Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Çorum Şubesinden Kamuoyuna Bilgilendirme

09 Mart 2015
Çorum Şubesinden Kamuoyuna Bilgilendirme

Türk Ocakları Çorum Şubesi’nin yeni yönetimi olarak; hedeflerimizi, hassasiyetlerimizi ve önceliklerimizi kamuoyu ile paylaşarak, ocağımızla ilgili muhtemel yanlış algılamaları düzeltmek ve gerçekte olduğumuz noktayı ifade etmek ihtiyacı hissetmiş bulunmaktayız. Çünkü kurumlar, bireyler ve toplumlar kendileri ile ilgili oluşan ya da oluşturulan algı üzerinden tanımlanırlar. Bu yüzden Yönetim Bilimciler imajı(algıyı) çok şey ve hatta her şey olarak kabul ederler. Algının iki boyutu vardır. Bizim oluşturduğumuz boyutu ve başkalarının bizimle ilgili oluşturdukları boyutu olmak üzere. İletişim ve algı dizaynı araçlarının olabildiğince geliştirdiği ve şeffaflaştırdığı sosyal ortamlarda, ben bunu kabul etmiyorum veya oyuna devam etmek istemiyorum ya da bu bana göre yanlış deme lüksümüzün olmadığının farkındayız. Bu farkındalık bizi doğru yerde durmaya ve doğru şeyler yapmaya mecbur ediyor. İçinde bulunduğumuz bu mecburiyet bize; yılmadan, bıkmadan ve usanmadan koşmak, çalışmak ve kendimizi hazır tutarak hedef kitlelere anlatmak noktasında sosyal sorumluluk yüklemektedir.  Buradan yola çıkarak aşağıdaki konulara temasla; ne olduğumuzu, ne olmadığımızı, konseptimizi, faaliyet bazında yapmayı düşündüklerimizi ortaya koymak ve hassasiyetlerimizi kamuoyu ile paylaşmanın doğru olacağını düşünüyoruz.

1)      Türk Ocakları Balkan Savaşının acısını yaşamış, daha sonra Birinci Dünya Savaşına farklı cephelerde ( özellikle Çanakkale Savaşı) katılmış ve ihaneti görmüş, entelektüel donanımı olan aydınlar tarafından kurulmuştur. Savaşın faturasını canı ve kanı ile ağır bir şekilde ödeyen bu genç aydınlar; Türk milliyetçiliği olgusunu günlük siyasetin ve siyasi tartışmaların dışında tutarak ve insanları, etnik ayrımcılığa asla prim vermeyen Türk’lük üst kimliği altında bir araya gelmeye çağırarak Osmanlının çöküş ve yıkılış sürecini engellemeye çalışmışlardır. Toplumsal kaht-ı ricalin yaşandığı Türk-İslam coğrafyasında, Türk Ocakları düşenin dostu olma ve sığınılacak liman olarak kalma hassasiyetini ortaya koyarak önemli bir misyon üstlenmiştir.  Bu misyonun duygusal hassasiyetinin  temelinde;  Hoca Ahmet Yesevi, Şah’ı Nakşibendi Hz.,Mevlana Celaleddin-i Rumi ve Hacı Bektaş-i Veli gibi gönül erlerinin manevi iklimi yer almaktadır. Biz inanıyoruz ki, Türk Milliyetçiliği Ülküsünün hayati misyonu bu temel kabuller üzerine inşa edilmiştir. Yaratılanı sevmek yaratandan ötürü ya da eşref-i mahlukat olduğu için insanı farklılıklarına takılmadan önemsemek gibi.

 

Türk Ocaklarının Türk Milliyetçiliği kabulünün temelinde iki önemli kaynak vardır. Birincisi İslam anlayışımız, ikincisi de Türk Kültürünün ve Türk-İslam Medeniyetnin  tarihi süreç içerisinde oluşan reel pratikler toplamıdır. Bizim kabulümüze göre; bu kaynakların realize ettiği Türk Milliyetçiliğin özünde asla ve asla etnik bir ayrımcılık duygusu yer alamaz, farklı etnik kökene sahip oluşumlar ötekileştirilemezler. Aslında bizim inanç dünyamızın temelinde farklılıkları kabul etmek, onu içselleştirerek bir zenginlik kaynağı olarak algılamak vardır. Cenabı Mevla takdir etseydi standart yapıya sahip bir dünya ve standart karaktere sahip bir toplumsal yapı inşa ederdi. Kısacası hiç kimse ait olduğu kimlik, etnisite ve benzer özelliklerinden dolayı yadırganmamalı ve irdelenmemelidir. Herkes bunu bir gerçeklik olarak kabul etmek durumundadır.

 

2)      Türk Ocakları Kamu yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur. Türk Milletinin temel hassasiyetlerine saygı göstermek kaydıyla, bütün kurum, kuruluş ve oluşumlarla ortak hareket edebilir.  Bu anlamda bütün parti, sivil toplum kuruluşu ve diğer oluşumlara eşit mesafede olduğumuzun altını çizerken, hiçbir oluşumun ön ya da arka bahçesi olmadığımızı da ifade etmek istiyoruz. Türk Milliyetçiliği misyonunu üstlenmiş diğer kurumlarla amaç örtüşmemiz olmakla birlikte,  konsept farklılığımızın bulunduğunu da ifade etmeliyiz.  Türk Ocakları olarak daha üst bir noktada güven veren, rasyonaliteyi önceleyen ve Türk Milletinin kazanımlarını akademik anlamdaki çalışmalarla artıran bir kurumsal kimlik oluşturmayı hedeflemekteyiz. Hoş görü ve tolerans sınırımızın ve gönül hinterlandımızın olabildiğince geniş olduğunu, buradan hareketle de herkesi faaliyetlerimize katılmaya davet ettiğimizi belirtmek istiyoruz.

 

3)      Önümüzdeki günlerde faaliyet düzeyinde yeni ve alışılmamış çalışmalar yapmayı planlamaktayız. Bu bağlamda tarih ve saatini daha sonra kamuoyu ile paylaşacağımız kariyer günleri toplantılarımız ve seminerlerimiz olacaktır. Bu faaliyetlerimiz her yaş grubundan insanlara açık olacaktır. Bu etkinliklerin reel pratiğe aktarılmasında Üniversitemiz öğretim elemanları bizlere katkı sağlayacaklardır. Evleviyetle bu programlara Üniversite öğrencilerini bekliyoruz. Çünkü hayata donanımsız atılırsanız, rekabette geride kalır ve duygusal travmalarla karşılaşabilirsiniz. Böylesi bir sonucun diğer adı başarısızlıktır. Türk Ocaklarının gündemini rasyonel düzeyde, pür anlamda duygusallığın dışına çıkartarak ve topluma kaliteli hayat noktasında katkı sağlayacak biçimde yeniden yapılandırmak istiyoruz. Ait olduğumuz hassasiyet ve kültürel değerler toplumun reel pratikleri ile örtüştürülebilirse anlam kazanır. Aksi takdirde malumu ilam etmiş ve kendimizi yanlışlar anlamında tekrar etmiş oluruz. Bu sebepten dolayı kariyer programlarını önemsiyoruz.

 

 

4)      Bir diğer önemsediğimiz adımda, oluşturduğumuz bir proje ekibi ile toplumun değişik alanlarında ona kalite kazandıracak “Sosyal Farkındalık Projeleri” hazırlamaktır. Maalesef proje bazlı düşünme yeteneğimiz olmakla birlikte bunu alışkanlık haline toplumsal anlamda taşıyamadığımız bir gerçek. Bilimsel çalışmaların temelinde analitik düşünme ve proje konseptine uygun davranma vardır. Makro seviyede proje bazlı düşünme ve sistematik davranma rutinini sağlayabilirsek, kendi kalkınmamız açısından başkalarının kaynak ve sinerjisinden de yararlanma imkanını elde edebiliriz. Yani başkalarının bilimsel ve fiziksel (özellikle finansal) kaynaklarını kullanarak hem daha az riske girmiş ve hem de maliyetleri düşürmüş oluruz. Toplumsal kazanımlar açısından önemli gördüğümüz bu çalışmaların gerçekleşmesinde, Üniversitemizin değerli öğretim elemanlarından teklif ve destek sözü almış bulunuyoruz. Bu çalışmaların, bizi kurumsal anlamda ileriye taşıyacağını ve mental anlamda gelişimimize katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.

Günlük siyasetin üstünde ve dışında bir kuruluş olmayı bu güne kadar başarmış olan ocağımızı bulunduğu noktaya taşıyan değerli kardeşimiz Prof. Dr. Hilmi Demir’e ve yönetimine kamuoyu nezdinde teşekkür ediyor, kurum olarak güvenilir bir referans noktası olacağımızın teminatını vererek Çorum halkına saygılarımızı sunuyoruz. Rabbim utandırmasın ve hayırlı hizmetlere vesile kılsın temennisi ile Çorum halkının destek ve dualarını beklediğimizin de altını çizmek istiyoruz.

Saygılarımızla.

 

Prof. Dr. İrfan Çağlar

Çorum Türk Ocakları Başkanı

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü