Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Musiki Meleklerin Diliyse Eğer, Bu Melekler Bizim Ezgimizi Söyler…

21 Kasım 2012

Medeniyetler mezarlığı Anadolu’da bin yıllık devletiyle, geleneğiyle dimdik ayakta duran ve 10 milyon km2’lik Türk Dünyasının sözcüsü olan Anadolu Türklüğü, tam 100 yıldır da Türk Ocakları vasıtasıyla Türk Dünyasına sözünü söyler. Ve bu kutlu söz 1 asırdır her türlü zorluğa rağmen kutlu Ocakta vücut bulur:

“Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan,

Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir, Turan.”

İster siyaset üstü deyin ister siyaset dışı, 1 asırdır hiçbir nefsin galebe çalamadığı Türk’ün Ocağı, Turan hayaliyle binlerce vatan evladını yetiştirir. Türk’ün ateşle imtihan edildiği dönemlerde bile baş aktör olmaktan geri kalmaz. Bir yandan gözünden bile sakındığı 190 Tıbbiyelisini şahadet şerbetini içmek üzere Çanakkale’ye gönderirken bir yandan da günümüze bile ışık tutacak “Türk Alemi” başlıklı yazıları Türk Yurdu Dergisi’nde neşreder. Ve gün gelir aynı azim ve kararlılıkla çiçeği burnunda Cumhuriyeti ihya etmeye koyulur. Takvim yaprakları Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlık günlerini göstermeye başladığında ise “Nihayet beklenen oldu. Haydi, Türkistan’ı yeniden fethe” diyerek yola çıkılır. Ve Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’nin mayaladığı Anadolu toprakları, Ata yurduna vefasını ödemek için Ocaklı çocuklarını yollar. Dünya Türk Gençleri Birliği kurulur. Asımın neslinin duyduğu sorumlulukla, onlarca yıllık esareti, asimilasyonu yaşayan soydaşlara koşulur. Kucaklaşılır. Birleşik, kaynaşmış Türk Dünyası ilmik ilmik işlenir. Tam 14 defa Ufa’dan Ohri’ye, Girne’den Issık Göl’e büyük gençlik kurultayları toplanır. Anadolu Türklüğü Turan’a güven olur, güç olur.Turan’ı yeniden mayalayacak olan Alpler, Erenler Anadolu çanağından doldurdukları testileriyle soydaşlara cansuyu olur. Tüm hamasi söylemler yerini icraata bırakır.

Ve…
Günlerden bir gün bir aksakallı rüya görür.  Türk Dünyasının kalbgahı Ankara’da “Geleneksel Müzik” toyu toylanır. Macaristan’dan Altay’a, Gagavuz Yeri’nden Çuvaşistan’a ezgiler çalınır kulaklara. Her biri ayrı ezgidir, bir araya geldiğinde Türk’ün Türküsünü oluşturan. Homustan, kemençeye, ağız kopuzundan dombraya, bağlamadan kavala her biri ayrı enstrümandır, Türk Dünyası korosunu oluşturan.

İman varsa imkanda vardır…
Rüya gerçekleşmelidir, maddi kaynak bulmak için çalışmalara başlanır. Ankara Büyük Şehir Belediyesi Meclis Üyeleri MHP’lisiyle, CHP’lisiyle, AKP’lisiyle oy birliğiyle karar verir: Türk Ocağı bu işi layıkıyla yapar.

Türk’ün Dünyasına salık verilir: Toyumuz var!
Bilim kurulu, yürütme kurulu oluşturulur.  Bir heyecandır başlar günler öncesinden. Saha’dan Kazan’a, İran’dan Özbekistan’a tam 80 katılımcı davet edilir. Hem sempozyum yapılır hem de konserler verilir. Tambur, bağlama, dutar, tar, dombra, kopuz isimlerinde oturumlar yapılır. Arslanbek Sultanbekov’dan Albina Degtyavera’ya, Roza Amanova’dan Chiltis Tannagasheva’ya kadar Türk Dünyasının onlarca ünlü müzisyeni insanları büyüler. Musiki meleklerin diliyse eğer, bu melekler bizim ezgimizi söyler. Ama çabucak geçer zaman. Hasret bitmez bu kadarcık günde, ancak 1 günümüz daha vardır. 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Eskişehir bizi bekler. Eskişehir Türk Ocağı yapmıştır tüm hazırlıklarını ve akşam “Rüya Konser” vardır. Rüyasının gerçekleşmesine şükreden Orhan Kavuncu Hoca yapar hoş geldin konuşmasını:

“Men bu yerde yaşalmadım,
Yaşlığıma toyalmadım,

Vatanıma asretboldım ey güzel Kırım.”diye bitirir konuşmasını. Ve alkış tufanı kopar hınca hınç dolu salonda. Konser başlar, kimi zaman gözyaşları akar yüreklere, kimi zaman mest olur insanlar alkış tufanı kopar. Dakikalarca ayakta izlemek zorunda kalan misafirler bile memnundur halinden. Kırım türküleri ile son bulur program. Kimse ayrılmak istemez salondan ama vakti gelmiştir ayrılığın. En azından ânı ölümsüzleştirmek, bir fotoğraf karesiyle yetinmek için sahneye hücum edilir.Ve nihayet 2.sinin olacağı umuduyla çaresizce vedalaşılır.

Teşekkür…
Bu güzel günleri bize yaşatan; Orhan Kavuncu Hocama, gecesini gündüzüne katan Ejder Orkun Kılıç ağabeye, eşi Almıla İdil Kılıç ablaya, İdare müdürümüz Abdi Bey’e, İrfan Gürdal’a, Çiğdem Gürdal’a, Alper Kılıç’a, Kerim Ünal’a, Nedim Ünal’a,Coşkun Bağır’a, ShareefaJabbar’a,Salih Kalyon’a, İdris Kılıçarslan’a, Mikail Karadaş’a, Bilim Kurulu ve Yürütme Kurulu üyelerine, Türk Ocakları Genel Merkez Yöneticilerine, TÜRKSOY’a, Gençlik Kollarına mensup arkadaşlara ve adını unuttuğum emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.Var olun.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü