Türk Dünyası Yardım Kampanyası

AVRUPA’DA ARTAN TÜRK DÜŞMANLIĞI - KANADA’DA TÜRKLERE KAMPANYA ÇAĞRISI

04 Nisan 2008
Orhan Kürşat TÜRKER
TDSB (Toronto Bölge Okul İdaresi), soykırım dersi koymak ve dersin içeriğinde 1915’te Ermenilere soykırım uyguladığımız iddialarına yer vermek istiyor. CBC (Kanada’nın TRT’si) ise, sadece Ermeni görüşlerini yansıtan belgesel programlar yapıyor. Bunlarla ilgili olarak ve aşağıda açıklayacağımız gelişmeler dolayısıyla M. Kubilay Gönül’ün, Kanada’da yaşayan Türklerden ricası:

TDSB komitesinin kararını beklerken, CBC için ombudsmana yaptığımız şikâyetin çığ gibi büyümesi, komitenin alacağı karar için de etkileyici olacaktır. CBC'nin tek yanlı yayını için Kanada Türk toplumunun başlattığı DİLEKÇE (petition) biraz yavaş ilerlemektedir. Konu sadece Kanada da yaşayan Türkler ile sınırlı değildir. Dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan ve bu konuya taraf olduğunu hisseden her kese açıktır. Lütfen bu "petition" a katılınız. Ailenizin 12 yaşın üstündeki her bir bireyi katılabilir (Katılım mükerrer olmamalıdır çirkindir).

Lütfen www.gopetition.com/online/15422.html sayfasını ziyaret ediniz ve katılım gösteriniz. AYRICA TANIDIK BİLDİK DOSTLARINIZA DA bu bilgileri İLETİNİZ, duyurunuz. Lütfen Bana ne demeyiniz ya da daha sonra yaparım da. ABD’de Cumhurbaşkanı’nın kim olacağı 14 oyla belirlenmişti. Şimdi tam sırası sadece bir dakikanızı alacak
Unutmayın sizlerin adına lobi yapanların ihtiyacı; etkin ve güçlü ortak sesiniz.

3 Şubat 2008’de Almanya’nın Ludwigshafen kentinde Türklerin yaşadığı bir evde çıkan yangında 9 Türk hayatını kaybetti, en az üçü ağır olmak üzer 20’den fazla insan yaralandı. Ludwigshafen kentinin ve Mainz eyaletinin yetkilileri, yangının binanın eski olmasından, gaz sıkışmasından, elektrik kaçağından çıkmış olabileceğini söylediler, basının yansıttığı iddialara ve şüphelere rağmen kundaklama ihtimali üzerinde durmadılar. Türkiye’den bir araştırma grubunun görevlendirilmesini, “Türk güvensizliği” vurgusuyla ve iç işlerine müdahale olarak algıladılar. Başbakan Erdoğan’ın Münih güvenlik zirvesi dolayısıyla gittiği Almanya’da, yangın dolayısıyla verdiği demeçler ve “Entegrasyonun asimilasyon olmadığı, Türklerin alman toplumuna benliklerini koruyarak entegre olmaları gerektiği” yönündeki sözleri de, gerek, başta bayan şansölye olmak üzere Almanya’da, gerekse diğer batı Avrupa ülkelerinde, özellikle de Hollanda’da tepkilerle karşılandı.

Alman resmi makamları, yangının yabacı düşmanlığından ve kundaklamadan meydana gelmiş olma ihtimalini göz ardı etmeye devam ediyor ama, değerli araştırmacı Ali Külebi’nin web sayfamızın “stratejik yazılar” bölümüne aldığımız yazısında listelediği gibi, şubat ayı içinde Almanya’nın başka yerlerinde de en az 10 yangın ve kundaklama teşebbüsü oldu1. Bunlarda da yaralanan Türkler vardı. Ayrıca Ludwigshafen’deki yangının olduğu evin önünden geçmekte olan geleneksel karnaval topluluğundan genç bir çiftin, ölenlerden Hülya Kaplan’a sözlü sataşmada bulunması, yangın öncesinde karnavala katılan bazı Almanlarda gerginlik olduğunu gösteriyor. Öte yandan Adem Özdamar isimli bir Türk’ün Hagen’de polis sorgusunda öldüğü haberi, gerginliğin güvenlik güçleri mensupları arasında da olduğu kuşkusunu uyandırıyor.

Almanya’da Türkleri yakmaya teşebbüs olayı yeni değil. Geçmişte 23 Kasım 1992 tarihinde Almanyanın Mölln kentindeki Mühlenstrassede Türk bir ailenin oturduğu evin kundaklanması sonunda Aslan ve Yılmaz ailelerine mensup 5 kadın yanarak ölmüştü. 29 Mayıs 1993 tarihinde Solingen’de de Türklere karşı bilinçli bir kundaklama olayı gerçekleşmiş, bir Türk ailesinin evine düzenlenen ırkçı saldırı sonunda Mevlide Genç’in 2 kızı, 2 torunu ve 1 yeğeni, yani toplam 5 kişinin diri diri yakılması olayı hafızalara kazınmıştı. Bu saldırıyı gerçekleştirip Türk ailenin evini kundaklayan üç Alman’dan ikisi kısa bir tutukluluktan sonra şimdi serbest; üçüncüsü zaten hiç yakalanmamıştı. Yeniçağ Gazetesinin yaptığı habere göre, Almanya’da yedinci sınıf öğrencilerine hece ayrımı alıştırması için okutulan metinde, facianın faillerinden Marco’nun (Markus Gartman) ’aslında suçsuz olduğu’ iddia edilirken, Almanya’daki Türkler hakkında da ırkçılığı körükleyen görüşler dile getiriliyor.2

Son iki ayda sadece Almanya’da değil, Hollanda, Belçika ve Avusturya’da benzer olaylar meydana geldi. Son zamanlarda Rusya’da da dazlakların yabancı düşmanlığı, Rus olmayan Moskova sakinlerini öldürme fiillerinde ciddi bir artışla kendini gösteriyor.3 Danimarka’da Hz. Muhammed’in intihar eylemcisi bir türbanlı olarak karikatürize edilmesinden sonra çıkan olaylar yatışmış değil; Müslüman göçmenlerle Hıristiyan ev sahipleri arasındaki gerginlik, nefreti maskeleyen bir soğukluktan çok ötelere, düşmanlıkların gizlenmediği açık bir kutuplaşmaya dönüşmüş vaziyette. Hollanda ve Danimarka gibi, göçmenlerin hoşgörüye dayalı entegrasyonunu kolayca sağlayan ülkelerde bile Müslüman/Türk düşmanlığının bu derece artmış olması gerçekten düşündürücüdür. Bütün bu bilgileri veren Dr. Deniz Altınbaş’ın da belirttiği gibi, bugün “Avrupa’da Müslümanlarla Hıristiyanların barış içinde yaşadığı ülke sayısı yok denecek kadar az.4

Bütün bu olanları, Altınbaş’ın başka bir yazısında var olduğunu söylediği “Avrupa’da assimile edilemeyeni imha etme geleneğine” bağlamak mümkündür.5

* * *

Avrupa’da bütün bunlar olurken, yeni kıtanın en kuzey ülkesinde Kanada’da de Türklük aleyhine gelişmeler oluyor. Onun için kampanya duyurusunu yazının başına koyduk. Geç de olsa, Kanada’dan M. Kubilay Gönül’ün bildirdiklerini, kendi yorumlarımızı da katarak, aktarıyoruz:

Toronto’da Toronto District School Board (Toronto Bölgesi Okul İdaresi), 2005 yılında hazırlıklarına başlanan bir konuyu müfredat programına koydu. Dersin konusu soykırım, içeriğinde de Ruanda, Alman Yahudileri ve Osmanlı Ermenileri var.

Geçtiğimiz yüzyılda cereyan eden ilk iki olaya, aslında Toronto Okul İdaresi, bir üçüncüsünü ekleyebilir. O da Ermenilerin 1992’de işgal ettikleri Azerbaycan topraklarında, özellikle Hocalı’da yaptıkları soykırımdır. Türkler ise, 1915’te, bize savaş ilan etmiş ve topraklarımıza girmiş Fransız ve Rus ordularına yataklık ve öncülük eden, onlarla işbirliği yapan Ermenileri, daha fazla çatışmaya imkân bırakmamak için bulundukları yerlerden başka yerlere tehcir ettiler; yani mecburi ikamete tabi tuttular. Bunu soykırım olarak nitelendirmek için bağnaz bir Türk düşmanı olmak gerekir. Bin yıl idaremiz altında yaşayan ve 1915’te “soykırıma tabi tuttuğumuz ileri sürülen” işte bu Ermeniler daha o zamanlar bir devlet kurdular ve bugün çocukları dünyanın hemen her yerinde yaşıyorlar. Buna karşılık, çok değil 300 sene önce Kanada topraklarında yaşayan yerlilerden ne kaldı geriye? Onları da mı Türkler gelip kırmıştı? Toronto Bölgesi Okul İdaresi yöneticileri galiba kendi tarihlerini bilmiyor.

Kanada’dan bildirilen ikinci vukuat, CBC (Canadian Broadcasting Corporation, yani bizm TRT muadili) radyo-1’de, “As it happens – Olduğu Gibi” programında sözde Ermeni soykırımı işleniyor ve görüşler ne yazık ki tek taraflı veriliyor. Üstelik Türk toplumunun CBC hakkında, “devamlı Ermeni yanlısı yayın yapıyor, Kanadalı Türklerin görüşlerine yer vermiyor” şeklinde devam eden bir şikâyeti varken… Kubilay Gönül’ün bildirdiğine göre, Radyo programında Kanada’da yaşayan kardeşlerimizi dehşete düşüren bir ifade de, “Türklerin Ermenilere yaptığı soykırımın Nazilere ve 20.yüzyılda diğer soykırımlara örnek olduğu” ifadesiydi. Herhalde Kanada’ya Avrupa’dan gelenler de, 200 sene sonra gelecek zamana gitmişler ve bizim yaptıklarımız(!) görüp kendi zamanlarına geri dönmüşler ve yerlileri yok etmişlerdi!
Allah’tan ki Türk toplumu, Ermeni diasporası tarafından hayata geçirilen bu entelektüel teröre karşı, ders olayının duyulmasından itibaren hassasiyetlerini ve endişelerini ilgili yerlere duyurmaya ve yanlışların düzeltilmesi için gerekli girişimlere başladılar. Kanada'nın dört bir yanından şikâyet formları, mektuplar, imzalar yığıldı. Toronto'da küçük bir grup elden 500 kadar form teslim etti. Montreal'den bir mektup, altında 800 imza ile geldi. Azerbaycanlılar, Ukraynalılar, Bosnalılar ve başka toplumlardan da tepki gösterenler oldu. Şikâyet üzerine ders için bir inceleme komitesi oluşturulmasına karar verildi. Kanada Türk toplumu ilgili birimleri de Şubat ayı içinde göreve başlamış olan bu komiteye, gözden geçirmesini istediği konuda evrak, mektup, kitap ve DVD'leri hazırlayıp göndermeyi sürdürüyor. Komitenin bütün verileri inceleyip ona göre bir karara varması umuluyor.

Kanada’daki Türklerin haklı mücadelesine destek olmamız gerekiyor. Bunu, yukarıdaki bağlantıdan
(
www.gopetition.com/online/15422.html) erişeceğiniz formu doldurarak yapabilirsiniz. Henüz vakit geçmiş değil…


1- Ali Külebi, Almanlar yakmayı Sever, Cumhuriyet Strateji Eki, 31 mart 2008.

2- Haber: Yangının Çıkış Nedeni Irkçılık, Yençağ Gazetesi , 15 Mart 2008.

3- Haber: Rusya’da dazlaklar 3 ayda 37 kişiyi katletti, Zaman gazetesi, 28 Mart 2008

4- Dr. Deniz Altınbaş, Avrupa, Hz. Muhammed Karikatürlerini Yeniden Yayınlıyor, ASAM
www.asam.org.tr, Günlük Değerlendirmeler, 15 Şubat 2008.

5- Dr. Deniz Altınbaş, Lıudwigshafen Yangınının Düşündürdükleri, ASAM www.asam.org.tr, Dış
Politika Analizleri, 14 Şubat 2008.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü