Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Perşembe Sohbetleri: Bosna Günlüğü

02 Nisan 2015
Perşembe Sohbetleri: Bosna Günlüğü
Eskişehir Türk Ocağı Perşembe Sohbetleri programının bu haftaki konuğu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğretim üyelerinden Doç.Dr. Muharrem Dayanç’tı. “Bosna Günlüğü” başlıklı konuşmasında sayın Dayanç özetle şunları söyledi:
 
 
“Dış dünyaya bu ilk açılışımda yaşadıklarımı günlükler hâlinde kayıt altına almayı çok istiyordum. Fakat bu, sadece istemekle gerçekleşebilecek bir durum değildi. Dikkat, rikkat, enerji ve zaman istiyordu. İlk günler zor geçti, bırakın günlük tutmayı zihnimi toparlamayı bile bir türlü başaramadım. Artık ne bekliyorsam, umduğum gibi bir ülke, coğrafya ve insan sarmalıyla karşılaşamamıştım. Herkes ve her şey olumsuz anlamda üstüme üstüme geliyordu. Neden sonra, bütün bu olumsuzlukların, kendimi birden bire içinde bulduğum gurbet ve yalnızlık duygusundan kaynaklandığını anladım. Coğrafyaya, insanlara, hatta kendime haksızlık ettiğimi fark ettim. Mükâfatım gecikmedi. Bu fark ediş sayesinde dikkate meyyal bir göz ile yazmaya teşne bir kalemi önümde hazır buldum. Sözün kısası, gözlerim ve kalemim bana yeniden bağışlandı. Günlerce hiçbir şey yazamayan ben, yazı makinesine dönmüştüm. Bazen sadece yazı yazmak için rahatıma, uykuma kıyıyor, şehirden şehire, kasabadan kasabaya, insandan insana koşuyordum.
 
Dikkat merceğimin merkezinde çocuğundan yaşlısına, gencinden ihtiyarına kadar herkes vardı. Konuşmalarından, alışkanlık, tavır, davranış ve tutumlarına kadar her şeylerine dikkat etmeye çalıştım. Boşnaklar rahat insanlar, dünyaya fazla meyletmeyen insanlar.
 
Tarihi arka plânıyla mekân da dikkatimden hiç uzak olmadı. Doğal coğrafyadan, insan eliyle kurgulanmış şehir ve yaşam alanlarına yani yapay coğrafyaya kadar insana yoldaşlık ve sırdaşlık eden toprak da bin bir görünümüyle günlüklerime renk kattı. … Bireysel ve toplumsal anlamda önemli gün ve haftalar da kalemimden nasibini aldılar. Bu arada Avrupa seyahatlerim de oldu. Hırvatistan, Slovenya,Belçika, Lüksemburg gözümle; Avusturya, Almanya, Fransa hem göz hem de ayaklarımla karış karış arşınladığım yerlerdendi. Ufkumu açmakla kalmadı buralar mukayese gücümü de keskinleştirdi. Onları da dilden elbiselerle huzurunuza çıkardım.
Elbette hep aynı ruh hâliyle yazılmadı günlükler. Bazen sevgi ve hoşgörüyle bakılan bir kişi, mekân veya olguya bir başka gün yılgın ve eleştirel bir gözle bakıldığı çok oldu. Bakılanlar aynıydı, değişen ruh hâli, bakış zamanı ve açısıydı. Öyle görünseler kayda geçseler de bu farklılıklar çelişki değildi. Gerçeğin bir insanın zihninde ve gözünde değişik zamanlarda ne kadar şekil değiştirebileceğinin somut göstergeleriydi bu geliş-gidişler. Alıştıkça, benimsedikçe ve yakınlaştıkça doğal olarak üslup ve ifadeler de farklılaşıyordu, zenginleşiyordu, hatta güzelleşiyordu. İlk görüş ve bakıştaki keskinlik, katılık yumuşayıveriyordu kendiliğinden.
 
Çocukluğumda, gençliğimde, öğrencilik yıllarımda bu ve buna benzer günlükler tutmuş olmayı ne kadar çok isterdim. Ama bize günlük tutturmadılar, vecize-özlü söz yorumlattılar, atasözü açıklattılar. Kendimizden uzak dünyalara savrulduk hep. Gurbet ve günlük ikisi bir araya gelince kendime yaptığım yolculuğun hem hızlandığını hem de nitelik kazandığını gördüm.”
 
 
Muharrem Dayanç’a yöneltilen soruların ardından program sona erdi.
Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü