Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Bir büyük mütefekkir

18 Ekim 2013

Arslan TEKİN - Yeniçağ

Büyük mütefekkir Nevzat Kösoğlu, Hakk’a yürüdü. Uzun zamandır hastaydı. Hasta yatağında da çalışıyordu. Son yazısını merak ettim. Muhtemelen  “Türk Yurdu”nda yazmıştır, diye baktım. “Türk Yurdu”nun “Türk ve Türklük Dosyası”  konulu nisan sayısında Nevzat Kösoğlu’nun  “Milliyetçiliğimiz ve Avrupa Kültürü”  yazısı yer almıştı. Yayınlanan son yazısı bu olsa gerek. Bir son yazısını ise, Hasan Celal Güzel Bey’den öğreniyoruz, “‘Dünya Türklüğünün Birliği’ konuluymuş. Hasan Celal Güzel’in başında olduğu “Yeni Türkiye” dergisinin “Türk Dünyası” özel sayısı için yazıyormuş, yarım kalmış.
Kösoğlu’nu yakından tanıyanlar şunu vurguluyorlar: Mümin, müttaki bir “Türk”... “Türk” onun nazarında milletin/ümmetin adı... “Türk” adının silinmek istendiği, “Türk”ün düşman görüldüğü şu zamanda Nevzat Kösoğlu’nun son makalelerini “Türk/milliyetçilik” üzerine yazması çok anlamlıdır. Kösoğlu’nun bir ara alevlenen  “Türkiyelilik” tartışmasındaki tespitleri de  “Türk Yurdu”nda çıkmıştır ve “Türk”ün asıl manasını vâzıhen ortaya koymuştur.
Kösoğlu, Mümtaz Turhan-Erol Güngör silsilesinin son halkası gösterilir. Aksiyoner Türk milliyetçiliğinin fikir örgüsünde attığı ilmikler kavîdir. O savrulmamıştır; dönmemiş, dönekleşmemiş, gelen ağam, giden paşam dememiştir. İnanmış ve inandığı gibi yaşamıştır..
1960’lı yıllarda bir grup arkadaşıyla Ötüken Neşriyat’ı kurmuştur. Ötüken Neşriyat, bir “mektep” (ekol) hüviyetindeydi. Hâlâ bu özelliğini korur. Hususiyetle 1970’li yılların netameli günlerinde, çileli, yoksun ve yoksul gençliğin emperyalizmin iç uzantılarına karşı ölümüne verdikleri mücadelede, en berrak bir fikir pınarı da Ötüken’in neşriyatı idi.
Onu yakından tanıyan bir isim Dr. Mustafa Çalık’tır. Telefonla konuştuğumuzda çok üzgündü. Nevzat Kösoğlu’nu son görenlerden imiş. Kösoğlu, “Huma Kuşu” türküsünü çok severmiş, hasta yatağında, biraz olsun rahatlaması için, arkadaşı Kubilay Kemertaş yanık sesiyle “Huma Kuşu”nu okumuş.
Kösoğlu’nu en iyi değerlendirecek bir isim yine Cedid Neşriyat’ın kurucusu “Türkiye Günlüğü” dergisinin genel yayın müdürü Mustafa Çalık’tır. Mustafa Çalık Bey’e Kösoğlu’nu sordum. Düşüncelerini yazılı gönderdi. M. Çalık, Kösoğlu’na “mürşit”diye hitap ediyor:
“Türk ve İslâm âlemi, son yarım asrın en büyük ve en değerli adamını kaybetti.
Nevzat Kösoğlu artık yok...

Devamı: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28459


Kösoğlu için: ‘O bir mürşit’

Arslan TEKİN - Yeniçağ

Dr. Mustafa Çalık, Nevzat Kösoğlu için, dün, bu köşede, “Bediüzzaman’la Enver Paşa’yı aynı mizan ve miyar ile değerlendirdiğini”  söylemişti. Türk fikir hayatında bir boşluğu dolduran  “Türkiye Günlüğü”nün, 110. sayısında Nevzat Kösoğlu  “Balkan Savaşı ve Enver Bey” başlığıyla hacimli bir makale yayınlamıştı. Enver Paşa’yı en iyi tahlil eden bir makale diyebiliriz. Mustafa Bey’in yukarıdaki sözlerinde bu makaleye bir gönderme vardır.
Mustafa Çalık, dün vermeye başladığım değerlendirmesinde Kösoğlu için şunları söylüyor:
“Millî ve mânevî terkip diye bir şeyden bahsedeceksek bunun zihnî ve fikrî kimyası Nevzat Kösoğlu’nun yazdıklarında saklıdır. Milliyetçilik iddiasındaki herkesten daha millî, “İslâmcılık” iddiasındaki herkesten daha Müslüman bir bakış açısı ve hayat felsefesi vardı. Şahsî yaşantısındaki temizlik, mazbutluk, o gösterişsiz dindarlığı, ibadetindeki o titizliği gıpta edilecek derecede idi; bizler bunun yakın şâhitleriyiz. Sadece mütefekkir, münevver, muharrir ve müellif değildi; iman, ihlâs, idrak ve şuur timsaliydi. Beyni bu kadar parlak, zihni bu kadar berrak, analitik zekâsı bu kadar işlek, nüfuz-ı nazarı bu kadar keskin bu sükûtî ve ağırbaşlı adamın aynı zamanda az bulunur derecede “gözü dumanlı” bir delikanlı olduğunu, emsalsiz derecede cesaret sahibi olduğunu, öylesine yürekli bir yiğitlikle yaşadığını kim tahmin edebilir?! Küçük bir karine olsun diye söylüyorum: 12 Eylül’de MHP dâvâsından yargılanıyor, yüzlerce arkadaşımız. Zavallı bir savcı idamlarını istiyor. Bir duruşma öncesi hepsi mahkeme salonunda... Kenan Evren’in hâkimleri henüz yerlerini almamışlar. Birinci sırasında Nevzat Bey’in de oturduğu ’sanık’arkadaşlarımızın önünde Mamak Cezaevi Komutanı, o işkencecibaşı Raci Tetik, o baş bu baş volta atıyor, elleri arkasında... Raci Tetik ülkücülere tehditkâr ve küçümseyici bakışlarla bakıyor. Kimsede çıt yok!.. Nevzat Kösoğlu en kabadayı ve müdanasız biçimde oturduğu sandalyeden hafifçe doğruluyor ve o aslan sesiyle bağırıyor: ‘Ne işin var ulan senin burada, burası mahkeme değil mi, s...tir git şurdan, defol!..’ Herkes donmuş gibi seyrediyor. Hayatının en büyük kariyeri, mevkuf insanlara, devletin namusuna emânet olması gereken gencecik fidanlara işkence ettirmek olan o herif neye uğradığını şaşırır, panikler ve gerçekten de defolup gider.

Devamı: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28465

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü