Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Çolpan’dan Üstadı Gaspıralı İsmail’e

06 Mart 2011
Sefer Aşır ERASLAN

Çolpan genç bir edebiyatçı. Tam bir vatansever. Etraf Rus sevdalıları ile doluyken o canı pahasına bu durumla mücadele kararı alıyor. Herkes Rus korkusundan kaçıp saklanır. Saklananlar vatansever olurken O,Enver Paşa ile beraber şimali Buhara’da mücadele ediyor. Çolpan’ın yeğeni sayın Mirzeyav ile aynı üniversitede çalıştık. Beraber onun evinde hasta yatan annesini ziyarete gittik. ”Çolpan’ı terbiyeleyen, eğiten Anvar Efendi degen bir Türk balasıydı. ”O buraya, Andican’a hiç gelmedi ağabeyim de ara sıra gelirdi” diyordu. Böyle bir yiğit adama bazı,ahmaklar “Niçin Tercüman ve Vakit gazetelerini okuyorsun,Hafız’ı, Molla Cami’yi Sadi’yi oku, çünkü onların eserleri Kuran’ın yorumu ve tercümesidir” derler. O da hocası Gaspıralı İsmail’e şu mektubu yazar:

”Üstadım! Elimdeki edebiyatı işte bu sebeple suya atmak üzereyim. Bana cevap verir de halka bir açıklama yaparsanız ancak o zaman vaz geçebilirim. ” Üstadı Gaspıralı İsmail, O’na yazdığı mektupta şunları yazar.

Ey genç edebiyatçı kardeşim! Önce bana “üstadım “deme. Ben sana üstad olamam. Olsam olsam etkisiz, faydasız, değersiz bir öğretmen olabilirim. Demek ki sana gereken şuuru verememişim. Senin üzerinde hiçbir tesirim olmamış. İşte bu bahtsız adama üstad olmak değil ancak olsa olsa bahtsız bir edebiyat öğretmenliği yaraşır. Evet o okumanı istedikleri kitaplar Kuran’ın yorumu olabilir. Şahsi bir değerlendirmelerdir bu kitaplar. Kuran’ın bire bir aynısı değildir. Onu yazanların ondan anladıklarıdır. Oysa Kuran’ın

kendisi varken onu yorumlayan insanlardan anlamaya çalışmaya gerek yoktur. O saydığın isimler kendi dönemlerini yorumlamışlardır. Oysa sana bu gün lazımdır. Başımız gelen faciadan nasıl kurtulacağımız öğretilmelidir, elzem olan budur. Senin okuduğun o gazete ve dergiler, bu gün başımıza gelenleri, nasıl ders alacağımızı, neler yapmamız gerektiğini anlatır. Onlar sana dünü anlatıyorlar. Ancak bu günü de işte o dergi ve gazeteler anlatarak ikaz ediyor,uyarıyor,ders alınız tedbir alınız”diyor.

Bu gün de aynı anlayış hakim değil mi? Kendisini uçan, uçuran,toz eden, havalara çıkaran takımı olan mürşit, üstad, seyit,şeyh,meşayih,hacı,hoca,rehber…adı ve ünvanı her ne olursa olsun bu adamlar da aynı yolun yolcusu,yakınındaki faciadan habersiz çeldiriciler değiller mi?Aynen bu günkü gibi”vur kafir vur da şehit olayım “sığ kokuşmuş mantığı gibi bir durum…Hemen yanı başındaki olumsuzluklardan habersiz adam, kendi ailesi komşusu , akrabası ile alakası olmayan adam bambaşka yerlerdeki hiç düzelmeyecekleri yola getirmekle zaman ve imkan kaybetmektedir.

Sefer Aşır ERASLAN

20-ŞUBAT-2011-GEMLİK

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü