Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Millî Mücadele’de Mehmet Akif ve İstiklâl Marşımız Konferansı

16 Mart 2015
Millî Mücadele’de Mehmet Akif ve İstiklâl Marşımız Konferansı

Türk Ocakları Balıkesir Şubesinde bu hafta ocakbaşı sohbetinin konusu “Millî Mücadele’de Mehmet Akif Ve İstiklâl Maşımız” oldu. Türk Ocakları Şube Başkanı İsmail ACAR’ın yaptığı Ocakbaşı sohbetine MHP Altıeylül İlçe Başkanı İsmail SÖNMEZ ve yönetim kurulu üyeleri, TÜRKAV Şube Başkanı Dr. Necdet ÖNSÖZ, MHP Milletvekili A.Adayı Kemal GİRGİN’de katıldı.

 

Türk Ocakları Şube Başkanı İsmail ACAR konuşmasında şunları söyledi:

 

“Değerli misafirler, değerli Ocaklılar, Sevgili gençler.

Millî  marşımız İstiklâl Marşı’nın  TBMM’de kabulünün 94., Çanakkale Zaferi’nin 100. yılını idrak ediyoruz. Türk milletine kutlu olsun.

Çanakkale Zaferi denilince her Türk’ün aklına önce iki isim gelir: Mustafa Kemal ATATÜRK  ve Mehmet Akif ERSOY.

Bugün Türk Ocağı Balıkesir şubemizde İstiklâl Marşı’mızın kabulünün 94. yılı dolayısıyla  Millî Mücadele’de (İstiklâl Savaşı’nda)  Mehmet Akif’in çalışmalarından ve  millî marşımızın yazılışından bahsedeceğiz.

Günümüz Türkiye’sinde Mehmet Akif’in, İstiklâl Savaşı’nın, Atatürk’ün ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti’nin doğru ve iyi anlaşılmasına her zamandan daha çok ihtiyaç vardır. Çünkü, Cumhuriyet’imiz aleyhinde bazı  mihrakların  fısıltı gazetelerinde ve kapalı kapılar arkasından yaydıkları bilgi kirliliği, sade vatandaşlarımızın ve özellikle gençlerimizin kafasını karıştırmaktadır.  Mehmet Akif ile Atatürk ve Cumhuriyet  kavramları kavga ettirilmektedir.  Bu yanlış, çarpık bakış ve anlayış tarihî gerçeklere tamamen aykırıdır. Akif ve Atatürk gibi  Millî Mücadele’nin ve Cumhuriyet’in mimarlarına büyük haksızlık ve hakarettir.

 

Mehmet Akif, Türk tarihinin belki de en çalkantılı dönemlerinde yaşamıştır. Balkan Savaşı’nı, Birinci Dünya Savaşı’nı, İstiklâl Savaşı’nı bizzat görmüş ve içinde bulunmuştur. Tarihin gördüğü en büyük Türk devleti Osmanlı Devleti’nin çatır çatır yıkılışının acısını iliklerine kadar hissetmiş ve bu yıkılışı durdurmak için bütün varlığı ile haykırmış; çırpınmıştır. Safahat adlı şiir külliyatı, bu  haykırış ve çığlıklardan meydana gelir. Akif, Türk milletini ve İslâm alemini uyandırmak için sesi kısılırcasına haykırmıştır. Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya’dan Necid çöllerine kadar Devlet ve milletimiz için koşturmuştur.

 

Ancak Akif’in haykırış ve çırpınışları, Devleti kurtarmaya yetmemiş, Osmanlı Devleti I.Dünya Savaşı’nda yenilmiş ve Mondros Mütarekesi’nden (1918) sonra Anadolu toprakları da işgal edilmeye başlanmıştır. Türk milleti, fakir ve perişandır, yorgundur, ümitsizdir. Akif de aynı psikoloji içindedir.

 

15 Mayıs 1919’da Yunan İzmir’e çıkar. Bunun üzerine Balıkesir’de işgale karşı bir hareket başlar. Toplantılar yapılır. Ayvalık’ta Yunan’ ilk kuşun atılır. Bu sıra Mustafa Kemal Samsun yollarındadır. Kurtuluş Şavaşı’nı başlatmıştır.

 

Mehmet Akif Balıkesir’deki Kuva-yı Millîye hareketini dikkatle takip etmektedir. Hareket’in içinde Akif’in dostu Hasan Basri Çantay da vardır. Nihayet yerinde duramayan Akif, “Burada duracak zaman değil, tüfeğin patladığı yere gidiyorum.” diyerek 1919 sonlarında Balıkesir’e gelir. Balıkesir’de Kuva-yı Millîye hareketini destekleyici toplantılar, konuşmalar yapar. Bunların en ünlüsü, Zağanos Paşa Camisi’nde 6 Şubat 1920’de yaptığı konuşmadır. Akif’in Balıkesir’deki çalışmalarını Âkifnâme adlı eserinde anlatan Hasan Basri Çantay, Âkif’in şahsiyetini ve Türk milleti sevgisini anlatan şöyle bir hatıra nakleder:

 

Balıkesir Gönen ilçesi tarafına Kuva-yı millîye çalışmaları yapmak üzere görevliler gönderilir. Görevli kişiler dönüşlerinde (….)lerin çalışmalara engel olduklarını söylerler. Akif ve yanındakilerin hazır bulunduğu toplantıda Âkif,

“-Derhal orada bir Türk Ocağı kurunuz, mücadele ediniz”der.Yanında bulunanlardan bir zat, “-Üstad sizi Türkçü  görüyorum.” demek ister. Buna karşı, H.B Çantay’ın ifadesiyle,  “Âkif’in ağzından alev gibi şu kelimeler çıkar” :

 

“Ya ne zannediyorsun? Türk’e hiç bir kavmin horoz olmasına tahammül edemem!”

 

            Akif, İstanbul’a döndükten sonra, İstanbul Hükümeti tarafından Kuva-yı milliye’yi desteklemek için Balıkesir’e gelişinden dolayı hakkında soruşturma açılır. Bu günlerde  (16 Mart 1920) İstanbul işgal edilmiştir.  Akif, üzgündür. İşte bu günlerde  Ankara’dan Mustafa Kemal’den davet alır, “Halkı aydınlatmak için konuşmalar yapmak üzere” Ankara’ya çağırılmaktadır. “- Ankara’dan çağırıyorlar acele gitmem lâzım” diyerek oğlu Emin’i de yanına alır ve yola çıkar. Yolculuk arkadaşlarıyla birlikte 24 Nisan 1920’de Ankara’ya varır. Kendilerini Mustafa Kemal karşılar.

 

 Âkif, önce Ankara sonra Eskişehir, Afyon, Sandıklı, Dinar üzerinden Burdur ve Antalya’ya kadar dolaşır. Mustafa Kemal’in desteği ile Burdur milletvekili seçilir. Konya İsyanları üzerine oraya gider. Ekim 1920’de  Kastamonu’ya gider burada iki ay kadar çalışır. İstiklâl Marşı yarışması açıldığı sırada Kastamonu’da dır. 19 Kasım 1920’de Kastamonu Nasrullah Camisi’nde uzun ve müthiş bir konuşma yapar. Bu konuşma, İstiklâlin-hürriyetin önemini,Sevr anlaşmasını anlatır.Bu konuşma, bütün Anadolu’da cami ve kışlalarda okutulur.

 

Âkif, Aralık 1920 sonlarında Ankara’ya döner, İstiklâl Marşı yarışmasına katılmamıştır, Para ödülü olduğu için katılmaya niyeti de yoktur. Fakat, Ünlü Türk Ocakları Başkanı ve Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi ve Hasan Basri Bey’in ısrarları ile Marş yazmaya razı olur. İstiklâl Marşı’nın yazılmasında en büyük pay, Âkif’in can dostu Balıkesirli Hasan Basri Bey’indir. 

 

Bilindiği gibi İstiklâl Marşımız, TBMM’de 1 Mart 1920’de okunmuş; 12 Mart 1921’de TBMM’de yapılan oylama ile kabul edilmiştir. Büyük maddî sıkıntı içinde olan Âkif, 500 lira ödülü almamış, bir yardım kurumuna bağışlamıştır.

İstiklâl Marşı’nın Hamdullah Suphi tarafından okunduğu Meclis oturumunun başkanı Mustafa Kemal’dir. Marşı ayakta ve elleri kızarıncaya kadar alkışlamıştır. Daha sonra, beste çalışmaları için yapılan bir toplantıda da Marş için kısaca şunları söylemiştir:

 

“-Bu marşın istiklâl davamızı anlatışı cihetinden büyük bir manası vardır.  (Marş’ta) Benim bu milletten daima hatırlanmasını istediğim vecizeleri vardır…”

 Kısaca Âkif, Millî Mücadele’nin ve Cumhuriyet’in manevî mimarlarındandır. Atatürk ve Cumhuriyet’le bir kavgası yahut alıp veremediği yoktur. Atatürk ve Âkif birbirlerini tanıyan insanlardır. Âkif’in 1925’ten sonra Mısır’a gitmesi, bazılarınca istismar edilmektedir. Âkif Mısır’da Türk kültürüne hizmet etmiş,Üniversitede Türk edebiyatı dersleri vermiş ve üzerine aldığı Kur’an mealini çalışmıştır. Hastalanınca da çok sevdiği Türkiye’ye dönmüştür. Döndüğünde kendisine 170 lira emekli maaşı bağlanmış, bundan çok memnun olmuştur.

 

 Atatürk adına kendisini ziyarete gelen gazeteci Hakkı Tarık Us’a, Atatürk’le ilgili olarak,

“-Hakkı Tarık, bilirsin ki ben kolay kolay yemin etmem. İşte şimdi yemin ederek söylüyorum ki vallahilazim, Mutafa Kemal olmasaydı bu memleket kurtulmazdı.  Ben kendisini Meclis çatısı altından iyi tanırım…” der.

 

Akif, yine kendisini ziyarete gelen Yeni Gün dergisi muhabirine, sağlığına kavuşursa, en çok istediği şeylerden birisinin Ankara’yı yeni haliyle görmek istediğini söyler; fakat ömrü vefa etmez.

 

Âkif’in   “Türklüğü” hakkında zaman zaman ileri geri konuşanlar çıkmaktadır. Bu Âkif’e hakarettir. Âkif, her şeyi ile Türk’tür; Türk milliyetçisidir. En yakın arkadaşı Balıkesirli Hasan Basri Çantay, Âkifnâme adlı kitabında onun Türklüğü ve milliyetçiliği hakkında şunları söylüyor:

 

“Âkif Türk olarak yazdı, Türk olarak düşündü, Türk olarak yaşadı ve nihayet Türk olarak öldü.”

“Eğer ‘milliyetçi’ demek, ‘Türk’ü Türk olarak sevmek’ demek ise Âkif, şüphe yok olanca temiz ve şumullü manasıyle bir ‘milliyetçi”dir.

 

Anlayana Âkif’in bu millet için yazdığı Milli marş için, “-Allah bu millete bir daha istiklâl Marşı yazdırmasın!”  duası bile yeter. dedi.

 

Programın sonunda Salim BAŞARAN tarafından hazırlanan Türk Ocakları Şube Başkanı İsmail ACAR’ın 13.11.2014 tarihindeki “130.DOĞUM YILINDA NAMIK KEMAL’DE VATAN VE MİLLİYETÇİLİK” ve 04.12.2014 tarihindeki “KÜLTÜR ADAMI ATATÜRK VE HARF INKILABI” ocakbaşı sohbetlerinin fotoğraf ve video DVD’leri hediye edildi. Şube Başkanı İsmail ACAR 19.03.2015 Perşembe günü saat 20:00’de yapılacak olan ocakbaşı sohbetinin konusunun “100. Yılında Çanakkale” olacağını ve konuşmacı olarak Aydın AYHAN’ın katılacağını söyledi.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü