Türk Dünyası Yardım Kampanyası
Orhan ARSLAN

turkocagi@turkocagi.org.tr

Efendiler! Bu Cumhuriyettir…

HOCALI SOYKIRIMI <br>(Ermeniyi Teşhir)

27 Şubat 2008
Prof. Dr. Orhan ARSLAN

Bundan 16 yıl önce, 25-26 Şubat 1992’de Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde masum Azeri Türkü kardeşlerimiz bir gece kalleş Ermeni silahlı kuvvetlerinin ani baskınına uğradılar. Daha önce Rusların çıkarttığı bir kanunla Türklerin ellerindeki silahların tamamı toplatılmıştı. Ermenilerin bu saldırısına Rusya’nın Hankenti’nde bulunan 366. Motorize Alayı tam destek verdi. Hiç bir şeyden haberi olmayan silahtan yoksun masum Azeri Türklerinin oturduğu Hocalı şehri Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından 3 yönden kuşatıldı. Şehir önce helikopter ve ağır silahlarla bombalandı, sonra Ermeni ordusu şehre girerek çoluk, çocuk ve kadın demeden katliam yaptı. Hunharca öldürülenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadındı. İlk sayımlara göre toplam 613 kişi katledildi. Daha sonra bu rakamın 1300 olduğu anlaşıldı. Vahşi Ermeni askerleri Azeri kardeşlerimizin cesetlerini yaktılar, burun ve kulaklarını kestiler ve gözlerini oydular. Hamile kadınların karınları deşildi, masum çocuklara insanlık dışı işkenceler uygulandı.

Katliamın ardından işgal edilen Yukarı Karabağ’da 1 milyon insan evinden, ocağından, köyünden koparıldı. 1 milyon Azeri kardeşimiz, hala kaçgın (göçkün) vaziyetinde yaşam savaşı vermeye devam etmektedir.

Ermenistan Yukarı Karabağ’ı işgali bütün kanunsuzluğuyla devam etmektedir. Gadre uğrayanlar Müslümanlar ve Türkler olduğunda Özgürlükçü Batı Dünyası tam bir sağırlar ve körleri oynamaktadır. Ama artık yetti demenin zamanıdır. Türkiye bu oyuna son vermek için elindeki bütün imkânları kullanmalıdır. İşgalci zalim Ermenilerin işgal ettikleri toprakları derhal boşaltmaları sağlanmalıdır.

Türkiye, gerek 1915 Türk-Rus savaşında bizi arkadan vuran ve tarihin görmediği en acımasız vahşeti 1000 yıl birlikte yaşadığı Türk komşularına uygulayan Ermeni mezalimini ve gerekse Hocalı katliamını bütün dünyaya en çarpıcı biçimde duyurmalıdır. Bunun adı milletçe koyulmalıdır: “Ermeniyi Teşhir Kampanyası”.

Milletlerin uğruna ölüm dâhil her şeyi göze aldıkları kutsalları vardır. Şimdilerde adına kırmızıçizgi dedikleri mukaddesleri vardır. Bu açıdan bakıldığında Türk Milletinin son 200 yıllık İmparatorluktan Milli Devlete dönüş sürecindeki çilesi tam bir gözden geçirmeyle yeniden yazılmalıdır. Evlad-ı Fatihanın Avrupa macerası bütün detayıyla ta baştan ele alınmalı, haysiyetli bir tarihçi gözüyle ve milli açıdan bakarak insanlık dairesinde tekrar irdelenmelidir. Viyana’dan başlayarak günümüze kadar Türk’ün çekilişine gün be gün eğilinmeli, barbar Avrupalının gözü önünde daha dün cereyan eden Bosna katliamları ile birlikte bir bütün olarak gözler önüne serilmelidir. Hatta en yenisi olan Ludwigshafen ve diğer Avrupa yangınları da çok iyi tahlil edilmelidir. Sonunda da barbar Avrupalının suratına insanlığın yüzkarası olarak çarpılmalıdır. Bunu yaparken de, çağın bütün iletişim araçları mümkün olan her türlü tekniğiyle kullanılmalı, olağanüstü bir gayretle konu dünyaya mal edilmelidir.

Böyle yapılmadığında, Türk’ün kanı adeta dökülmek için anlamı taşıyor. Türk’ün kanının hesabı hiç mi sorulmayacaktır? Türk’ün kanının hiç mi değeri olmayacaktır? 1821’den başlayan Avrupa’dan çekiliş harekâtından 1921’e kadar 11 Milyon Türk yer değiştirdi. Bu rakamın yarısı malını mülkünü olduğu gibi bırakarak Anavatana göçtü muhacir oldu, yarısı da şehitlik rütbesini giyerek ahrete göçtü.

Endülüs’ten başlayarak günümüze kadar devam eden Batının Türk ve İslam düşmanlığının ana özelliği, taş taş üstüne bırakmadan bıraktığımız medeniyeti ve eserlerini yok etmek barbarlığı üzerine kurulmasıdır. Bu yok ediş tam bir ilkellik ve taş devri örneğidir. İşkence ve soykırım Batının ve onun beslemesi ermeninin göbek adıdır. Yalan ve göz boyama ise tipik Batı kurnazlığıdır.

Geçtiğimiz 100 yılda Türkün Avrupa’dan çekilirken verdiği 5,5 Milyon şehidin hesabı maalesef hiç sorulmadı. Avrupa’nın yarısında bıraktığımız ecdat yadigârı sonsuz sayıdaki vakıf malı eserler, mal ve mülkümüz de unutuldu gitti. Şimdi vakıflar kanununda yapılan ve onaylanan değişiklik, eğer mütekabiliyet esası söz konusu olsaydı, Türkün mallarını da kapsamalı ve Avrupa’nın yarısının bize verilemesini talep etmeli değil miydi?

Şehitlerin hesabının sorulması bir milletin kırmızıçizgisidir. Misak-ı Milli sınırları içinde bulunan topraklar bize Atatürk’ten vasiyet olunan ve miras kalan kırmızıçizgi sorumluluğudur.

Büyük millet kanını arayan millettir aslında. Büyük millet kanının hesabını soran millettir. Efendimizin Veda Haccında bahsettiği kan davası şahsi olandır, milli olan değil…

Ermeniyi teşhir kampanyası” kapsamında yapılacak işlerden bazılarını hemen sıralayalım. Türkiye Büyükelçilikleri ve dış işleri mensuplarınca, bütün ülkelerde “Ermeni soykırımı sergileri” açılmalı, bu sergiler bütün bir yıla yayılmalıdır. Ermeni soykırımını gösteren pek çok belgesel ve konulu sinema filmi ve TV dizileri hazırlanmalı, bütün dünyaya pazarlanmalıdır. Günümüzün video haberleşme aracı haline gelen YOU-Toube bunu kampanya için çok önemli bir fırsattır. Camilere doldurulup yakılan, yüzlercesi öldürülüp çukurlara doldurulan ecdadın hesabı sorulmalıdır.

TBBM ve 550 Türk parlamenteri, dünyada mevcut 200 devletin Parlamentolarını ziyaret etmeli, bütün dünya parlamenterleri ile kişisel dostluk ve ilişkiler kurulmalı, bir tane bile eksik bırakmadan, ermeni soykırımı bütün dünya milletvekillerine anlatılmalıdır.

100’e yakın üniversitenin bulunduğu Türkiye’de, her öğretim elemanı tarafından dünyadaki meslektaşlarına ile E-Mail, mektup veya telefon trafiği ile konu anlatılmalı ve dünyada emsali görülmemiş bir propaganda ve “ermeniyi teşhir kampanyası” sürdürülmelidir.

Gönüllü kuruluşlarımızın tamam, dünyadaki benzerlerine e-Mail ve benzeri yollardan bilgilendirici mesajlar göndermelidir.

Türkiye’nin bütün eğitim kurumlarında, özellikle ve öncelikli ders olarak Ermeni mezalimi okutulmalı, bu işin propagandasının ana hatları çocuklarımıza öğretilmelidir. Türkiye’de bulunan bütün internet siteleri, bu ezeli ve ebedi düşmanın yaptıklarını herkese duyuracak tarzda sayfalarını yeniden tanzim etmelidir. Yılın değişik aylarında, Ermeni mezalimi ve Hocalı katliamı yıldönümlerinde hatıra pulları çıkartılmalı ve bütün dünya pulculuk (filateli) dernek ve kulüpleri olaydan haberdar edilmelidir.

Kısaca millet ve devlet olarak toptan bir propaganda ve tanıtım kampanyası başlatılmalı ve barbar Ermenilerin yaptığı mezalim ve insanlık dışı katliamlar dünyadaki herkese ulaştırılarak, Türkler hakkında oluşturulmuş kanaatler ters çevrilmelidir.

Kişilik, bir kimsenin en öncelikli konusudur. Kişilik kutsallarına değer vererek başlar. Kutsallardan en önemlisi de milli değerlerdir. Milletin kanı bu değerlerin en başında yer alır. Kanını aramayana kansız derler. Kırmızıçizgisi olmayana yumuşak derler. Kan bir milletin şerefi ve namusudur. Yani, kırmızıçizgi bir milletin şerefi ve namusudur. Kişi namusu için yaşar, şerefi için ölür. Nitekim bugün Kuzey Irak’ta vatanları ve milletleri için savaşan, hainlere dünyayı dar eden gazilerimizi ve bu uğurda şehit düşen kahramanlarımızı gıpta ile takip ediyorum. Ulaştıkları şehitlik makamına hasetle bakıyorum. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Cennette birlikte Efendimize komşu olmak için dua ediyorum. Ve hançeremin bütün gücüyle:

“Ne Mutlu Türküm Diyene”

Demek istiyorum.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü