Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Türk Ocakları Başbakan Davutoğlu'nu Ziyaret Etti

11 Mart 2015
Türk Ocakları Başbakan Davutoğlu'nu Ziyaret Etti

TÜRK OCAKLARI GENEL MERKEZ HEYETİ BAŞBAKAN DAVUTOĞLU’NU ZİYARET ETTİ

 

Türk Ocakları Genel Merkezi heyeti Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret ederek Irak ve Suriye Türkmenleri’nin durumu, çözüm süreci başta olmak üzere çeşitli meselelerdeki görüşlerini ifade etti ve konuyla alakalı yazılmış bir mektup ile raporu Başbakan’a sundu.

 

Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Filiz Yavuz Avşar, Genel Sekreter Prof. Dr. Mehmet Şahingöz, Denetleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Rasih Demirci, Hanımlar Kurulu Başkanı Prof. Dr. Asuman Sunguroğlu, Genel Sekreter Yardımcıları Doç. Dr. Emrah Şenel ve Osman Oktay ile yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Yunus Koç ve denetleme kurulu üyesi Mustafa Asım Mutlu’dan oluşan heyeti, Başbakanlık Merkez Bina’da Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ve Başbakan Danışmanı Vedat Bilgin karşıladı. Görüşme yaklaşık iki saat sürdü.

 

“IRAK VE SURİYE’DEKİ TÜRK VARLIĞI KORUNMALIDIR”

 

Görüşmede ilk olarak Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, görüşme taleplerini kabul ettiği için Başbakan Davutoğlu’na teşekkür etti. Genel Başkan Öz, Davutoğlu’na Irak ve Suriye Türkmenleri’nin meseleleri hakkında hazırladıkları bir rapor ile bir mektubu takdim etti. Özellikle Ankara’ya yerleşen Telafer Türkmenlerinin problemleri ve meseleleri hakkında bilgi veren Genel Başkan Öz, devletimizin bu konuda bundan sonra yapılması gerekenlere dair görüşlerini  ifade etti. Bu bağlamda Irak ve Suriye’deki Türkmen varlığının korunması için gereken her şeyin yapılmasının önemine değinen Genel Başkan Öz ardından Çözüm süreci hakkındaki görüşlerini anlattı.

 

“PKK ÇÖZÜM SÜRECİYLE ALAN HAKİMİYETİ KAZANDI”

 

Genel Başkan Öz, etnik fitnenin ve bölücü terörün sona erdirilmesi için devletin gereken tedbirleri  almasının tabii olduğunu ancak, çözüm sürecinin yarattığı ortamda Suriye’de PYD yoluyla Türkiye içinde ise PKK’nın YDG-H gibi yan kuruluşlarıyla alan hakimiyeti kazandıklarını ifade etti. Genel Başkan Öz, bu durumdan duydukları rahatsızlığı Davutoğlu’na ifade etti.

 

Son olarak Genel Başkan Öz, Tarihi Türk Ocağı binasının Türk Ocakları’na iadesi için gerekli işlemlerin başlatılması yönündeki taleplerini Başbakan Davutoğlu’na iletti. 

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu da Türk Ocakları’nın tarihi misyonundan bahseden bir konuşma yaptıktan sonra ülkemizde ve çevre coğrafyalarda yaşananlar hakkında Türk Ocakları heyetine bilgi verdi ve  görüşlerini anlattı.

 

Yapılan Görüşmenin ardından Türk Ocakları heyeti Başbakanlık’tan ayrıldı.

 

TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ’ÜN TÜRKMEN MESELESİ HAKKINDA BAŞBAKAN DAVUTOĞLU’NA TAKDİM ETTİĞİ MEKTUBU

 

“Sayın Başbakanım,

 

Ateşle imtihan olduğumuz büyük yangının alevleri içinde hayat bulan Türk Ocakları, uzun yürüyüşü boyunca Türk milletinin bekası ve yeniden muhteşem bir istikbale doğuşunu temin misyonuna hizmeti temel gaye edinmiştir. Bu büyük sorumluluğun gereği olarak; bir taraftan zaman ve mekânda “biz” idrakimizi mayalayan  tarihi tecrübemizin hayatiyet halinde muhafazası, diğer yandan da milli varoluşumuzun manevi zeminini teşkil eden iman, kimlik ve kültür değerlerimizin kuşaktan kuşağa intikali için çalışmaktayız.

 

Binlerce yıllık beka sırrımızın, iki ana unsura dayandığına inanıyoruz. Bunlardan ilki, âidiyet şuurumuzu diri tutan kök değerlerimizin her neslin sinesinde yeni kokularla yeşertilmesidir. Diğeri ise, milli varlığımızı dünya siyasetinin fırtınaları hiç eksik olmayan kayalıklı sularında taşıması için kendisine emanet ettiğimiz devlet gemisidir. Kaptan köşkündeki, ışığını şehitlerimizin mübarek çehrelerinden alan kandiller yolunu aydınlattığı müddetçe ferasetinin keskinleştiğine inandığımız devlet aklının ise, beka sırrımızı ebediyyet denizinin enginliklerinde muhafazadan mesul olduğuna inanıyoruz.

 

“TÜRKMENLERİN İÇLER ACISI MAĞDURİYETLERİ GİDERİLMELİ”

 

Malumunuz olduğu üzere, Türk Ocağı olarak bu kadim sorumluluğun gereklerinin ifasına katkı sağlayacağına inandığımız düşüncelerimizi kamuoyu ile sürekli paylaşıyoruz. Ziyaretimiz vesilesiyle önem ve âciliyetine binâen tek bir hususu özellikle dikkatlerinize arz etmek istiyoruz. Tarihî muhayyilemizde Balkan Harbi günlerinin elîm hatıralarını canlandıran Türkmenlerin içler acısı mağduriyetlerinin giderilmesi için devletimizin kudret ve merhametini beraberce seferber görebilmek ümidindeyiz.

 

“TÜRKMENLER EĞİTİLİP DONATILMALIDIR”

 

Irak ve Suriye’deki yürek yakan hadiselerin gidişatı, bölgemizin maruz kaldığı parçalanma sürecinin hızlanacağına işaret ediyor. Bu büyük alt-üst oluş esnasında Türkmenlerin korunaklı sınırlar etrafında varlıklarını sürdürebilmeleri için Türkiye tarafından eğitilip donatılmaları gerekiyor. Yanı başımızda Peşmerge ve PKK’nın elde ettiği kazanımlar, istendiği takdirde bunun pekâlâ başarılabileceğini ispat ediyor. Tarihin zembereği hızla boşalırken devletimizin elinin yüreği ay-yıldızla çarpanlara uzanacak kudrette olduğuna inanıyoruz.

 

Güneyimizdeki ateş çemberinden geçerek Türkiye’mize sığınan Türkmen kardeşlerimiz ise devletimizin merhamet eline muhtaçlar. Yurtlarından sürülen Türkmenlerin Tel Afer siyahı mâtemlerini, yoklukla mücadelenin ağır yükü, katran karası bir ümitsizliğe dönüştürüyor. Devletimizi, sel gibi akan gözyaşlarını silerken görmek Türkmenlerle birlikte çarpan yüreklerimizdeki fırtınaları teskin edecektir.
Türk Ocağı olarak; sözü ve ruhuyla Türk milleti ve devleti karşısında hissettiğimiz sorumluluğun tezâhürü olan bu istirhamımızı tarafınıza saygılarımızla arz ederiz.

 

                                                                         Türk Ocakları Genel Başkanı

                                                                         Prof. Dr. Mehmet Öz”

 

TÜRK OCAKLARI GENEL MERKEZİ’NİN BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU’NA YAPTIĞI ZİYARETTE TÜRKMEN MESELESİ HAKKINDA SUNDUĞU RAPOR

 

Irak ve Suriye Türkmenlerinin yıllardır devam eden savaş ortamında yaşadıkları meseleler, devletimizin ilgili birimleri, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlarımızın bütün çaba ve yardımlarına rağmen devam etmektedir. Türkiye, hiç şüphesiz, özellikle Suriye iç savaşının başlamasından sonra bu ülkeden kaçan insanlara kucak açarak vicdani, insani ve milli sorumluluğunu yerine getirmek için elinden gelenden fazlasını yapmıştır. Bununla birlikte, Ortadoğu coğrafyasındaki diğer etnik ve mezhebi unsurlardan farklı olarak, tek dış dayanağı Türkiye olan Irak ve Suriye Türkmenlerinin yaşadıkları sıkıntılar artmakta, bölgedeki varlıkları tehdit altında bulunmaktadır.

 

“TÜRKMENLER İÇİN YARDIM KAMPANYALARI DÜZENLEDİK”

 

Türk Ocakları Derneği olarak Türk Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı ile 2014 yılı Ramazan ayında başlattığımız kampanya ile biz de bu kardeşlerimizin dertlerine bir nebze olsun deva olmak için bir gayretin içine girdik. Topladığımız yardımları Hatay Yayladağı, Osmaniye, Gaziantep’te ve Irak Türkmen Cephesi ve T.C. Erbil Konsolosluğu koordinatörlüğünde Irak’ta dağıttık. Bilahare Kurban bayramında hem ülke içindeki Suriye ve Irak Türkmenlerine hem de Irak’taki kardeşlerimize bağış ulaştırdık.

 

Sonbahardan beri de Telafer’den özellikle Ankara’ya gelen ve sayıları sürekli artan kardeşlerimizin meseleleriyle ilgilendik. Bugün Ankara’da, Mamak ve Yenimahalle ağırlıklı olmak üzere bulunan 2675 Irak Türkmen’i aile (toplam 14.048 kişi) yaşamaktadır. Geçtiğimiz ay yaklaşık 130 kişi Iğdır’a yerleştirilmiştir. Bir evde 3-4 aile, yaklaşık 25-30 kişi kalmaktadır. Türkiye’ye göç sırasında da sorunlar yaşanmaktadır. Geçtiğimiz günlerde 55 aile sınırda 5 gün bekletilmiş, bu sırada 2 çocuk donarak ölmüştür. Bu konudan Konya Milletvekili sayın Mustafa Kabakçı haberdardır, kendisi yakından ilgilenmiştir.

 

“TÜRKMENLER İÇİN ÜLKÜ OCAKLARI VE TÜRKİYE KAMU-SEN GİBİ STK’LAR BÜYÜK ÇABA GÖSTERİYOR”

 

Bu kardeşlerimizin sorunlarına diğer yardım kuruluşlarının ve STK’ların dikkatini çekmeye çalıştık. Bu bağlamda Kızılay ve Türk-İş’in, ATO’nun yardımlarını şükranla anıyoruz. Türkiye Kamu-Sen, Ülkü Ocakları başta olmak üzere çeşitli STK’lar, belediyeler bu konuda yardımcı olmaktadırlar. Bununla birlikte Ankara’ya ve diğer illere gelen Irak’lı Türkmen kardeşlerimizin bazı sorunları hâlâ çözüm beklemektedir. Bunları kısaca arz edecek olursak;

 

1-Kimlik meselesi: Emniyet Genel Müdürlüğümüz yeni kimlik alabilmeleri için bir randevu sistemi oluşturmuştur. Bize intikal eden bilgilere göre randevu süresi 2 ay kadardır ve kimlik başına 55 TL alınmaktadır. Bu ücretin kaldırılmasının ve sürenin bir ayın altına çekilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz.

 

2-Sağlık meselesi: Iraklı kardeşlerimizin sağlık problemlerinin çözümü için Bakanlar Kurulunun aldığı karar takdire şayandır. Bununla birlikte, uygulamada henüz bu kararın işlerlik kazanmadığı anlaşılmaktadır. Bütün kamu hastanelerine konunun uygulama ilkelerine dair gerekli talimatın acilen gönderilmesini talep ediyoruz.

 

3-Eğitim meselesi: Bu konuda bazı adımlar atılmış olmakla birlikte Türkiye’ye gelenlerin dönmeme ihtimali de düşünülerek çocuklara Türk alfabesinin öğretilmesi için özel sınıflar açılmalı; önümüzdeki yıl normal sınıflara intibakları sağlanmalıdır.

 

4-Çalışma izni: Kaçak çalışmanın önüne geçmek için aile reislerine çalışma izni verilmesi düşünülmelidir.

 

5-Gıda ve diğer ihtiyaçlar için özellikle Büyükşehir Belediyesi, AFAD ve Kızılay arasında bir koordinasyon sağlanması yerinde olacaktır.

 

Doğabilecek sosyal problemleri asgariye indirmek için çalışmalıyız. Türkmenlerin Türkiye’de yerleşme ihtimali karşısında devletimizin ilgili birimlerinin koordinasyon içinde planlı bir çalışma başlatmaları yerinde olacaktır.

 

Savaş ortamından kaçıp hayatlarını idame ettirmeye çalışan kardeşlerimizin sorunlarıyla ilgilenmek insanî ve vicdanî bir görevdir. Bunun yanında Türkiye Cumhuriyeti devletinin üzerine terettüp eden diğer mühim görev Irak ve Suriye başta olma üzere Ortadoğu coğrafyasında Türk varlığının teminat altına alınmasıdır. Bu coğrafyada, bin yılı aşkın bir süredir Arap, Kürt vb. diğer unsurlarla bir arada yaşamanın bize yüklediği sorumluluğa uygun bir istikametten sapmadan ve fakat bölgedeki güç mücadelesinde geçerli olan araç ve yöntemlerin şuurunda olarak Türk devletine düşen en öncelikli görevin bu olduğunu düşünüyoruz.

 

Saygılarımızla arz ederiz.”

 

KAMUOYUNA DUYURURUZ.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü