Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Genel Merkezimiz Kosova Türk Dünyası Gençlik Buluşması'na Katıldı

19 Nisan 2015
Genel Merkezimiz Kosova Türk Dünyası Gençlik Buluşması'na Katıldı

Prizren’de düzenlenen 4. Geleneksel Türk Dünyası Gençlik Buluşması’nda 15 ülkeden gençlik alanında faaliyet gösteren 40'a yakın sivil toplum kuruluşu temsilcileri, katıldı. Türk Ocakları Genel Merkezi adına programa Sadettin Erbaş katıldı. Erbaş, "Türk Ocakları’nın Türk Dünyası Gençliği Entegrasyonuna Dair Önerileri" başlıklı bir bildiri sundu. Bildiri programın sonuç bildirgesine de eklendi.

 

Türkiye ve Kosova’dan çok sayıda milletvekili, Türkiye Cumhuriyeti Kosova Büyükelçisi Songül Ozan, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Kamu Yönetimi Bakanı Mahir Yağcılar ile Balkan ülkelerinden çok sayıda davetlinin katıldığı açılış töreninde böyle bir faaliyetin Kosova’da düzenlenmesi mutluluğu ifade edildi. 



Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi Songül Ozan, bu yıl 4. Geleneksel Türk Dünyası Gençlik Buluşması'nın Kosova'da gerçekleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti'nin Kosova'ya verdiği önemi gösterdiğini söyledi. 

 

Açılış töreninden sonra 15 ülkeden gençler, farklı konuları gündeme getirerek STK’la ve ülkeler arasında ilişkilerin geliştirilmesini ele aldılar.

 

Sadettin Erbaş'ın "Türk Ocakları’nın Türk Dünyası Gençliği Entegrasyonuna Dair Önerileri" adlı bildirisi şöyle:

 

"Türkiye Cumhuriyeti’nde, Türkî Cumhuriyetlerde ve muhtelif ülkelerde yaşayan bütün Türk halklarının siyasi, sosyolojik gelişimi ve iktisadi anlamda refaha ulaşmaları için bu toplumların işbirliği içerisinde olmaları, söz konusu alanlarda ortaklaşa hareket etmeleri bu alanlardaki tecrübelerini birbirleriyle paylaşmaları son derece mühimdir. Bu işbirliğinin sağlanması için özellikle de hâl-i hazırda bağımsız olan Türk dilli devletlerin uluslararası arenada birlikte hareket etmeli ve bunun kurumsal zeminini sağlayacak olan bir uluslararası organizasyon etrafında Türk birliğini kurmaları şarttır. Bu birliğin kurulması için yaklaşık 20 küsur yıldır çeşitli girişimlerde bulunulmuş ve son olarak da 2010 yılında kurulan Türk Konseyi bu anlamda ciddi bir girişim ve irade beyanı olarak vücuda getirilmiştir. Her ne kadar Türk Konseyi ile birlikte Türk Cumhuriyetlerinin birliği için önemli bir adım atılmış olsa da söz konusu ortaklığın ve birlikteliğin daha da pekiştirilmesi farklı alanlara doğru derinleştirilmesi ve bütün Türk toplumlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir. Bu anlamda gelecekte daha güçlü bir Türk birliğini ve toplumlarımız arasında daha güçlü bir aidiyet ve asabiyet duygusunun vücuda getirilmesi için geleceğin sahibi gençlere bugünden yatırım yapılması ve gelecekte kurulacak bu büyük birliği gençler üzerinden bugünden inşa etmeye başlanması gerekir. Bunun içinde Türk Dünyasının muhtelif ülkelerdeki gençler arasında güçlü bir iletişim ağının kurulması ve böylelikle ittihadın tesis edilmesi son derece elzemdir. Bu alanda atılacak somut adımlarında tespit edilip derhal uygulamaya kurulması gerekmektedir.

 

1912’den beri, 100 küsur yıldır Türk dünyasının ve Türk toplumlarının meseleleriyle ilgilenen Türk Ocaklı gençler olarak bizim bu konuya dair fikirlerimiz şunlardır:

 

Öncelikle Türk Konseyinin de aktif katılımı ile Türk Konseyi bünyesinde kurulacak bilimsel komisyonların çalışmaları sonucunda Türk Konseyi’ne üye devletlerde kullanılacak ortak bir alfabenin geliştirilmesi gerekir. Böylelikle toplumlarımız arasındaki en büyük iletişim sorunu olan alfabe farklılığı ortadan kaldırılacaktır. Bunun için söz konusu devletlerin bu alanda gerekli siyasi iradeyi göstermeleri mühimdir.

 

Hâlihazırda Türk Konseyi tarafından üzerinde çalışıldığını bildiğimiz ve Türk Dünyasındaki gençlerin kaynaşması için son derece önemli olduğunu düşündüğümüz ve muhakkak hayata geçirilmesi gereken projede şudur; Türkî Cumhuriyetlerde bulunan üniversite öğrencileri arasında AB’nin Erasmus programına benzer bir öğrenci değişim programının daha etkin daha kapsamlı ve daha çok öğrenciyi kapsayacak şekilde Türk Konseyi üyesi devletler ve diğer Türk topluluklarında bulunan üniversiteler arasında etkin bir şekilde uygulanması gerekir. Ne kadar çok öğrenci bu projeden faydalandırılırsa Türk Dünyası gençleri arasındaki entegrasyonu ve bu gençlerin Türk Dünyasının diğer coğrafyalarını tanımasına o kadar çok hizmet eder.

 

Ayrıca Türkî Cumhuriyetlerdeki önemli gençlik organizasyonlarının liderleri ki bunlar siyasi partilerin gençlik yapılanmaları, çeşitli bağımsız STK’ların gençlik liderleri, üniversitelerin öğrenci konsey başkanlarından oluşmalıdırlar, muhakkak yılda en az bir kere, her yıl farklı ülkelerde olmak kaydıyla, ev sahibi ülkenin organizasyonuyla bir araya getirilmelidirler. Bu gençlik kurultaylarında ileride kendi ülkelerinde etkili bir konuma gelecek olan bugünün genç liderleri daha şimdiden birbirlerini tanımalıdırlar. Bu organizasyonlar sayesinde birlikte hareket edebilme işbirliği yapma ve meseleleri Türk Dünyası ortak perspektifinden değerlendirme yetileri kazanılmalıdırlar.

 

Lisansüstü eğitimlerini Türk Dünyasına dair çalışmalar yapmak üzere sürdüren genç araştırmacılara ve akademisyen adaylarına Türk Cumhuriyetleri arasında oluşturulacak ortak bir fon ile istedikleri ülkede araştırma yapabilmeleri için gerekli destek ve imkânların oluşturulması gerekir.

 

Yine Türk Konseyi bünyesinde müşterek bir proje destekleme fonu oluşturulmalı ve Türk gençlerinin entegrasyonunu; muhtelif Türk Cumhuriyetlerinde gençlerin diğer Türk Devletlerini tanıyabilmeleri ve yerinde görebilmeleri için ve ait oldukları medeniyetin farklı coğrafyalardaki tezahürlerini yerinde inceleyip idrak edebilmeleri için oluşturulacak gençlik projelerinin bu fondan desteklenmesi elzemdir.

 

Bu hususta ve Türkî Cumhuriyetlerde yaşayan diğer gençlerin çeşitli konularda projelendirmeyi düşündüğü ya da bireysel faaliyet olarak gerçekleştirme amacında olduğu mevzularda sorunların çözümünün kolaylaştırılması gençlerin istek ve arzularını artıracaktır. Maddi ve manevi konularda desteklendiğini bilmek gençlerin yapacakları çalışmalarda rıza ve gönüllüklerini artırır.

 

Sürdürülebilir sosyal sorumluluk ve gönüllülük faaliyetleri ile gençlerin toplumsal iletişim ve görev alma şuuru artırılacak ve ilerleyen dönemler için elini taşın altına sokabilecek cesur ve dirayetli bir gençlik inşa olunacaktır.

 

Son olarak da gençlerin tüzel bir kişilik altında aktif faaliyetlerde bulunabilmesi ve bunların nihai bir etkiye kavuşabilmesi için Türkî Cumhuriyetlerin her birinde ortak bir sivil toplum örgütü çatısı altında çalışmaların başlatılması gerekir. Algı oluşturulması ve kamuoyuna yön verme hususunda ortak çalışmalar güdecek olan bu STK ile kapsayıcı çözümlere kapsamlı bir bakış açısı getirilmesi kolaylaşmış olacaktır.

 

Biz Türk Dünyası gençleri olarak en yakın sürede bu kuruluşu vücuda getirerek inkişaf ettirmek mecburiyetindeyiz. Birlikte çalışma kolektif sorumluluk alma anlamında kat etmemiz gereken yolların çetin oluşu bizim tek bir çatı altında müşterek fikirler doğrultusunda sebat etmemiz ile aşılacaktır.

 

Sonuç olarak şu husus tartışmasız bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır ki Türk Dünyasının ve Türk toplumlarının siyasi ve iktisadî alanda tekâmül edebilmesi ve dünya siyasetinde bir güç odağı olarak ortaya çıkması için öncelikle birlik olmaları birlikte hareket edip farklı alanlardaki tecrübelerini birbirleriyle paylaşmaları son derece gereklidir. Özetle Türk Dünyasının terakkisi için evvelen ittihadının vücut bulması gerekir."


 

 

 

 

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü