Dünya Durdukça Bu Ocak Tütsün...

06 Nisan 2012

Türkocakları’nın kuruluşunun 100.yıl kutlamaları çerçevesinde Isparta Şubemizin lise öğrencileri arasında organize ettiği “Türk Kültürünün gelişmesi, yaygınlaşması ve gelecek nesillere aktarılmasında bir sivil toplum kuruluşu olarak Türk Ocaklarının yeri ve önemi.”konulu kompozisyon yarışması birincisi.


İnsanların bir arada yaşarken ki ortak davranışlarına, alışkanlıklarına, acılı hüzünlü, sevinçli mutlu günlerindeki hareket biçimlerine, milli ve dini bayramlardaki ortak coşkularına, kendilerinden sonraki nesillere aktardıkları sosyal ilişkilerine örf, adet, gelenek diyoruz. Bu özellikler zaman içerisinde ortak Tarih'in de yaşanmasıyla o milletin kültürünü oluşturmaktadır. Hiç bir kültür ve hiç bir millet konuşulduğu, yazıldığı dili olmadan varlığını sürdüremez, hayatta kalamaz.

Osmanlıdan miras İstanbul Üniversitesinde okuyan Türk olmayan arap, arnavut vb. öğrencilerin kendi aralarında yaptıkları milliyetçi çalışmalar sonrasında 196 Askeri Tıbbiyeli öğrenci , Karacaahmet mezarlığında kaleme alıp Devrin Türk Milliyetçisi aydınları olan rahmetli Ziya Gökalp, M. Emin Yurdakul, Ağaoğlu Ahmet ve diğerlerine bir mektup gönderirler. ”Osmanlı İmparatorluğunun asli unsuru olan Türkler de artık kendi kaderlerine sahip çıkmalıdır” cümlesi ile özetlenebilecek bu mektup sonrası 25 Mart 1912'de Türkocaklarının kurulduğunu biliyoruz. Ben bu yazımda Türkocaklarının, Türk milletinin yaşaması, var olması ve var kalması için birinci şart olan diline, Türkçesine, kültürüne sahip çıkışını anlatacağım. Sevr Antlaşması ile bölünüp parçalara ayrılmak istenen Ülkemizi “misak-ı milli sınırları bir bütündür, parçalanamaz. ” diyerek yedi düvele baş kaldıran Atatürk ve Türkocaklarının destanını anlatacağım.

Matbaanın Osmanlıya çok geç girmesi ile cahil bırakılan toplumu, Türk milletini konuşma kültüründen yazma kültürüne geçiren en önemli aşama olan harf inkilabından sonra - Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün de hedef göstermesi ile -Türkocakları'nın o günlerde 280'leri bulan yurt sathındaki şubeleri vasıtası ile insanımızı nasıl eğitime aldığını, kurslar açtığını ve toplumun aydınlanmasında, dolayısı ile Türk kültürünün geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılmasında nasıl lokomotif rol aldığını anlatacağım.

Türk Ocakları, kurulduğu tarih olan 1912 yılından hemen sonra kendisini Çanakkale ve Kurtuluş Savaşının içinde bulmuş, cephede mehmetciğin, cephe gerisinde yılgın, çaresiz Türk Milletinin moralini yükseltecek faaliyetler içerisinde olmuştur. İşgal altındaki İstanbul da meşhur Taksim ve Sultanahmet mitinglerini organize ederek ünlü yazar Türkocaklı Halide Edip Adıvar'ın ateşleyici konuşmaları ile Türk Milletinin ayaklarına vurulmaya çalışılan prangaların parçalanmasının ilk kıvılcımlarını, tohumlarını atmıştır.

Atatürk ;Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarından bitkin, yorgun ve yokluk içinde çıkan Türk milletini bilgili, okumuş, aydın, dünyadaki gelişmelerden haberdar olan, teknolojik ve bilimsel değişime ayak uyduran bir toplum haline getirmek için çabalamış, yurt sathını kaplayan gezileri ile nakış nakış işleyerek bunu sağlamaya çalışmıştır. Bu çabasında Atatürk'ün yanında, en yakınında Genel başkan Hamdullah Suphi Tanrıöver'i Milli Eğitim bakanı yaptığı Türkocaklarının olduğunu tarih yazmaktadır. Atatürk genç Türkiye Cumhuriyeti Devletinin felsefi temelini Türkocakları ve Türkocaklılarla atmıştır. Büyük Türk Milliyetçisi Atatürk'ün gittiği her ilde ve ilçede varsa Türkocaklarını ziyaret ettiğini, 1925'li yıllarda Türkocağı şube sayısının 280'leri bulduğunu biliyoruz.

Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşından yüzakı ile çıkılmasından sonra Türkocakları yurdun dört bir yanında faaliyet gösteren şubeleri ile birlikte gerçekleştirdiği sosyal ve kültürel faaliyetlerin yanında ;açtığı kütüphaneler, Türk yayın hayatına kazandırdığı kitaplar ve ilmi çalışmalarla Türk toplumunu okumaya, araştırmaya ve bilgilenmeye sevk ederek uyanışına ve benliğini bulmasına katkı sağlamıştır. Özellikle 1928 Harf inkilabı ile birlikte bütün Ocak şubeleri birer okul olmuş ve Türk halkına okuma yazma öğretme görevini de gönüllü olarak üstlenmiştir. Düzenlediği gündüz ve gece kursları ile bir çok vatandaşımız cehaletin karanlığından, ilmin aydınlığına uzanmıştır. Toplumun ihtiyaç duyduğu hemen her konuda düzenlediği kongreler, konferanslar, paneller, sohbet toplantıları ve basın bildirileri yanında Türk Ocakları okuma alışkanlığı kazandırma konusunda da Türk Milletine rehber olmuştur.

Bu kompozisyon için yaptığım araştırmada gördüm ki 1925 yılında yapılan değişikliklerle kabul edilen Türk Ocakları tüzüğünün 10. maddesinde Türk Ocaklı olmayan her Türk’ün, idare heyetinin uygun görmesi ile Türk Ocağının kütüphane ve kıraat salonlarına devam edebilecekleri belirtilmektedir. Bu madde topyekün bir okuma seferberliğine işaret etmektedir. Çeşitli kaynaklardan aldığım bilgiye göre 1928 yılı merkez heyeti raporunda Ocak kütüphanelerindeki kitap sayısı 18. 187 olarak gösterilmiştir. 1911 yılında yayın hayatına başlayan ve 2011 itibari ile yüz yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Yurdu dergisinde yayımlanan makaleler topluma yön vermiş, cehaletin karanlıklarını aydınlatmıştır.

100 yıllık tarihini altın harflerle yazdıran Ulu Çınar Türk Ocakları dün olduğu gibi bugünde Türk Milletinin kutup yıldızıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin geleceği olan bizler bu kutup yıldızına bakarak yönümüzü bulmalıyız. Atatürk'ün Türk gençliğine hedef gösterdiği muasır medeniyet, aydınlık gelecek ve bilgi toplumu ancak böyle gerçekleştirilebilinir. Ben okulumu ve derslerimi aksatmadan ailemle birlikte Türk Ocağının faaliyetlerine katılmaya çalışıyorum. Türk Ocağının faaliyetleri olan konferanslardan, iftar programlarından, Çanakkale savaşları resim sergisinden, yazın yapılan Türk Ocağı şölenlerinden etkilenerek milli şuur sahibi bir genç olduğumu söyleyebilirim. Ben Türk Ocağını tanıdıktan sonra aileme ve ülkeme olan sorumluluklarımı öğrendim. İnançlı, vatansever ve milliyetçi bir genç olarak Türk Milletine borcum olduğunu anladım. Bana kim olduğumu öğreten, hatırlatan Türk Ocaklarına teşekkür ederim. Dünya durdukça bu Ocak tütsün. Ne Mutlu Türk'üm Diyene.! Ne mutlu Türk Ocaklıyım Diyene!

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü