Türk Dünyası Yardım Kampanyası

TURDAY’IN ÇAĞRISI

22 Şubat 2007

TURDAY (Türk Dünyası Dayanışma Grubu) Yürütme Kurulunun Değerli Üyesi

24 Şubat Cumartesi Günü Saat 14.00’de Türk Ocağı Ankara Şubesi ve Azerbaycan Kültür Derneği tarafından düzenlenen “Hocalı Katliamı” konulu panelin sonuç bildirisi olarak ekteki metin, TURDAY’ın kamuoyuna çağrısı olarak, metni hazırlayan arkadaşımız TURDAY üyesi KÖKSAV’ın Genel Başkanı Prof. Dr. Cihat Özönder tarafından okunacaktır. Ayrıca 24 Şubat Cumartesi saat 11.00’de Abdi İpekçi Parkında Azerbaycanlı öğrencilerin düzenlediği bir gösteri yapılacaktır. Her iki toplantıya değerli katkılarınızı bekler, saygılar sunarım.

19 Şubat 2007
Prof. Dr. Orhan Kavuncu
Türk Ocakları Genel Sekreteri
TURDAY Yürütme Kurulu Sekreteri

Program:

  1. Gösteri Abdi İpekçi Parkı 24 Şubat saat 11.00
  2. Panel TSE Konferans Salonu 24 Şubat saat 14.00

Bakanlar Kurulu’nun 15.05.1954 tarih ve 4/3055 sayılı kararı ile “Amme menfaatine hadim (Kamu Yararına Çalışır) cemiyet” olarak kabul edilmiştir.

TÜRDAY (TÜRK DÜNYASI DAYANIŞMA GRUBU)
YÜRÜTME KURULU

Adı ve Soyadı TÜRDAY Yürütme Kurulundaki Görevi Temsil Ettiği Kuruluş

Nuri Gürgür

Başkan

Türk Ocakları Genel Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Meclis Başkanı

Prof. Dr. Orhan Kavuncu

Sekreter

Türk Ocakları
Genel Sekreteri

Dr. Yusuf Ekinci

Üye

Türk-İş Genel Başkan Danışmanı

Şüayp Özcan

Üye

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı

Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu

Üye

Avrasya Yazarlar Birliği Genel Başkanı

Mustafa Başoğlu

Üye

Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Genel Başkanı

Veysel Yayan

Üye

Demokraside Birlik Vakfı Genel Başkanı

Kâmil Ağacan

Üye

ASAM Uzman

Türkân Hacaloğlu

Üye

Türk Ocağı Ankara Şubesi Başkanı

TÜRDAY (Türk Dünyası Dayanışma Grubu) Nedir?

TÜRDAY (Türk Dünyası Dayanışma Grubu), 1992 yılında, aralarında Türk-İş, Hak-İş, Türkiye Kamu-Sen, Türk Ocakları gibi kuruluşların bulunduğu birçok sendika, birlik, oda, dernek ve vakfın bir araya gelerek oluşturduğu bir “sivil toplum plâtformu” dur.

Bu birlikteliğin amacı, 1992’de de vurguladığımız gibi, insanlık vicdanını yaralayan ve mevcut tarihi, kültürel ve beşeri ilişkilerimiz nedeniyle bizi çok daha derinden etkileyen olayları doğru bilgilerle Türk ve Dünya kamuoyuna sunmak, oluşan tepkilerin uygun şekilde ifade edilmesine zemin hazırlamaktır.

TÜRDAY 1992’den beri Bosna ve Azerbaycan’daki kardeşlerimize destek oldu, Kıbrıs, Kerkük-Musul konularında sivil inisiyatifin görüş ve düşüncelerini etkili çalışmalarla ortaya koydu. Şimdi de, 1992 yılının 25 Şubatında Hocalı’da Ermenilerin yaptığı katliamı dünya kamuoyuna duyurmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.

İrtibat ve Bilgi İçin:

Türk Ocakları Genel Merkezi 284 35 90
Ankara Ticaret Odası 285 79 50 / 115 veya 286 00 64
Prof. Dr. Orhan Kavuncu Cep Tel. 0 533 718 04 49

HOCALI KATLİAMI

20. Yüzyılın en büyük katliamının gerçekleştirildiği Hocalı kenti, 1992 öncesinde, Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde bulunan ve yaklaşık 7.000 Azerbaycan Türk’ünün yaşadığı bir yerleşim yeri idi. Fergana'dan göçe zorlanan Ahıska Türkleri ile Ermenistan'dan şiddet kullanılarak çıkarılan Azerbaycan Türkleri zaman içerisinde Hocalıya yerleşmişlerdi. Hocalı, 28 Ocak 1992 tarihinde, dönemin Azerbaycan Devlet Başkanı A. Muttalibov'un fermanıyla da Rayon, yani “Özel İdari Bölge” statüsüne kavuşturulmuştu.
Ne var ki, 25 Şubat 1992 tarihinde, ağır silahlarla donatılmış Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından, Hankendi’nde yerleşen 366. Rus Motorize Alayı’nın da desteği ile Hocalıya “gece yarısı baskını” düzenlendi ve resmi rakamlara göre, kentte kalan 3 bin kişiden 83’ü çocuk, 106’sı kadın olmakla 613’ü hunharca öldürüldü. Ayrıca, 487 kişi ağır yaralandı, 1275 kişi de rehin alındı. 150 kişi ise kayıptı. Geriye kalan az sayıdaki insan karlar ve buzlarla kaplı dağ yolundan aşarak canını kurtarmaya çalıştı, pek çok kişi de bu yolda donarak öldü. Yaşlı-genç, kadın-erkek, çoluk-çocuk, demeden, yüzlerce Azerbaycan Türkü katledilirken, tarihte eşi görülmemiş işkencelere maruz kalındı. İnsanlığa karşı yakın tarihte işlenmiş suçtan biri olan “Hocalı katliamı” ile Azerbaycan kenti Hocalı, tarihin kara ve tozlu sayfalarında yerini almak üzere yeryüzünden silindi. Saldırıdan geriye kalanlar amacın Hocalı’yı işgal etmek gibi bir askeri hedeften çok bir katliam yapmaya yönelik planlı bir girişim olduğunu ortaya koymaktadır. Üstelik olaylarda yer alan Ermenilerin anıları ve Ermenistan’daki ideologların görüşleri incelendiğinde bunun Karabağ ihtilafı sebebiyle iki kesimin bir birine karşı duyduğu nefretten çok, ırkçı motifle yapıldığını açıkça göstermektedir.
Hocalıdaki vahşet, Ermenilerin, "Büyük Ermenistan" ideali çerçevesinde, 1987 yılından itibaren, Ermeni diasporası ile birlikte yeni hedefi olarak seçilen Dağlık Karabağ bölgesinin Azerbaycan Türklerinden temizlenmesi amacıyla gerçekleştirilmişti.
Ermenilerin "Toprak genişletmek" arzusuna, tarihi Türk düşmanlığı ve nefreti de eklenerek işlenen bu katliamla, asrın en büyük zulmü Hocalıda yaşanmış oldu. Hocalı vahşeti, yalnızca Azerbaycan halkına karşı değil, tüm insanlığa karşı işlenmiş ve tarifi imkansız bir insanlık suçudur.
Hocalı faciası, bir rastlantı eseri olmayıp, tersine 19.asırdan bu yana Ermeniler tarafından Azerbaycan halkına karşı yürütülen planlı ve kararlı bir etnik temizlik siyasetinin sonucudur. Bu vazgeçilmez sinsi siyaset, Ermeni diasporasının ve lobisinin her türden desteği ve kışkırtmaları ile yıllarca sürdürülmüştür.
Ermeniler, amaçlarına ulaşmak için, terör, katliam, etnik temizlik gibi insanlık suçlarından çoğu zaman çekinmemişlerdir. Etnik temizlik uygulamalarına kendi topraklarında maruz kalan milyonlarca Azerbaycan Türk’ünün katledildiğine, aralarında hamile kadınların da bulunduğu çok sayıda insana yapılan işkencelere ve bu insanların ata - baba yurtlarından zorla çıkarıldıklarına dair eldeki belgeler, çok net ve açık bir şekilde tarihe tanıklık etmektedir.
Ne yazıktır ki, tarihin ve insanlığın bu en kanlı trajedisi Hocalıda yaşanırken ve üstelik masum insanların hunharca katledildiği cinayetlerin kanıtları niteliği taşıyan video kayıtları ve belgeleri de eldeyken, dünya kamuoyu yeterince bilgilendirilmeyerek yıllarca sonuç alınamamış, nihayetinde, Hocalı vahşetinin, dünya devletleri ve uluslar arası örgütlerce katliam olarak tanınması için gerekli adımların atılamadığı anlaşılmıştır.
“Hocalı katliamı”, adı her ne olursa olsun, nasıl anılıyorsa anılsın, kim tarafından, kime yönelik, hangi şartta ve ne şekilde olursa olsun sonuçta vahim olayların yaşandığı bir vahşettir. Hal böyle iken, insanlık dışı bu olayın, sadece ve sadece Azerbaycan ve Türkiye tarafından anılarak kınanması gerçekten çok üzücüdür. Diğer taraftan, bu katliamın, aradan 15 yıl geçmesine rağmen halen dünya kamuoyuna anlatılamamış olması da maalesef çok daha üzücü ve düşündürücüdür.
Bu itibarla, yüzyılın vahşeti Hocalı katliamıyla ilgili olarak; ülkeler, uluslar arası kurumlar, insan hakları ve sivil toplum örgütleri, gibi çeşitli kuruluşlar, eldeki kanıt niteliği taşıyan belgelerle daha fazla ve ısrarla bilgilendirilmeli, konunun, uluslar arası platformlara taşınarak parlamentolarda tartışılması sağlanmalı, Ermenistan'ın işgalci ve tecavüzkâr tutumu ortaya konarak dünya kamuoyuna deşifre edilmeli, yaraların bir nebze de olsun sarılması amacıyla, Ermenilerin işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmesi de kararlılıkla istenmelidir.
Bu nedenle, insan haklarına saygılı, duyarlı, sağ duyulu herkesi ve her kesimi, Hocalı katliamının dünya kamuoyu nezdinde tanınması amacıyla başlatılması gerektiğine inandığımız KAMPANYA’YA, insanlık adına katılmaya çağırıyoruz.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü