Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Osmaniye Şubesinden Öfke Yönetimi ve Stresle Başa Çıkma Sohbeti

24 Mart 2015
Osmaniye Şubesinden Öfke Yönetimi ve Stresle Başa Çıkma Sohbeti

Korkut Ata Üniverisitesi öğretim üyesi ve Türk Ocakları Osmaniye Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Fedai ÇAVUŞ espiri dolu, akıcı ve dinleyicilerin anladığı bir dille anlatımıyla “öfke ve stres” nedir?, ne değildir? Nasıl başa çıkılır? Stresli ve öfkeli biri karşısında nasıl davranmalıyız veya biz öfkeliysek neler yapmalıyız? vb. sorular izleyicilerin kafasında biraz da olsa problem olmaktan çıktı. Sunum sonunda izleyicilerin yüzlerinde beliren tebessümler, sorular ın sonunda kahkahayla gülüşmeler problemlerin biraz olsun dağıldığının nişanesiydi.

Fedai Bey önce “öfke” nedir? Sorusunu izleyicilere sorarak ve onlardan gelen cevaplara göre:

“Öfke, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen son derece doğal evrensel ve insani bir tepkidir. Öfke uygun ifade edildiğinde sağlıklı bir duygudur. Ancak öfke, kontrolden çıkıp yıkıcı hale dönüştüğünde kişinin yaşamında son derece önemli sorunlar açabilmektedir” diye ilmî bir izahatta bulundu. Ve ardından ; “o zaman ne zaman öfkeleniriz?” sorusunu yönelterek cevap aradı.

“Engellendiğimizde

Kendimizi ifade edemediğimizde

Beklemediğimiz bir sorunla karşılaştığımızda

Empati yoksunluğu

Aç ve yorgun olduğumuzda

Kendimizi çıkmazda hissettiğimizde” Ne zaman öfkeleniriz sorusuna cevap ve izahatlardan sonra da ; “Niçin öfkeleniriz?” sorusunu yöneltip açıklamalarda bulundu. “Öfke iki temel nedenle ortaya çıkabilir.” Deyip:

“Bu nedenlerden birincisi bireyin kendisinden, ikincisi ise karşısındaki birey(ler)in onda oluşturduğu duygulardan kaynaklanabilir.

Öfke, ister bireyin kendisiyle ilgili ister karşısındakiyle ilgili bir nedenden kaynaklansın, özenle üzerinde durulup çözümlenmesi gereken bir duygudur.

Uzmanlar öfke olgusunu bir buz dağına benzetir. Buzdağının suyun üzerinde kalan kısmı öfkedir, oysa suyun altında kalan kısmı çok daha geniştir, öfkenin ortaya çıkmasına yol açan pek çok duygu burada gizlidir. Suyun altında kalan bu duygulara temel duygular adı verilir. Temel duygular birikip, sertleşip, katılaşınca, buzdağının tepesindeki öfkeyi oluşturur.

Sözü geçen temel duygular kıskançlık, üzüntü, merak, yalnızlık, itilmişlik, kaygı, hayâl kırıklığı, haksızlık, anlaşılamamak ve sıkıntı gibi duygulardır. Öfkenin kaynaklarını ortadan kaldırmayı başarmak için buzdağının altındaki temel duyguların anlaşılabilmesi gerekir.”

“İnsan öfkelendiği zaman onun öfkeli haline eşlik eden birçok duygunun olabileceğini” belirtip; öfke ve diğer duygular arasında çok karmaşık bir ilişki vardır. Pek çok insan öfkelendiği zaman, kaygı ve korku düzeyleri artmakta, bazen de suçluluk ve üzüntü öfkeye eşlik etmektedir”

Fedai Bey izahatların ardından “ O zaman öfkeyi nasıl yönetebiliriz?” sorusuyla izleyicilerden gelen cevaplara karşılık “öfke yönetimini” şöyle izah ediyordu:

“Öfkeyi saldırganlıkla değil de sözel olarak ifade etmek, bunlar içinde en sağlıklı yoldur. Bunu yapabilmek için, istediklerimizin ne olduğunun farkına varmalı, bunları açık ve karşımızdakini incitmeyecek bir şekilde aktarmalıyız.

İkinci yol, öfkeyi bastırmaktır. Kızgınlığınızı içinizde tutup, onu düşünmemeye çalışıyor ve dikkatinizi daha olumlu bir şeylere yönlendiriyorsanız, bu yolu kullanıyorsunuz demektir. Bu bazen işe yarasa da sürekli olarak bu yolu kullanmak, çok sağlıklı olmayabilir.

Eğer kızgınlık doğru bir biçimde ifade edilemezse, bir süre sonra bu duygu kişinin kendisine döner ve yüksek tansiyon, psiko –somatik rahatsızlıklar (ülserler, alerjiler vb.) ya da depresyon gibi sorunlara yol açabilir”

Fedai Bey’den  “ öfke yönetiminin teknik amaçlarının “ da varlığını öğreniyoruz bu arada “Saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen, kişinin kendisine ve çevresindekilere zarar vermeyecek şekilde duygusunu ifade etme becerisini kazanmasıdır.

Kızgınlığa yol açan insanları, olayları yok edemezsiniz; onlardan kaçınamazsınız; onları değiştiremezsiniz. Yapabileceğiniz tek şey bu insanlar ya da olaylar karşısında gösterdiğiniz içsel ve dışsal tepkilerinizi kontrol edebilmek, onları yapıcı bir şekilde yönetebilmektir.”

Öfkeden kaçış olamayacağına göre “daha az öfkelenmek için ne yapmalıyız?” sorusuyla da;

“Öfkemizin gerçek kaynaklarına odaklanmayı öğrenebiliriz

İletişim becerilerini öğrenebiliriz: Bu, söylediklerimizin duyulması ve farklıkların tartışılması şansını artıracaktır

Verimsiz etkileşim modellerini gözlemleyip bunlara müdahale etmeyi öğrenebiliriz: Açık ve etkin bir iletişim kurmak, koşulların iyi olduğu durumlarda bile oldukça güçtür

Derin nefes alarak gevşeme tekniklerini uygulayın

Öfkenize sebep olan durumu ve öfkenizin biçimini tanımlayın

Öfkelendiğiniz ortamdan uzaklaşın

Kendinize sizi sakinleştirecek cümleler söyleyin

Farklı bakış açıları ve çözüm yolları üretin”

Anlatılanların hepsi güzel de yinede karşımızda öfkelenen birisi varsa, işte o zaman yapacaklarımız da:

“Sakin kalmaya çalışın

Karşınızdakini ilgiyle ve ciddiyetle dinleyin

Onu öfkelendiren özel noktaları/ konuları belirleyin.

Dikkatinizi karşınızdaki kişinin sözünü ettiği sorun ve o sorunun çözümü üzerine yoğunlaştırın.

Karşınızdakine saygınızı sürdürün.

Onun yaşadığı öfkeyi bireysel olarak üzerinize almayın.

Karşınızdakine asla “sinirlenme, sinirlenmeye ne gerek var” demeyin.

Münakaşa etmeyin, tartışmaya girmeyin

Şaka ile konuyu yumuşatmaya kalkışmayın”

Öfkeyi anladık da ya stres ne oluyor? İşte strese de:

Stres , “Vücuda yüklenilen herhangi bir özel olmayan isteme karşı, vücudun tepkisi" olarak tanımlanmaktadır” diye tanımlayıp,” İyi ve kötü stres” olmak üzere stresi ikiye ayırıyor Fedai Bey. İyi strese( yararlı stres), kötü strese(zararlı stres) olarak da belirtiyor.

“Yararlı stres, yaşandıkça neşe, canlılık ve kazanç sağlayan stres, (pozitif)

Zararlı stres ise aşırı ve sürekli olan ve bireyin güçlerini tüketen bir stres türüdür. (negatif)

Her stres bireye zararlı değildir. Stresin azı organizmayı uyardığı için bazı durumlar da faydalıdır. Pozitif stres öğrenciyi derse hazırlar, atleti yarışa hazırlar, sporcu ya müsabakayı kazandırır. Stres Çeşitleri, memura işini dikkatli yaptırır.”

Bir izleyicinin “insanı strese sokan sebepler nelerdir? “ sorusuna cevap olarak” ülkemizde genellikle insanı strese sokan sebepler araştırmalarda şöyle belirtilmiştir” deyip ilmi araştırma sonuçlarını açıklıyor.

Evlilik,( evlenirken arabaların önüne “evleniyoruz mutluyuz” yazarken)

Boşanma, ( arabaların arkasına boşandım huzurluyum espirisini de yapıyor)

Hamilelik, doğum yapma,( erkeklerin dokuz doğurması)

Sevilen birinin ölümü,

Sağlık problemleri,

İşten çıkarılma, yeni bir işe başlama, farklı bir şehir ya da ülkeye taşınma

Bununla birlikte, hipertiroid, aşırı hareketsizlik ve kötü beslenme gibi unsurların da strese sebep olan faktörler arasında bulunduğu belirtiliyor

Strese sebep olabilecek diğer faktörler ise şöyle sıralanıyor:

 “ Mikroplar, çevre kirliliği, aşırı kalabalık, gürültü, değişen hayat şartları, bazı iş şartları, bazı iş türleri, örgütsel faktörler, yetersiz iletişim, başarı düzeyi ile ilgili yetersiz geri bildirim, belirsiz ve çelişkili amaçlar, başarı değerlendirmesinin yanlış ve çelişkili olması, adaletsiz denetim düzeni, yetersiz bilgi, rekabet, dedikodu”

İnsanlarda görülen “kişilik özellikler” ni de: A-Tipi ve B- Tipi özellikler diye ikiye ayırıp;

A-Tipi kişilik özellikleri; “Sürekli hareket eder, hızlı yürür, hızlı yer, hızlı konuşur, sabırsızdır,   iki şeyi aynı anda yapar, başarıyı, miktarı ile ölçer, rekabeti sever, zaman baskısını hisseder.”

B-Tipi kişilik özellikleri; Zaman ile ilgilenmez, Sabırlıdır, Eğlenmek için oyun oynar, Suçluluk duymadan dinlenir, Acelesi yoktur, İşi bitirmek için zaman saplantısı yoktur.” Diye belirttikten sonra:

A tipi davranış sergileyen kişiler, sürekli olarak zamanla ya da insanlarla yarış halinde oldukları için  onların “savaş-kaç” tepkisi tekrar tekrar gündemdedir. Bu da bedende belli hormonlarının sürekli salgılanması ve bunun sonucu olarak kanda kolesterol ve yağın artması demektir. Aynı kişilik özellikleri devam ettikçe kandaki bu maddelerin atılması da güçleşmektedir. Bu da kalbe kan taşıyan damarların zarar görmesine neden olur.

B tipi davranış gösteren kişiler sağlığını stresle bozmadan mücadele eder.” Diye de ekliyor.

 

TÜRKİYEDE STRES KAYNAKLARI

 

 “Şimdi öfke ve stresle nasıl baş ederiz” sorusuyla; “Düzenli yapılan egzersizler kas gerginliğini azaltmakta etkilidir. Kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlar,kas gevşemesi, zihinsel gevşeme, yapılan işte etkinliğin artması, enerjide artış, duygusal boşalma ve rahatlık, Daha iyi uyku, Kendine güven artışı, Endişelerde azalma, Daha iyi sağlık, Bel ve sırt ağrılarından korunma,Kalp hastalığı riskinin azalması.”

Tatil: Kısa molalar (ya da uzun tatiller) vermek,stresin tepeye yükseldiği zamanlarda vücudumuzun dinlenmesine yardımcı olur

Hobiler: İlginizi ve enerjinizi yoğunlaştıracağınız bir alan bulmak, stresin etkilerini oldukça azaltacaktır

Danışmanlık: Bir danışmanla konuşmak, strese sebep olan problemlerin belirlenmesine ve stres yaratan negatif uyaran örüntülerinin kırılmasına yardımcı olacaktır

Gevşeme Egzersizleri: Stresle baş etme grupları ve gevşeme egzersizleri, stresle başa çıkmada etkili olacaktır.” Deyip “gevşeme egzersizlerine; “İbadet(Namaz kılma, oruç tutma, kurban kesme, zekat verme, sadaka verme vs.),yoga, meditasyon” un önemini vurguluyor. 

Zaman Yönetimi: Zaman yönetiminin amacı, zamanı gereksinim ve istekleri karşılaşabilecek biçimde kontrol altında tutabilmektir. Zaman yönetiminde amaç saptamak amaca ulaşmak için planlama yapmak, planı uygulamaya hemen başlamak, bitiş zamanını saptamak ve son olarak amaca ulaşana kadar çalışmaya devam etmek gerekir. Zaman baskısının yarattığı stresle başa çıkma da, zamanı iyi yönetmek, en iyi yoldur. “

Fedai Bey, “öfke ve stresin” tabiattan gelen bitkilerle de yenilebileceğini belirtip, bu bitkileri şöyle sıralıyor: “Badem, yoğurt, c vitamini, balığın içinde bulunan omega 3 hem sindirim dostu olup hem de sakinlik duygusu vermektedir. Çikolata çok yerde önerilmeye başlamış ve araştırıldıkça bol yenilen bir yiyecek olmuştur. Çikolata bir konuya odaklanmayı ve motivasyonu çoğaltmaktadır. Meyveli yoğurt hem içerik bakımından zengindir hem de meyveyle karıştırıldığında ayrıcalıklı, düzenli bir metabolizma sistemi oluşturur. Kekik (Dağ Çayı), hatmi, okaliptüs yaprağı, menekşe, ebegümeci, karabaş otu, melisa, adaçayı, lavanta, toros nanesi, strese bağlı uykusuzluk, mide ve bağırsak spazmının giderilmesinde yardımcı olur.” Diyerek çevremizde sıkça bulunan bitkileri sıralıyordu.

 

Fedai Bey, “Öfke ve stres hayatımızın bir parçası ondan kaçış yok” deyip;  bunun için de: “Fiziksel dayanıklılığın arttırılması. Sabahları mutlaka kahvaltı edin ve doğru beslenin. Daha çok sebze salata yemeye çalışın. Yeterince ve düzenli uyuyun. Bolca su için. Susuzluk gergin ve sinirli yapar, konsantrasyonu azaltır. Gülmeye zaman ayırın. Mizah kan basıncını düşürüp endorfin hormonunun açığa çıkmasını sağlar. Endorfinler beyine etki ederek kişinin kendisini mutlu hissetmesini sağlar. Gülmek ayrıca dolaşımı düzenler, kalbi, sinir ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Sizi üzen TV dizilerinden uzak durun. Ayağınızı yorganınıza göre uzatın. Gelirinizin üzerinde bir yaşam tarzı benimsemek, hastalanmanıza neden olabilir. 
   Toplumsal destek: Toplumsal destek terimi, bireyin başka bireylerle veya gruplarla var olan iletişimini anlatır. Birçok araştırma göstermiştir ki, yalnız yaşayan ya da diğer insanlar veya kümeler tarafından benimsenmeyen kişiler, stresle ilgili süregelen hastalıklara karşı daha duyarlıdır. Toplumsal yalıtılmışlık bir erken ölüm nedenidir. Stresle başa çıkmada güvenilen, sevilen, açık iletişim kurulabilen insanların desteği, bireyleri rahatlatarak, stresin olumsuz etkilerinin azaltılmasında büyük yardım sağlamaktadır.

İnançlarınızı geliştirin, İnançlı biri olun. Güçlü inanç bağları, tevekkül ve kabullenmeyi, hoş görmeyi, iyimserlik hissini sağlar, stresi azaltır. iç huzur önemlidir. Farklı açıdan bakın. Size stres veren duruma başka bir açıdan bakmaya çalışın. Gerçekten bu kadar kötü mü? Soruna başka türlü bakmanın bir yolu yok mu? Stres yaratan durumdan kaçınamıyorsanız, hazırlıklı yaklaşın, stresi önlemek için adımlar atın.

Başkalarına yardımcı olun
Gönüllü olun. Yalnızlık duygusu endişelerinizi artırır. Başkalarına yardımcı olmak, başarı duygusu ve kendine saygıyı aşılar. Ayrıca başkalarının dertlerini görünce kendinizinkilerin ne kadar da önemsiz olduğunu anlayabilirsiniz.

Bir çalışmada hiç gönüllü iş yapmayan erkeklerde ölüm oranının, haftada en az bir kez gönüllü iş yapan erkeklere göre iki kat daha fazla olduğu saptanmıştır.

Hayır” deyin.

Bazen sınırlarınızı çizmek zorunda kalabilirsiniz. Aşırı stres altında olan insanlar genellikle kendilerini ifade edemezler ve her şeyi yutarak, “Bunu yapmak istemiyorum” veya “Yardıma ihtiyacım var” demek yerine bütün işleri kendi başlarına halletmeye çalışırlar! Böylece kaldırabileceklerinden çok daha fazlasını yüklenirler. Stresle mücadeleye “iş yükünüzü azaltarak” başlayın.”

Fedai Bey, espirili anlatımıyla herkesin yüzünde tebessüm bırakmasını bilerek sunumu tamamlayıp “bütün izleyicilere teşekkür”” ettikten sonra haftaya yeni bir konuda buluşmak üzere yüzlerde gülücüklerle ayrılan izleyici bırakıyordu geride.

 

 

 

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü