Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Buruk Veda

20 Nisan 2012

Kıymetli Arkadaşlarım,

Nuri GÜRGÜR Beyefendi'nin, yalnız sıhhî sebeplerle değil, aynı zamanda müesseselerin devamlılık ruhu içinde gelişip serpilmelerini önemsediği için, aşağıda, kendisi tarafından beyan edilen metinde de vuzuhla dile getirildiği veçhile, bundan önce yapılan seçimlerin son ikisinde "genel başkanlığa tekrar aday olmayacağı" kararını dostlarına ilettiğini, fakat her defasında da "bir dönem daha devam ediniz" şeklindeki ısrarlar karşısında ─biraz da zoraki─ kabûl etmek durumunda kaldığını, hemen hepimiz biliyoruz.

Artık Türk Ocakları'nın efsânevî Genel Başkanları arasındaki yerini alan Sayın GÜRGÜR' ün, bu âlicenap tavrına rağmen, bütün delegelerin üzerinde ittifak edeceği bir adayın bugüne kadar vazifeye tâlip olmaması, hattızâtında üzerinde önemle durulması gereken bir husustur.

Türk Devleti'nin kuruluş irâdesinin fesada uğratılmaya çalışıldığı şu sıralarda, bu irâdeyi yeniden ihyâ etme vazifesine tâlip olmayı gerektiren Türk Ocakları Genel Başkanlığı'nı üstlenmek, bir anlamda ateşten gömlek giymekle eşdeğerdir.

Keşke, son Kurultay'da yaşanan ve her Türk Ocaklıyı derinden yaralayan hâdiseler cereyân etmemiş olsaydı da, Yeni Türkiye'yi kuran irâdenin tecelli ettiği bu kutlu Ocağın yeni Genel Başkanı, şanlı tarihimize ve aydınlık geleceğimize yaraşır bir vakar ve olgunluk içinde geçen, dostlara güven / düşmanlara korku veren bir birliktelik ruhu içinde seçilebilseydi... Artık, maalesef, çok geç... Olan oldu... Sebep olanlar, sevinsinler...

Uzun yıllar "etkisiz" bir tabela kuruluşu hâlinde varlığını devâm ettiren Türk Ocakları'nın, yeniden, Yeni Türkiye'yi ayağa kaldıracak ilmî-fikrî faâliyetlerin merkezi olan entellektüel bir kurum haline gelmesinde en büyük pay sahibi olan, bu yüzden de, bugüne kadar katılmış olduğu bütün seçimlerde ─neredeyse─ bütün Türk Ocaklıların ittifakıyla Genel Başkan seçilmiş bulunan Nuri GÜRGÜR ağabeyimizin, böylesine buruk bir vedâ ile bu kutlu vazifeden sarfınazar etmesine yol açanları, şâyet varsa, vicdanları ile başbaşa bırakıyoruz.

Ve, Türk Ocakları'nın Genel Başkanlığı'nı üstlenmiş olan, Türk ilim camiâsının yüzakı Sayın Prof. Dr. Mehmet Öz Beyefendi'yi de, böylesine zor bir dönemde üstlendiği bu kutlu vazifeden ötürü tebrik ediyor; Yüce Rabbimize, O'na ve mesâi arkadaşlarına yâr ve yardımcı olması için, niyaz ediyoruz.

Vakıa, düşüp kalkmadan ilerlenemiyor. Yaşananları bu kabilden bir "kazâ" olarak değerlendiriyoruz. Teşekkülümüzü, daha doğrusu milletimizi-devletimizi hedef alan teşebbüsleri yadırgamıyoruz. Ataların dediği gibi, su uyuyor, fakat düşman hep uyanık! Öyleyse, şimdi "uyanma" ve "hep uyanık kalma" vaktidir... Herşeye rağmen, ümitliyiz. Hatta, yaşadığımız her zorluk, geleceğe dâir ümidimizi daha da artırıyor. Öyle de olması gerekir. Zirâ, ümitsizlik, inananlar için, küfürdür. Biz çalışacağız, vazifemizi yerine getireceğiz, mükâfatını Yüce Rabbimiz verecek, başkası değil... Yaradan, bunu bize vaadediyor. O, "Ol" deyince, bütün güçlükler, bir láhzâda ortadan kalkıverir. Ümitliyiz ve gururluyuz, çünkü "Hakk" ve "hakikát" yolunun yolcusuyuz... Bize düşen, hiç bir meşakkáte aldırmadan, bu yolda yürümeye devâm etmek. "Âleme nizam verme"nin kolay bir iş olduğunu Bize kimse söylemedi ki!... 

Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin!...

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü