Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Eskişehir Şubesi Türk Ocakları'nın 103. Yılını Kutladı

23 Mart 2015
Eskişehir Şubesi Türk Ocakları'nın 103. Yılını Kutladı
Türk Ocaklarının kuruluşunun 103. Yılı için, Eskişehir’deki Türk Ocaklılar, Vilâyet meydanındaki Atatürk anıtına çenk koydular. Daha sonra bir basın açıklaması yapan Eskişehir Türk Ocağı Başkan Yardımcısı Doç.Dr.Mehmet Topal, şunları söyledi; 
 
BASIN AÇIKLAMASI
 
TÜRK OCAKLARI 103 YAŞINDA
 
Milli Devletimizin kurucu ocağı,Türk Ocaklarımız, 25 Mart 1912 târihinde kurulmuştur. Bugün, Ocağımızın 103. kuruluş yıldönümünü kutluyor olmanın sevincini yaşıyor ve bu mutluluğu milletimizle paylaşıyoruz.
 
 
Türk Ocakları’nın kuruluşu, bilindiği üzere, târihimizin en buhranlı dönemlerinden birisine denk gelmiştir.
 
 
Osmanlı Devletinin tasfiye sürecine sokulduğu, yüzyıllardır vatan bildiğimiz toprakların birer birer elimizden çıktığı, düşmanın top seslerinin İstanbul'dan duyulduğu bir sırada, bu kötü gidişata isyan eden yüzdoksan askerî tıbbiyeli talebenin çağrısına kulak veren dönemin vatansever aydınları, bir araya gelerek, Türk Ocaklarını kurdular. Türk Ocakları, yetiştirdiği millî kadrolarla başta Çanakkale ve Sakarya Harpleri olmak üzere milletin yeniden dirilişine, Millî Devletimizin kuruluşuna rehberlik etmiştir.
 
 
Bir süredir şâhit olduğumuz bâzı gelişmeler, ülkemizin, yakın bir zamanda, bir asır evvel Türk Ocaklarının kurulduğu günlerdeki sıkıntıları, buhranları aratmayacak vahim gelişmelerle tekrar yüz yüze geleceğimizi göstermektedir. Nitekim, millî bayramımız olan Nevruz, son yıllarda, bölücü örgüt militanları tarafından, “kutlama” görüntüsü altında, “bölücü kalkışma” provalarına dönüştürülmüştür. Birçok şehrimizde, Devlete-Milletealenen meydan okunmuş, etnik fitne pervasız bir şekilde sergilenmiştir.
 
 
Geldiğimiz noktada; ülkemizin bir bölgesinde, bölücü eşkıyanın devlet otoritesinde oluşan boşluğu doldurma çabalarına giriştiği; bu bölgemizde, vatanına-milletine bağlı vatandaşlarımıza âdeta yaşama imkânı bırakılmadığı; açılım politikasından cesaret alan bölücü mihrakların, etki alanlarını yurdun diğer bölgelerine doğru genişletmeye çalıştıkları, müşahade edilmektedir. Buradan haykırıyoruz; gidişat, vahimden beterdir! Türk Ocakları'nın kuruluş döneminde, bundan yalnızca bir asır önce yaşananların unutulması ve, o zaman İmparatorluğun yıkılışına yol açan benzer hatâların tekrarlanması, akıl ve îzân ile açıklanabilecek bir durum değildir.
 
 
İnancımız odur ki, Devletimiz, ülkesine-milletine yürekten bağlı vatandaşlarının her türlü arzusuna-şikâyetine kulak vermelidir. Ülkemiz, demokrasi, insan hakları, hukûkun üstünlüğü, sosyal adâletin sağlanması, refahın vatandaşlar ve bölgeler arasında hakkaniyetli dağılması, çalışma arzusundaki bütün vatandaşlarımızın düzenli bir iş ve gelir sahibi olması; eğitim-sağlık-konut gibi temel sosyal hakların en ileri seviyeye getirilmesi gibi konularda, dünyanın en gelişmiş ülkeleri ile yarışmalıdır. Fakat, vatandaşın haklı taleplerinin arasına hâinâne isteklerini sokuşturarak, devletin ve milletin birlik ve bütünlüğüne kastedenler de, hukûk ve adâletten ayrılmamak kaydıyla, gerekli cevabı almalıdır.
 
 
Öteyandan, çevremizde de, geleceğimiz açısından kaygı uyandıracak gelişmeler cereyan etmektedir. Ülkemiz için bir anlamda emniyet kuşağı vazifesi gören Kerkük ve Suriye'de, Türk Varlığı tehdit altındadır. Doksan sene önce sınırlarımız dışında bırakmak zorunda kaldığımız bu yerlerdeki milletdaşlarımızın yaşama haklarının ve hukuklarının korunması, millî ve insânî bir vazife olduğu kadar, ülkemizin güvenliği bakımından da, gereklidir.
 
 
Yukarıda saydığımız gelişmelerin, telafisi mümkün olamayacak sonuçlara yol açmadan engellenebilmesi düşünceleriyleTürk Ocakları Genel Merkezi heyeti, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret ederek Irak ve Suriye Türkmenleri’nin durumu, başta olmak üzere çeşitli meselelerdeki görüşlerini ifade etmiş ve konuyla alakalı bir mektup ile raporu Başbakan’a sunmuştur.
 
 
Özellikle Ankara’ya ve şehrimize yerleşen Telafer Türkmenlerinin problemleri ve meseleleri hakkında Başbakan’a bilgi veren Genel Başkanımız Prof.Dr. Mehmet Öz, devletimizin bu konuda bundan sonra yapması gerekenlere dair görüşlerini  ifade etmiştir. Bu bağlamda Irak ve Suriye’deki Türkmen varlığının korunması için çaba sarfedilmesinin önemine değinen Genel Başkan Öz,daha sonra Çözüm sürecinedairdüşüncelerini anlatmıştır.Etnik fitnenin ve bölücü terörün sona erdirilmesi için devletin gereken tedbirleri  almasının tabii olduğunu ancak, çözüm sürecinin yarattığı ortamda Suriye’de PYD yoluyla, Türkiye içinde de PKK’nın YDG-H gibi yan kuruluşlarıyla, alan hakimiyeti kazandıklarını ifade etmiştir.
 
 
Ülkemizin en eski ve en büyük sivil toplum teşekkülü olan Türk Ocakları dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de milletimizin meselelerine hassasiyetle sahip çıkmaya devam edecektir.
 
103.YAŞIMIZ KUTLU OLSUN
 
Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü