Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Kendini Arpa Ambarında Sanmak

16 Ağustos 2011

Seda ARTUÇ

“Aç acına ölmek. Aç açık kalmak. Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış. Aç ayı oynamaz. Aç bırakmak. Aç doymam, tok acıkmam sanır. Aç doyurmak. Aç gezmekten tok ölmek yeğdir. Aç gözlü olmak. Açıkta bırakmak. Aç kalmak. Aç köpek fırın yakar. Aç kurt gibi saldırmak. Açlık çekmek. Açlıktan gözü kararmak (Açlıktan gözleri dönmek). Açlıktan imanı gevremek. Açlıktan nefesi kokmak. Açlıktan ölmek. Aç ne yemez, tok ne demez. Aç susuz kalmak. Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır…”

Güzel Türkçemizin “açlık” ile ilgili atasözleri ve deyimlerinin niceliği oldukça fazla. Niteliği için ise fazla söze hacet yoksa da birkaç kelam edelim: Dil, bir milletin millet olmasını sağlayan unsurların başında gelir. Aynı zamanda dil, kültür aktarımını da sağlayan canlı bir yapıdır. Dilimiz, “açlık ve aç” kelimeleriyle ilgili – yukarıda bir kısmını zikrettiğimiz- bu kadar çok deyim ve atasözü biriktirmişse demek ki biz kültürü zengin bir millet olmakla birlikte, yoksulluğu ve açlığı tecrübe etmiş bir milletiz. Dahası, bu kelime grupları hâlâ kullanılmaya devam ettiğine göre hâlâ yoksulluk çeken bir milletiz.

Malumunuz, Afrika bu günlerde kuraklıkla ve açlıkla mücadele etmeye çalışıyor. Daha doğrusu son yılların en kötü günlerini -yaşamak denirse- yaşıyor. Her gün binlerce insan “açlıktan” ölüyor. Özellikle Ramazan ayı içerisinde bulunmamız hasebiyle de çeşitli kampanyalarla oradaki insanlara yardım eli uzatılmaya çalışıldı. Hamdolsun ki millet olarak, yüreğin sadece bir organ olmadığının farkındayız. Hamdolsun ki Efendimiz(S.A.V)’in “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” buyurduğunu unutmadık. Elinden maddi anlamda hiçbir şey gelmeyen biri dahi “Allah yardımcıları olsun.”diyerek kilometrelerce uzakta, hiç tanımadığı başka bir insana duasıyla yardım edebiliyor. Yani biz, millet olarak birtakım şeyleri öldürmüş olsak da içimizdeki “insan” en şerefli hâliyle yaşıyor.

Buraya kadar her şey yolunda… Akşam, ana haber bülteni hayırlı (!) haberlerle açılıyor: “Üç asker şehit oldu. Başbakan Somali’ye gidiyor. Ana muhalefet de Somali’ye gidiyor. Bilmem kim iftar yemeği verdi. Şu, gözaltına alındı. Ama en mühimi, ‘Komşu ülke Yunanistan’a jest…’”

Her şey çok güzel (!) Devlet büyüklerimiz çok sevimli işler yapıyor. Maşallah iktisat öyle iyi bir yerde ki insanlar zekât verecek kimse bulamıyor. Milletin bir eli yağda bir eli balda. Hatta para çokluğundan nereye harcama yapacağımızı bilemiyoruz. Onun için de milyonlarca okumuş ve işsiz vatandaş, televizyonlarda düzenlenen yarışmalardan medet umuyor. O yüzden her gün alınan şehit haberleri görmezden geliniyor. O nedenle Maliye Bakanlığı, Milli Eziyet –affedersiniz- Milli Eğitim Bakanlığına öğretmen ataması için ret cevabı veriyor. Bolluktan ne yapacağını şaşırmış olmalı ki insanlar “şiddetli geçimsizlik” nedeniyle boşanıyorlar. Bir kısmı da işsizim, evlenirsem perişan olurum diye yalnızlığına âşıkmış gibi davranıyor. Cinnet geçirip eşini öldürenler, kötü yollara sapanlar da bolluğun zevkine düşmüş olmalı. Eğer biz, açlıkla mücadele eden bir ülke olsaydık ve milletimiz bütün bunalımlarını maddi imkânsızlıklar yüzünden geçiriyor olsaydı ne diye Yunanistan’ın bilmem kaç milyon dolar borcunu silecektik? Ne diye Somali için yapılması gerekli bir devlet vazifesini; özel uçakla hanımlı, kızlı, oğullu bayram gezmesine dönüştürecektik? Paramız çok ki harcıyoruz değil mi, pintiliğin âlemi var mı? Bir insanlık vazifesini bile herhangi bir siyasi partinin reklamı hâline getirenler mevzuuna ise hiç girmiyorum. Bu çelişkili vaziyetler göz önündeyken şunu düşünmekten kendimi alamadım: Yoksa aç tavuk misali kendimizi arpa ambarında mı sanmaya başladık?

Kendi hâlini göz ardı ederek kendisinden daha kötü durumda olan kardeşini düşünebilen milletimin zengin gönüllüğü ve tok gözü önünde hürmetle eğiliyor; hepsinin Mübarek Ramazan ayını canı gönülden tebrik ediyorum. Onların hulusî kalplerini saflık addedip kendi kötü emellerine alet ettiklerini sananları ise elbet Bir Gören var…

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü