Türk Dünyası Yardım Kampanyası

İTALYA’DA “KÜRDİSTAN” BAYRAĞININ GÖNDERE ÇEKİLMESİ VE OBAMANIN 27 ŞUBAT TARİHLİ KONUŞMASI

02 Mart 2009
Müyesser YILDIZ

Irak’ın kuzeyindeki yerel yönetiminin “Başkanı” Mesut Barzani, Avrupa turunun ilk ayağı olan İtalya’da, Roma Havaalanı’na indiğinde göndere, AB ve İtalya bayraklarının yanısıra “Kürdistan” bayrağı çekildi.

Bunun anlamı ve Türkiye açısından önemine değinmeden önce, ABD Başkanı Obama’nın 27 Şubat günü North Carolina’da, Irak’tan çekilme planını açıklarken yaptığı konuşmayı analiz etmek istiyorum. Obama, ABD askerlerinin Irak’a, Saddam Hüseyin rejimini uzaklaştırmak için gittiğini ve işlerini çok iyi yaptığını söyledi. ABD askerlerinin, egemen bir devlet kurulmasına yardımcı olmak için Irak’ta kaldığını ve yine işlerini çok iyi yaptığını öne süren Obama, çok zor elde edilse de, artık Iraklılara daha iyi yaşama şansı bıraktıklarını, bunun da ABD askerlerinin başarısı olduğunu iddia etti.

Ama hemen peşinden, Irak’ın henüz tam güvende olmadığını, ileride zor günler yaşayacağını, şiddetin Irak’ın bir parçası olmaya devam edeceğini açıkladı. Obama’ya göre, Irak’ta henüz çözülmemiş pek çok temel siyasi sorun var ve bunların başında da, çok sayıda Iraklılının yerlerinden edilmiş olması, yoksulluk ve petrol gelirlerinin paylaşımının yolaçacağı gerilim geliyor. Obama, Irak’ı tüm Amerikan karşıtları veya düşmanlarından kurtaramayacaklarını, Irak caddelerinin tam güvenliği sağlanana kadar polislik yapamayacaklarını ve Irak’ın birliği mükemmel hale gelene kadar burada kalamayacaklarını, zira askerlerini ve Amerikalıları neredeyse yarım trilyon dolara malolan bir belirsizlikte bırakamayacaklarını, ayrıca Afganistan, Pakistan, İran, Arap-İsrail barışı ile ABD’deki ekonomik krize odaklanma gibi önceliklerinin olduğunu da kaydetti.

Obama’nın açıklamalarına devam etmeden önce, bir tespitte bulunalım. Çizilen bu tablonun, Iraklılar ve ABD’nin bölgeye, “özgürlük, demokrasi, zenginlik” için geldiğini zannedenler açısından bir “başarı” öyküsü olmadığı çok açık. Ancak ABD’nin bölgeyi, Irak’ı etnik ve dini parçalara ayırma ve İsrail’e tehdit olmaktan çıkarma, petrol kaynak ve gelirlerini kontrol etme, en önemlisi tarihi “Kürdistan” projesini gerçekleştirmek üzere işgal ettiğini düşünecek olursak, sonuç Iraklılar değil, ama ABD için elbette yüzde 99 başarılıdır. Birilerinin zannettiği veya takdime çalıştığı gibi, ABD, Irak’ta batağa saplanmamıştır. Zira, Iraklılar belki de bir daha biraraya gelemeyecek kadar parçalanmış, petrol kaynakları ve gelirleri büyük ölçüde ABD’nin kontrolüne geçmiştir. “Kürdistan ve Kerkük” projelerinde ise sıralama değiştirilmiş, öncelik “Kürdistan”ın komşular, özellikle de Türkiye tarafından tanınmasına verilmiştir.

Obama’nın konuşmasına dönersek; Bundan sonra Irak’ta BM ile birlikte çalışıp, seçimleri destekleyeceklerini, daha önemlisi “Irak’ın yerel yönetimlerinin güçlendirilmesine ve Irak’lı liderleri bölen sorunlarda doğru ve sürekli bir anlaşmaya varılmasına yardımcı olacaklarını” söyledi. Irak’ın daha “geniş” bir Ortadoğu’nun ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı ve “Komşuların, ekonomi başta, Irak’la ilişkileri normalleştirme zamanıdır” dedi.

Obama’nın bu sözlerinin altını doldurmaya çalışalım. Irak’ın kuzeyindeki yerel yönetimin “Başbakanı” Neçirvan Barzani’nin, daha 18 Şubat’ta “ABD’nin Irak’tan çekilmeden önce Erbil ve Bağdat arasındaki sorunların çözümü konusunda yardımcı olması gerektiğini” söylemesi, ardından, “Irak hükümeti ile eşitiz” iddiasında bulunması, daha önce Ankara’nın, “Bizim muhatabımız Bağdat” diyerek, burada açılmasını planladığı “üçlü komuta karargahının” sessiz sedasız Erbil’de açılması, Erbil’de düzenlenen Abant Platformu’ndan dönenlerin, Türkiye’nin, “Erbil yönetimini tanıyıp, konsolosluk açması, ona ekonomik ağabeylik yapması, PKK’ya genel af, Kürt kimliğinin tanınması” propagandasına girişmesi ve Mesut Barzani’nin önümüzdeki ay Erbil’de “PKK dahil, Kürdistan’ın dört parçasından” katılımlarla bir “Kürt Konferansı” düzenleyecek olması tesadüf müdür?

Görünen köy kılavuz istemiyor, yeni ABD yönetiminin de umurunda olan Irak’ın bütünü değil, Irak’ın kuzeyidir. Burasını garanti ve güvence altına aldıktan sonra Irak’ı kaosta bırakmakta bir beis görmemekte, rahat rahat çekilme planları yapmaktadır. Ve yine görünen o ki, maalesef Türkiye, kendi “kırmızı çizgilerini” garanti ve güvence altına almadan, ABD’nin yol haritasına yeşil ışık yakmaktadır.
Askerlerimizin şehit edilmesinde kullanılan mayınları üreten, bölücü başını Suriye’den çıktıktan sonra ağırlayan İtalya’da, göndere o bayrağın çekilmesinin ve Barzani’nin Avrupa temaslarında, “Türkiye ile kurulan ikili ilişkilerin iyiye gittiğini” vurgulamasının sebebi de budur.

Bölücü terör örgütünün araç yapıldığı, 30 yıldır binlerce canımıza, büyük ekonomik kayıplarımıza mal olan bir projede, Türkiye’nin geldiği-getirildiği nokta bu olmamalıydı veya “olmamalı” diye düşünüyorum!..

Hele de Obama’nın, North Carolina’daki o konuşmasında, “sadakat”ten ve iki ABD’li onbaşı, Jonathan Yale ve Jordan Haerter’dan bahsetmesinden sonra. Obama, bir misyon için, sadakatla gittikleri Ambar’da patlayıcı dolu kamyonun havaya uçurulması sonucu hayatını kaybeden Jonathan’ın 21, Jordan’ın 19 yaşında olduğunu, Irak’ta buna benzer bir yığın Amerikalı kadın ve erkeğin hikayesinin bulunduğunu, onların isimlerinin köprülere ve şehir meydanlarına yazıldığını, okullarda, anıtlarında, hafızalarda, kalplerde yaşadığını, çünkü onların “bir ulusun özgürlüğüne” hizmet ettiğini anlattı. Bu şekilde hizmet eden her Amerikalının hikayesinin şimdi ABD tarihinin bir parçası olduğunu belirtip, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çünkü bize, özgürlüğün bedelinin büyük olduğunu öğrettiler ve onların kurban olması, her Amerikalının kendisine, ‘daha iyi bir vatandaş olmak için ne yapabilirim’ diye sormasını sağladı.”

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü