Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Mehmet Nuri Yardım’ın Oğuz Çetinoğlu ile yaptığı röporta

26 Kasım 2014

Edebiyatçı yazar, www.sanatalemi.net  isimli internet sitesinin yöneticisi
MEHMET NURİ YARDIM’ın
KRONOLOJİK TARİH ANSİKLOPEDİSİ ile ilgili olarak kitabın yazarı
OĞUZ ÇETİNOĞLU  ile yaptığı röportaj

Mehmet Nuri Yardım: Efendim, Açıklamalı Yorumlu Kronolojik Kültür Sanat Tarih Ansiklopedisi isimli eseriniz yayımlandı. Eserin kapaktaki alt başlığında “7007 Yıllık Dünya Tarihi” ibaresini koydunuz. Öncelikle böyle hacimli ve çok geniş bir eseri, bir bakıma insanlık tarihiyle başlayan mühim bir kaynak eseri hazırlama düşüncesi nasıl ve ne zaman doğdu, lütfen anlatır mısınız?

Oğuz Çetinoğlu: Okuma alışkanlığı olanların, takvim yapraklarında, ‘Günün Tarihi’ bölümü ile ilgilendikleri bilinmektedir. Takvim yapraklarındaki bilgilerin eksik ve derinliksiz olduğu da bilinen bir gerçektir. Bu alandaki boşluğu doldurmak ve bir ihtiyacı karşılamak maksadıyla 1990’yı yılların sonlarına doğru hazırlamaya başladığım çalışma; ‘Ayın Tarihi’ başlığı altında, 2001 yılında Tarih ve Düşünce Dergisi’nde yayınlandı. Fihristi ile birlikte yaklaşık 30 sayfalık bu kronoloji ilgi gördü.

Önce Vatan Gazetesi’ne yazılarımla katkıda bulunmam istenildiğinde, bu çalışmayı genişletip yayınlanması fikri desteklendi. Kronoloji, 01 Ocak 2003’ten 31 Aralık 2003 tarihine kadar 365 gün boyunca 1500 sayfa hâlinde yayınlanırken de ilgi ile karşılandı, teşvik edenler oldu. İlgi ve teşvikleri karşılıksız bırakmamak için yapılan çalışmalar sonucunda  kitap bu günkü hacmine ulaştı.

YARDIM: Böyle çok hacimli ve devâsâ bir eseri hazırlama sizde bir endişe meydana getirmedi mi? Düşünce safhasından baskı safhasına kadar kaç yıl geçti.

Çetinoğlu: Endişeden çok heyecan oluşturdu. Ulaşılacak hedefi olanlar hayata daha çok bağlanırlar. Bilgilendirmek için bilgilenmek büyük kazanç. Aynı zamanda tatlı bir haz veriyor. Düşünce safhasından baskı safhasına gelinceye kadar yaklaşık 10 yıl boyunca bu hazzı yaşadım.

YARDIM: Dört büyük ciltten ve 3741 sayfadan oluşan bu eseri kaleme alırken ölçüleriniz neydi, ne gibi prensiplerle hazırlamaya başladınız?

Çetinoğlu: Tek ölçü ‘doğruyu yazmak’ oldu. Yazılması gereken kişi veya olayları unutmamak için titiz davranıldı. Yaşayan Türkçe ile yazmak, kelime ırkçılığı yapmamak, uydurma kelimeleri kullanmamak prensibi esas alındı.

YARDIM: Eserin sunuşunda eseri hazırlarken “Türk tarihine” ağırlık verdiğinizi söylüyorsunuz? Niçin? Ve bu yüzde kaç mesabesindedir. Diğer milletlerin tarihleri ne kadar yer aldı?

Çetinoğlu: Türklerle ilgili bilgiler çıkartılırsa, tarih kitaplarının büyük bölümü boş yazı defterine dönüşür. Yazının icadı ile başlayan tarihin 10.000 yıllık geçmişi olduğu söyleniyor. Osmanlı, bunun 622 yıllık bölümünde yer aldı. Buna rağmen Osmanlı’nın hâkim olduğu topraklardaki izlerini kimseler silemedi. İftiharımız olan uygulamaları gelecek nesillere aktarmamız gerekir. Milletimiz Büyük Hun İmparatorluğu ile başlayan tarihimizi bilmeli. Geçmişin câhili olanlar, geleceğin körüdürler. Tarih, geçmişteki bilgileri aktarırken; erbabına, geleceği şekillendirmek için altın değerinde dersler verir.

Sağlıklı bir oran vermek mümkün değilse de, kitabın yarısına yakın bölümü Türklerle ilgilidir.

YARDIM: Eserde “Dağarcık”, “Bunu Biliyor musunuz?”,”Şiir”, “Fıkra”, “Anekdot”, “Özlü Sözler”, “Alimlerden Öğütler” gibi bölümler de var. Bu bölümler gerekli miydi. Eseri geniş kesimlerin de ilgiyle okuması için mi bu kısımları koydunuz?

Çetinoğlu: Hem geniş kesimlerin ilgisini kazanmak hem de çay-kahve molası vermek düşüncesi ile hareket edildi. 

YARDIM: Eseri kronolojik olarak hazırlamışsınız. 1 Ocak’tan başlıyor 31 Aralık tarihine kadar bütün olaylar, kişilerin ölüm ve doğum tarihleri yer alıyor. Ama meselâ gün ve ay olarak doğum veya ölüm tarihi ile herhangi bir olayın vuku buluş tarihi bilinmiyorsa siz bunu eserde nasıl belirtiyorsunuz?

Çetinoğlu: Gün, ay ve hatta yıl olarak cereyan ettiği tarih bilinmeyen olaylar ve ölüm tarihi bilinmeyen kişiler;  ‘Dağarcık’ ve ‘İz Bırakanlar’ gibi başlıklar altında verildi.

YARDIM: Bazı şahsiyetlerin doğum yılları bile muhtelif. Meselâ Abdülhak Şinasi Hisar için 1883, 1884, 1885, 1886, 1887 yılları edebiyat tarihlerinde ve sözlüklerde geçmiş. Siz bunlardan hangisini esas aldınız. Hangi kaynaklara müracaat ettiniz. Farklı tarihler gördüğünüzde hangisini seçtiniz?

Çetinoğlu: Herhangi bir tarih için en az iki kaynak incelendi. Çelişki yoksa, aynen alındı. Varsa, ulaşılabilecek bütün kaynaklar tarandı. En çok kullanılan tarih doğru kabul edildi. Hicrî tarihlerin miladî tarihe çevrilmesinde bile, bu maksatla hazırlanmış rehberler arasında farklılıklar vardır. Çevrim işini iyi bilen dostlardan yardım aldım. 

YARDIM: Ömürlük bir eser. Ve kültür dünyamıza büyük bir armağan. Yalnız eksiklikleri olabileceğini düşünüyor musunuz? Bazı bilgi hatalaır olabilir mi, bunları telafi etmek için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Çetinoğlu: İnsanoğlunun meydana getirdiği hiçbir eser tam ve mükemmel değildir. Hatâlar olabilir. Uyarılar geldikçe yeniden araştırmalar yapılacak, ikinci baskıda yanlışlıklar  düzeltilecek, noksanlar giderilecektir.

YARDIM: Niçin resimli, haritalı, fotoğraflı olmadı? Acaba maliyeti daha da yükselmesin diye mi bunu tercih ettiniz?

Çetinoğlu: Mâliyete bağlı olarak satış fiyatının yükselmesini önlemek tek sebeptir. İkinci baskının yine resimsiz, haritasız ve fotoğrafsız… fakat birinci hamur kâğıda daha iri puntolu harfler kullanılarak ve daha sağlam 6 cilt içerisinde okuyucuya sunulması düşünülüyor.  

YARDIM: Bu çalışma son derece değerli ve herkes için önemli. Teknolojik gelişmelerden yararlanmayı da düşündünüz mü? Meselâ cd’sini hazırlamayı veya bir internet sitesi oluşturup herkesin istifadesine sunmayı plânlıyor musunuz?

Çetinoğlu: Eserin her türlü yayın hakları, 3 yıllığına Bilgeoğuz Yayınevi’ne verildi. İkinci baskı piyasaya verildikten ve  satıldıktan sonra… hatırlattığınız hizmetler düşünülüyor.

YARDIM: Bildiğim kadarıyla Türkiye’de yayımlanmış dergiler ve gazeteler hakkında da böyle muazzam bir çalışmanın içine girdiniz. Sanırım Osmanlı Devletinin son devrinden günümüze kadar yayımlanmış bütün mecmua, dergi ve gazetelerin bir envanterini çıkarıyorsunuz. Bu yorucu çalışma için bize açıklama yapar mısınız?

Çetinoğlu: O çalışma; Türkiye’de ilk derginin yayınlandığı 1849 yılından 2009 yılına kadar geçen 160 yıl boyunca yayınlanan ve yayınlanacak olan  5.000’e yakın dergiyi ihtiva ediyor. Kitapta dergi kapaklarının renkli resimleri, sunuş yazıları, dergi sayfalarında yer alan makalelerden dikkat çekenlerin başlıkları ve yazarları ile kısa örnekler veriliyor. Ayrıca; dergilerin öncülük ettiği edebiyat akımları, adı; yayınladığı dergi ile özdeşleşen yazarlar hakkında bilgiler sunuluyor.

Böyle bir çalışmanın ticarî getirisi yoktur. Basımını ancak devlet veya kültüre hizmeti gaye edinen özel kuruluşlar üstlenebilir. Onun arayışı içerisindeyim.

YARDIM: Bu tarz çalışmalar aslında tek kişiyle yapılacak işler değil. Çok yorucu ve zaman alıcı. Size yardım eden asistanlarınız, talebeleriniz veya yardımcılarınız var mı?

Çetinoğlu: Yardımcım yok. Sağolsunlar, durumu müsait olan dostlarım, yardım taleplerimi reddetmiyorlar. İmkânları ölçüsünde destek ve katkı sağlıyorlar. En büyük desteği; bana rahat çalışma ortamı hazırlayan, kendileriyle karşılıklı arzular ölçüsünde berâber olamadığımız aile fertlerinden görüyorum.

YARDIM: Araştırma türü çalışmalar çok zaman alıcı ama getirisi olmayan bir alan. Gençler nitekim pek araştırmalara yönelmiyor. Genç sosyal bilimcileri araştırma bölümüne yöneltmek için neler yapılmalı?

Çetinoğlu: Mârifet iltifata tâbidir. İltifat göremeyen mârifetler gelişemez. Buna rağmen insanlarımız kültüre hizmet yolunda gayretlidir. Gayretlerin yeterli seviyeye ulaşması, devletin kültür politikasına bağlı. Bir-iki geçici dönem hariç tutulursa, uygulanan politikaların kısır olduğu söylenebilir.

Lisans ve lisans üstü eğitim görenlerle, bir üst kademeye yükselmek ve/veya unvana sâhip olmak durumundaki öğretim üyelerinin çalışmaları verimli olmakla birlikte, kültürümüzün, tarihimize ait gerçeklerin bilinmesi ve daha geniş kütlelere yayılması açısından daha fazlasına ihtiyacımız var.

YARDIM: www.sanatalemi.net  sitemize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

Çetinoğlu: Kitabımın tanıtımına katkıda bulunduğunuz için ben de size teşekkür ediyorum.   
Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü