Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Milliyetçiliğimizin tenkidi

27 Mayıs 2013

Ahmet B. ERCİLASUN - Yeniçağ

Milliyetçilik hiç şüphesiz milleti sevmek ve onu yüceltmek esasına dayanır. İnsanın mensup olduğu milleti sevmesi son derece tabii bir duygudur ve rahatsızlığı olmayan herkes milletini sever. Sevgiye dayanan bölümü, milliyetçiliğin pasif bölümüdür. Aktif olan ise yüceltmeyle ilgili olandır. Her milliyetçi, milletini yüceltmek ister ve bunun için çalışır.

İnsan sevdiği şeyi elbette korur da. Gerektiği zaman silahla ve bedenini ortaya koyarak. Ancak korumanın da başlıca ve daha sağlam yolu koruyacağımız şeyi yüceltmek ve kuvvetlendirmektir. Konumuz milliyetçilik olduğuna göre yüceltip güçlendireceğimiz varlık da millettir. İşte milliyetçiliğimizin hataları da burada başlamaktadır. Yüceltip güçlendirme yerine milletin üzerine kapanıyoruz. Maneviyat diyerek, mukaddesat diyerek kapanıyoruz; tarih diyerek kapanıyoruz; örf ve âdet diyerek kapanıyoruz; geleneklerimiz göreneklerimiz diyerek kapanıyoruz. Hasılıkelam koruyacağımız ve yüceltip güçlendireceğimiz varlığı, üzerine kapanarak sıkıştırıyor, nefes alamaz ve gelişemez hâle getiriyoruz. Eğer atalarımız böyle yapmış olsaydı ne Selçuklu, ne Osmanlı haşmetini yakalayabilir, ne de bugünlere ulaşabilirdik.

Selçuklu, Köktürk gibi olmadığı için; Osmanlı, Köktürk ve Selçuklu gibi olmadığı için tarihteki muazzam yerlerini aldılar. Osmanlı’nın ne kılığı kıyafeti Köktürk’e benzer, ne bıyığı sakalı, ne de musikisi ve şiiri. Evet, hepsi birbirlerinin devamıdır; fakat hiçbiri birbirinin aynısı değildir. Dolayısıyla Cumhuriyet nesilleri de Osmanlı ataları gibi yaşayamaz. Onlardan farklı yaşamak, onlardan farklı düşünmek zorundadır. Osmanlı ile övünürüz; ondan örnek alırız; fakat onu taklit etmeyiz. Onu öncekinden farklı kılan ve ilerlemesini sağlayan dinamikleri araştırır; hangi dinamiklerle bir dünya devleti kurduklarını anlamaya çalışırız. Onun dünyasındaki şartlara bakar, o şartların nasıl değerlendirildiğini tespit eder; sonra da bugünün dünyasının şartlarında nasıl davranmamız gerektiğine bakarız. Aslında geçmişe de bakmamız gerekmez. Bugünkü dünyanın şartlarına göre hareket etmek zorundayız zaten.

Devamı: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=26899

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü