındaki bir Uygur kızı, “Çinlilerden nefret ediyorum” dedi.

Tibet’e 300 km mesafedeki Kaşgar ve Hotan’da kuş uçurtmuyorlar. Kaşgar dışındaki altı yüz bin çiftçiyi muhtemel Uygur ayaklanmasına karşı silâhlandırmışlar. Cuma namazları artık belli camilerde kılınabiliyor. Amaç camilere giden topluluğu kontrol altında tutmak.

Olimpiyat öncesi toplanmalar da engellendi. Birçok çifte “şimdi evlenmeyin. Olimpiyatlardan sonra evlenin. Şimdi evinizde nikâh yapın ama sayınız yirmiyi geçmesin” dediler. Cenazelerde de sadece cenaze aracının mezarlığa gitmesi isteniyor. İnsanlar cenazeleriyle birlikte yürüyemiyorlar.”

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü