Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Kösoğlu Notları

22 Ekim 2013

Mehmet Kaan ÇALEN - TÜRKYORUM

Dua ile…

“İnsan bu kadar süratli değişmelere ayak uyduramadı ve her an değişen dünya tabloları karşısında varlığı yeniden yorumlayamadı. Bu ise, dünyanın, insanın dışına taşması, artık yorumlanamaz, sürekli bir değişim haline girmesi demektir. İşte burada, dünya ayaklarımızın altından kayar, bizim olmaktan çıkar.”

[Kitap Şuuru]

“Şimdi, boşlukta dolanan serseri meteorlar gibiyiz; bir yörüngemiz yok. Kendi dünyamızdan koparıldık, ama bir başka dünyanın adamı da olamadık.”

[Kitap Şuuru]

“Sekülerleşen hayat ve rasyonel ahlak, insanda korku ve menfaatten başka davranış ilkesi bırakmadı… Aydınlanma, onu nefsine yani çevresine, maddeye tutsak etti ve hasta etti.”

[Türk Olmak Ya Da Olmamak]

“İnsanlık bir korku çağı yaşıyor. Zamanımız, gittikçe insanın korkularını çoğaltıyor ve yoğunlaştırıyor. İnsanlık hiçbir asrında böylesine yaygın ve derin korkular yaşamamıştır… Denilebilir ki, insan iki zıt korkunun pençesine düşmüş; hayat korkusu ve ölüm korkusu.”

[Kitap Şuuru]

“Kültür, toplum hayatının belli bir îmân çevresinde gerçekleştirilmesidir. Bu îmânın muhtevasını oluşturan varlık anlayışı, mukaddesler ve ölçüler, toplumun hayat önceliklerini ve sınırlarını belirler. Hayat, bu bakış açılarından kavranır, değerlendirilir ve bu ölçülerle yaşanır. Böylece, bütün cemiyetlerde hayat, bağlı olunan îmân manzûmesine göre belli bir üslûpta gerçekleşir ki, maddesi ve üslûbu ile kültür, budur.

Kültürlerin üslûbunu, içinde hayat bulduğu maddî şartlar ve hâkim îmân belirler. Târihi ve coğrafyası farklı olan kültürlerin üslûpları da farklı olur. Îmân ortaklığı büyük ölçülerde olsa da, târih ve maddî şartlardaki farklılıklar, yaşayış biçimindeki farklılıkları zarûrî kılar. Sonuç olarak diyebiliriz ki, her kültür özgündür ve içinde barındırdığı muhtelif renkleriyle birlikte zarûrî olarak millîdir.”

[Türk Dünyası Tarihi ve Türk Medeniyeti Üzerine Düşünceler]

“Kültürler, kendilerine has bütünlükleri olan dünya-varlık görüşlerinin bir hayat tarzı olarak gerçekleştirilmeleri ile doğar. Bir dünya görüşüne bağlanmak, daima bir inanç hareketi olarak tezahür eder; ama ilme, ama bir ideolojiye veya Allah’a inanmak. Bu üstün gücün tayin ettiği ölçülerle hayat kavranır, değerlendirilir, sıraya, nizama sokulmaya çalışılır. Aynı dünya görüşünü paylaşan milletler, ırkî hususiyetleri, coğrafî-maddî şartları ve tarihî misyonlarının değişik oluşu sebebiyle, farklı üslûplar kurarlar; musıkîde, mimaride; giyim kuşam vs. Türk ve Arap cemiyetleri arasındaki farklar gibi. Kültürde millîlik bu şartlar içinde gerçekleşir.”

Devamı: http://www.turkyorum.com/kosoglu-notlari/?fb_action_ids=10201733394230564&fb_action_types=og.likes

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü