Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Özgürlükte Sınır Tanımayan Taraf’ın Tahammülsüzlüğü

08 Temmuz 2010
Seyhan GÜNEYCE

Bir süredir Taraf gazetesinde köşe yazısı yazmakta olan, aykırı görüşleri ve çıkışlarıyla tanınan Polis Akademisi öğretim üyesi Doç. Dr. Önder Aytaç’ın gazeteden kovulduğu ve yazılarına son verildiği basın gündemine düştü. Bu haber birçok çevrede şaşkınlık yarattı.

Aytaç’ın kovulma gerekçesi ise ilginç. Çok konuşan ve sürekli TSK ve devleti suçlayan yazar bir TV programında Öcalan’ın terörü durdurmaması halinde asılması gerektiğini söylemiş. Düşünebiliyor musunuz? Terörü durdurmak için Öcalan’ın idam edilme tehdidini dile getirmek gibi bir düşünce özgürlüğe girmiyor. Ama Türklüğe ait ne varsa hepsine karşı salyalarını akıtarak saldırmak düşünce özgürlüğü sayılıyor. Bu cephede yeterince parende atamayanlar ise bir çırpıda çiziliveriyor. Artık Türklük düşmanları arasında maharet yarışı yapılıyor. Bazıları yetersiz görülüyor.

Kendisinin sınırsız özgürlüklerin savunucusu diye takdim eden malum gazetenin Aytaç gibi birisine dahi tahammül edememesi ibretlik bir manzara oluşturdu. Gazetenin çıkışından itibaren sürdürdüğü yayın çizgisi aslında kendisini ele veriyordu. Ancak bazı kesimler kendi menfaatlerine her türlü işbirliğine açık davrandıkları için ciddiye alınır oldu. Bu gazete parçasının kimlerden servis aldığına bakılmaksızın manşete taşıdığı haber-konular kullanıldı. Bu vesileyle toplumda kurumlara karşı güvensizlik ve kaos oluşturuldu. Ülke kendi problemlerini çözmeye yoğunlaşacakken, birbiriyle uğraşmaya başladı.

Gazetenin baş aktörleri aslında milliyetçi kamuoyunun yıllardan beri iyi tanıdığı tiplerdi. Bu gazetede 1980 öncesinde solcu zannettiğimiz ama hiçbir zaman samimi komünist bile olamamış omurgasız taşeronlar yine rol almıştı. Kimlik belirlemek için Altan’ın tipine bakmak yeterdi. Ama onu yalnız bırakmayacak provokatör Türk düşmanları da az değildi. Bizi en çok üzen ise gerçekten saf(!) olabileceğini düşündüğümüz bazı zevatın bunları beslemesiydi. Nihayetinde herkes amellerinin karşılığını alır. Bunun için uyarılar mutlaka devam edecektir.

Gelelim ipin koptuğu yere ve kişiye. Malum gazetenin eski tüfek taşeronu bakın ağırlığını nasıl koymuş. Aytaç’ın ifadesine yer verdiği köşesinde “Önder Aytaç’ın sözlerine takıldım kaldım. Ölümle tehdit edilip belki sonunda öldürülecek olan kendimmiş gibi” diyerek şaşkınlığını ve öfkesini dile getiriyor. Dikkat edin neye öfkelendiğine. Terörist başının öldürülmesi düşüncesini nasıl da kendisiyle kıyaslıyor. İnsan ister istemez suç ortaklığı mı var diye düşünüyor. Belki de asıl patrona kendisi daha yakın olduğu için Apo’ya haksızlık olduğunu düşünüyordur. Malum şahıs Ermeni konusunda da Türk milletine kin kusmayı sürdürdüğü için kimin hesabına çalıştığını artık tahmin ediyoruz. Halil Berktay’ın kızdığı ifadeler neydi derseniz, Aytaç’ın şu sözleriydi: “[Öcalan] Madem elinizde, alacaksınız karşınıza, dersiniz ki, ‘Eğer Türkiye’de bir ay içerisinde bir yaprak kımıldarsa, bu terörü bitirmezsen, o zaman seni öldürürüm, seni idam ederim, seni asarım.’ Bakın bakalım bu olayların hepsi bitiyor mu? Bitmiyor mu? O zaman alır asarsınız, öldürürsünüz. O zaman geleceği kurtarabilirsiniz.”

Berktay kimdir ve kimin adına çalışıyor bilmiyoruz. Eğer Türk’se ve Türk düşmanlarına bu kadar destekçi davranıyorsa ortada ciddi bir patolojik problem var demektir. Değilse ve görevini yapıyorsa bunu da Türk kamuoyunun iyi bilmesi gerekir. Çünkü malum şahısın ABD’de yetiştiği dönemlerde Türkiye’deki sol akımların yönlendirilmesinde üstlendiği roller son derece manidardır. Soğuk Savaş döneminde SSCB yayılmacılığı karşısında Maocu komünist hareketin Türkiye’de güçlenmesinde bu şahsın nasıl bir etkisi olduğu iyi incelenmelidir. O dönemin Maocuları kendilerini ispat etmek için çok sayıda ülkücünün şahadetine sebep olmuşlardır. Aynı şahsın bugün nasıl bir görev aldığı o ipuçlarından anlaşılabilir. “Neden Ermeni soykırım iddialarına çoğu Ermeni’den daha şiddetle taraftardır ve neden Türk toplumunun bir parçası olmaktan rahatsız olmayan Kürt halkına rağmen PKK savunuculuğuna soyunur”, sorularının cevabı da burada saklıdır.

Önder Aytaç gibi birisine dahi tahammül edemeyen Taraf’ın maskesi tamamen düşmüştür. Sözde demokrasi ve özgürlük taraftarı gibi kendisini pazarlayan malum gazete artık Türk kamuoyu tarafından iyi tanınmalıdır. Özellikle devlet kurumlarıyla kendisini problemli görmeye devam eden bazı kesimler artık saflarını belli etmelidirler. Türkiye’den ve Türk milletinden tarafa mısınız? Yoksa Türk milletine ve Türkiye devletine yabancı güçlerin talimatıyla düşmanlık yapmaya mı tarafsınız? Denklemin bilinmeyenleri artık kalmadı.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü