Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Öğretmenin Sohbetleri Taassup Üzerine

04 Mart 2013

Dersten çıktım. Bir saat kadar vaktim vardı.

Öğretmenler odasına girdim. Neriman Hanım, Hasan ve yeni gelen Matematik öğretmeni genç benden önce gelmişlerdi. “İyi günler” deyip dolabımı açtım, defterimi bıraktım, önlüğümü çıkarıp ceketimi giydim. Dolabı kapatırken İrfan hocayı duydum: “İyi günler arkadaşlar, ha Orhan hoca iyi ki buradasın, nasılsınız arkadaşlar?”

İrfan hocayı görünce sevindim: “İyi günler hocam, nasıl olalım? Türkiye gibiyiz işte.” Hoca, “yemeğe gidiyorsun galiba, iki dakika beklersen, ben de eşyamı dolaba bırakıp geleyim, birlikte yiyelim.”

Yemekhanede tepsilerimizi alıp, öğretmenler masasına oturduk. Yemeğe başlarken İrfan hoca “dün camiden çıkarken açılan konu vardı ya hani, şu asabiyet meselesi.”

“Evet”, dedim “hocam ben de onu konuşmak istiyordum.” Hoca hemen ve heyecanla açıklamaya girişti:

“Eve gidince sözlüğe baktım. Hem de iki tane Osmanlıca sözlük var bende. İkisine de baktım. Ferit Devellioğlu da, Mustafa Nihat Ozon da ‘asabiyet’ sözünün Arapça olduğunu, Devellioğlu, ayn ve sad harfleriyle yazılan ‘asab’ sözünden geldiğini yazıyor.” Emin olmak için sordum:

“Hocam, hani canımız sıkılınca, öfkelenince filan ‘asabım bozuldu’ deriz, o kökten mi geliyormuş?”

“Evet, Orhan kardeş, aynen öyledir. Hani Hasan da senin asabını bozar ya bazen işte o asab. Asabi demek sinirli demek; asabiye de bir zamanlar hastanelerde sinir hastalıkları anlamında kullanılırdı. Psikiyatrist’lere asabiyeci derdik.”

“Tamam, hocam, anladım. Asabiyet ne demekmiş peki?

Hoca, ekmeğinden bir lokma koparıp ağzına aldı, çorbadan da bir kaşık yudumladı, “Asabiyet, bizim Türk Dil Kurumunun sözlüklerine göre ‘sinirlilik’ demek, ama Osmanlıca sözlükler kelimeyi İbni Haldun’un kullandığı anlamda açıklamışlar.  Mustafa Nihat Ozon ‘akrabalık, yakınlık, yakınlık gayreti gütme, sinirlilik’ diyor ve ‘asabiyet-i kavmiye kavim gayreti gütme, asabiyet-i milliye de millet gayreti gütme’ diye misallendiriyor. Ferit Devellioğlu da benzer şekilde ‘kendi akraba, din, vatan ve milliyetini aşırı derecede kayırma gayreti’ diye ifade ediyor ve misal olarak da ‘asabiyet-i kavmiye şovenlik, yurtseverlik’ izahını yapıyor.”

“Yani takımını tutan taraftar gibi fanatik bir şekilde kavmini, soyunu, vatanını kayırıyor, onlarla övünüyor” dedim.

Hoca, “hayır işte, tam öyle değil, asabiyet, sinirlilik anlamıyla, fanatik bir duygu haline bürünürse buna ecdat, taassup demiş, taassup o aşırılığı ifade ediyor. Nitekim Ferit Devellioğlu ‘taraftar olma’ halini ifade ediyor. Her ikisi de ‘din tutkusuyla başka dinlere düşman olma’ halini anlatıyor. Aşırı sıfatını Devellioğlu asabiyet sözünü açıklarken, Ozon ise taassup sözünü açıklarken kullanıyor, daha isabetli bir yaklaşım.”

Babam rahmetli aklıma geldi, “hele hocam babam rahmetli de tevekkeli değil, her ikisi de iyi sözlükler, Arapça hurufatı kullanması Devellioğlu’nun üstünlüğü, ama Mustafa Nihat daha açık ve isabetli açıklamalar yapıyor derdi” dedim.

Hoca da gülümseyerek tasdik babında başını sallayarak “elhak öyledir” dedi.

Yemek bitmişti, kalktık ve öğretmenler odasına çıkmak üzere merdivenlere yöneldik. Hasan ve genç matematikçi de yemekten kalkmışlardı. Merdivenleri birlikte tırmanırken Hasan “İrfan hocam tanıştırayım Aykut hoca, yeni göreve başladı, matematik öğretmeni. İrfan hoca da edebiyat öğretmenimiz ve pirimiz, üstadımız” dedi. İrfan hoca “estağfurullah” derken ben de elimi uzattım ve “memnun oldum, ben de biyoloji öğretmeni Orhan Kürşat” dedim.

Hasan fizik öğretmeniydi. “Hocam” , dedi, “ne konuşuyorsunuz, Mustafa Nihat, Devellioğlu filan diyordunuz?”

İrfan hoca “evet”, dedi, “taassup ve asabiyet sözlerinin anlamına akşam sözlüklerden bakmıştım da, Orhan hocayla onları sohbet ediyorduk.”

Hasan öğretmen tez canlı birisiydi, “ha sahiden de”, dedi, “geçen başbakan asabiyet sözünü kullanıyordu. Canım bu anayasadan Türk sözü çıksa da terör bitse ne olur sanki. Orhan hoca kusura kalma ama senin gibi ırkçılar ne diye direniyorsunuz anlamıyorum?”

Kızmıştım ama Hasan’ı biliyordum, beni kızdırmak için böyle konuşmuştu, sakin olmalıydım: “Yahu Hasan, benim ırkçı olmadığımı biliyorsun ama damarıma basmak için böyle boş, zevzek şeyler söylüyorsun. Ne ırkçılığı kardeşim, anayasadan Türk sözü çıkarsa, bu memleketteki insanlara ne diyeceğiz?”

Hasan bu, “Türkiye insanı, Türkiye vatandaşı dersin olur biter. Türk deyince, Laz, Çerkez, Kürt, Boşnak dışarıda kalıyor zaten.”

İrfan hoca araya girdi, sözü ağzımdan kaptı, “akşam Acun Ilıcalının ‘Yetenek Sizsiniz Türkiye’ isimli televizyon programına baktım biraz. Engelliler için bir yardım kampanyasını yerleştirmişler eğlence programının içine. Programın sonuna doğru 3,5 milyon TL olmuştu yardımların tutarı, bunu 4 milyon 200 binin üzerine çıkarmaya çalışıyorlardı. Yardımsever insanımız gerçekten bir hayır yarışına girmişti. Acun Ilıcalı bir ara ‘Türk Milletinin ne kadar yardımsever olduğunu bir kere daha gördük’ gibi bir şey söyledi. Hülya Avşar da ‘Türk Milletine çok çok teşekkürler’ dedi”. Hoca durakladı. Sözünün önemli yerine gelmişti, dikkatleri toplamak için bir süre bekledi ve

“Hasan oğlum, burada kullanılan Türk sözü sadece Türk etnik kökeninden gelenleri mi ifade ediyor? İyi düşün, Acun veya Hülya Avşar Türk deyince, Arnavut, Kürt, Boşnak vb dışarıda mı kalmış oluyor?”

Hasan “yok hocam” dedi, “Türk bunların hepsine içine alan bir ifade elbette.” Artık söz bana geçmişti,

“Ulan Hasan. Anayasa’dan Türk sözü çıkınca Hülya Avşar ne diyecek? Türkiye Vatandaşları Milletine teşekkürler. Ya da Türkiye Milletine teşekkürler. Kardeş akıllı olun. Deve kuşu da değilsiniz. Terörün sonu gelecek diye Türk Sözünden vazgeçmekle terör biter mi?”

Öğretmenler odasına gelmiştik. İrfan hoca bana kızarak, “Orhan yeter. Sen de vur deyince öldürüyorsun. Hasan ne dedi? Türk bunların hepsini içine alan bir ifade elbette dedi. Değil mi Hasan?” Hasan da.

“Evet, hocam aynen öyle söyledim. Aykut hoca sen ne düşünüyorsun?” İrfan hoca sözü Aykut’a da bırakmadı:

“Hadi uzatmayın artık, Aykut oğlum sen bunlara bakma. Allah’ın günü mü tükendi. Sen de düşüncelerini yarın öğlen anlatırsın. Hadi bakalım derse.”

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü