Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Türk, “İNSAN” mı?

22 Nisan 2009
Müyesser YILDIZ

Bıraktık binlerce yıllık geçmişimizi, üniter-milli temellere dayandırılan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan 86 yıl sonra Türk Milleti tarif edilmeye çalışılıyor, “Türk mü, Türkiye halkı mı?” tartışmalarıyla, birilerine düğün-bayram yaptırılıyor. Siz onu, bunu bırakın da, “Türk, insan mıdır?”, önce bunun cevabını verin!

Bu ne biçim soru değil mi? İyi ama Türk Milleti’ne yeni ad koymaya çalışanların başında gelen AB’nin polis teşkilatı Euorpol’ün, “AB’de Terörizm Durumu ve Eğilimi 2009” başlıklı raporunda, 40 bine yakın insanımızın ölümünden sorumlu bölücü terör örgütü PKK/Kongra-Gel’le ilgili ifadeleri okuduktan sonra başka bir şey düşünmek mümkün mü? O raporda deniliyor ki;

“PKK/Kongra Gel’in Avrupa’daki eylemleri düşük öneme sahip… Bunlar AB’de tam olarak terörist saldırı sayılmıyor… PKK, Kürtlerin yoğun yaşadığı AB ülkelerinde gösteri, yürüyüş, kültürel festival ve diğer kampanyalarla propaganda yaparak, taraftar toplamaya çalışıyor. Avusturya’da üç başarısız, iki de başarılı kundaklama eylemi yapıldı, bunlardan en az ikisi doğrudan Türk hedeflerine yönelik oldu. PKK, Kürt nüfusunun siyasi ve kültürel özerkliği için mücadele ediyor, bu durum Avrupa ülkelerine ‘şiddete başvurmayan eylemler ve propaganda çalışması’ olarak yansıyor… Gösteriler sırasında PKK/Kongra-Gel üyesi sayılan kişiler ya da sempatizanlar, kundakçılık, terörist saldırı, mala zarar ve çeşitli suçlar işliyor, bu eylemler temel olarak Türk hedeflerine karşı yapılıyor…”

Vazgeçtik Türkiye’deki canice katliamlarını, Avrupa’da yapılan eylemlerini bile hedef kitlelerine göre ayıran, “Türk hedeflerine karşı yapılan saldırıları, şiddete başvurmayan eylem ve propaganda çalışması” sayan bir zihniyete, “Sizce Türkler insan mı?” diye sormayıp da ne yapacağız? PKK, acaba bir Avrupalının burnunu kanatsa böyle düşünürler miydi? ASALA saldırılarında yaşayarak, gördük. Ne zaman ki kendi canları yandı, ASALA’yı anında bertaraf ettiler. Yerine PKK’yı koyarak!

AB Polis Teşkilatı’nın bu raporuyla aynı günlerde, bizde PKK’ya genel af, hatta İmralı’daki bölücü başına ev hapsi konuşulurken, İspanya’da Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden ETA örgütüyle ilgili gelişmeler yaşandı. ETA’nın askeri kanat lideri Jurdan Martitegi, Fransa’nın güneybatısında yakalandı. Fransa ile İspanya’nın ortaklaşa düzenlediği operasyonda, iki ülkede toplam 9 ETA üyesi gözaltına alındı. İspanya İçişleri Bakanı Perez Rubalcaba, “ETA ile barış görüşmelerinin başlamasının artık mümkün olmadığını” söyledi. Bu, ETA’nın 1 yıl içinde yediği dördüncü büyük darbeydi. Peki, PKK’nın Avrupa’daki siyasi temsilcisi olan Kongra-Gel’in sözde lideri Zübeyir Aydar hangi ülkede? Belçika’da… Kandil’e transferler hangi ülkelerden yapılıyor? Fransa veya İngiltere’den çıkarılıyor, Avusturya üzerinden gönderiliyor…

ETA’nın 1960’lı yıllardan bu yana öldürdüğü insan sayısı bini bulmuyor… PKK kurbanlarının sayısı 40 bine yaklaşıyor… Ama AB, ETA’yı terör örgütü, İspanya’nın mücadelesini iç meselesi sayıyor. PKK’yı ancak isim değiştirdikten sonra terör listesine alsa da, Kongra-Gel’i o listeye koymuyor, dahası bunların, “Kürt nüfusunun siyasi ve kültürel özerkliği için mücadele ettiğini” öne sürüyor, “şiddete başvurmayan eylemler ve propaganda çalışması” diyebiliyor.

Acaba biz Türkleri, “insan saymadıklarını” daha nasıl ifade edebilirler ki?

Mesela, ABD’si, AB’si, Avrupa Konseyi artık Türkiye’deki “karıncaları” bile sayıyor, etnik gruplar listesine “Türk”ü de dâhil ediyor. İyi de, AB üyesi Fransa’da, insanların etnik kökenleriyle sınıflandırılmasının yasak olduğunu biliyor musunuz? Ya da AB’nin Başkenti Belçika’da kamu kurumları ve okullardan sonra çoğunlukla Türk asıllıların çalıştığı özel şirketlerde de molalarda dahi “ana dil yasağı” getirildiğini ve sendikaların buna duyarsız kaldığını?

Dilimizle uğraşıyorlar, dinimizle uğraşıyorlar, yetmiyor canımıza kastediyorlar. Hâsılı “Türk” kimliğini lime lime ediyorlar. Biz de, “Türk ne, Türkiye halkı ne?” tartışmaları ile değirmenlerine su taşıyoruz. Yazıktır, günahtır!

Türk Milleti kimdir, biz de Mustafa Kemal’in, 1 Kasım 1922’de Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmadan aktaralım mı?

“Efendiler; bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk Milleti vardır. Ve bu milletin kapla¬dığı toprakların alanı oranında, tarih alanında da bir derinliği vardır… En belirgin, en somut ve en kesin tarihi kanıtlara dayanarak diyebi¬liriz ki, Türkler 15 yüzyıl önce Asya’nın göbeğinde muazzam devletler kurmuş ve in¬sanlığın her türlü yeteneklerine ortam yaratmıştır. Elçilerini Çin’e gönderen ve Bi¬zans’ın elçilerini kabul eden bu Türk Devleti, atalarımız olan Türk Milleti’nin kurduğu bir devletti… Dünya tarihinde bir Cengiz, bir Selçuk, bir Osman Devleti kuran ve bunların hepsini olaylarla deneyen Türk Milleti, bu defa doğrudan doğruya kendi ad ve sıfatını taşıyan bir devlet kurarak, yaradılışındaki kabiliyet ve kudretle, tüm felaketlerin karşısında yerini aldı.”

Mustafa Kemal bu konuşmasında, bir şey daha söyler;

“Binlerce yıldan beri bağımsızlık kavramının asil simgesi olan Türk Milleti, bir tekme ile uçuruma yuvarlanmak isteniyor...”

Sevgili Atam; “tekme” değil, artık “tekmeler” atılıyor, ama “Bağımsızlığın asil simgesi Türk Milleti’ni uçuruma yuvarlamaya” yine güçleri yetmeyecek… İşte son örneği KKTC, işte Azerbaycan!

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü