Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Kimin İçin Hudeybiye?

14 Ocak 2013

“Akan kan dursun”, “Analar ağlamasın” gibi mâsum taleplerle, bir belirsizliğe doğru gidiliyor. Nihayetinde, bin yıllık Türk Devletinin tavsiyesi sonucunu doğuracak adımlar atılıyor. Yapılanları mâzur ve mâkul göstermek üzere, İslâm Tarihi’nden, Hz Muhammed’in sünnetinden de misal getirildi ve olanlar Hudeybiye Anlaşmasına benzetildi.

Hudeybiye Anlaşması, Mekke’li müşriklerle, Müslümanlar arasında yapıldı. Kabe’yi ziyaret maksadıyla Müslümanlar Peygamberimizin riyasetinde Mekke’ye yönelmişti. Halid Bin Velid komutasında Mekke’liler, Müslümanların Kâbe ziyaretini engellemek için tertibat almışlardı.

Peygamberimiz, ziyareti tamamlamak için çarpışmayı göze aldıklarını belirterek, isterlerse anlaşma da yapabileceklerini  söylemişti. Bunun üzerine Hudeybiye Anlaşması aktedilmişti. Ancak, anlaşmada Müslümanlar aleyhine sayılabilcek bir hüküm vardı. Mekke’den Medine’ye iltica eden müminler iade edilecek, fakat Medine’den Mekke’ye iltica eden müşrikler iade edilmeyecekti. Anlaşmanın aktinden sonra, genç bir bir mümin Medine’lilere iltica etti. Müşrikler iadesini istediler. Şehit olacağı bilindiği halde, o genç iade edildi. Müslümanlar Peygambere sitemkârdı. Medine’ye dönerken Fetih Suresi inzal oldu. Zafer müjdelendi. Bir yıl sonra da Müslümanlar Mekke’ye girdi. Halid Bir Velid’de daha sonra büyük islâm komutanı oldu.

İşte, “kan yutup da kızılcık şerbeti içtik” denen olay budur.

Şimdi bu misalin ne ifade ettiğini anlamak bakımından tarafları yerli yerine oturtmak gerekir.

Mekke’liler mevcut hâli temsil etmektedirler. Yeni bir nizam taleb eden müslümanlardır.

Türkiye’ye gelince Türkiye Devleti bin yıllık bir devlettir. Devletin kuruluşundan itibaren Müslümanları bir millet sayan kurucu iradesi vardır. PKK ise, bağımsız kürdistan  diye yola çıkmıştır. Otuz yıla yakındır bu hedefini, zaman zaman federatif sistem, mahallî muhtariyet şeklinde farklı talepler ileri sürse de, gerçekleştirmek için isyan hallindedir. Komşularımızın ve müttefikimiz olan dış güçlerin desteği ile varlığını sürdürmektedir. Yine içeridekilerin gafleti, dışarıdakilerin desteği ile, askerî bir başarı gösteremese de, bir takım lehine neticeler elde etmiştir.

O halde, varlığını devam ettirme durumunda olan Türkiye Devleti, gelecekte farklı bir nizam talep eden PKK’dır. Bu durumda, Mekke’liler Türkiye  Devleti’dir. Medine’liler PKK’dır. Gerçekten de, sûretâ taviz veren de PKK’dır. Bağımsızlık v e federasyon taleplerinden vazgeçmiştir. Ancak, bin yıllık devletin tasfiyesi anlamına gelecek, Anayasal düzenlemeler talep etmektedir. Bunun, imkân ve şartlar gereği en iyi sonuç olduğunu bilmektedir.

Eğer mevcut hâl için yapılan Hudeybiye benzetmesi doğru ise, bunun sonunda kazançlı çıkanın PKK olacağı açıktır.

Fethullah Hocaefendi’nin, beyanındaki coşkunluktan kastının bu olmadığı açıktır. Ancak, yapılanları doğru anlamak için dikkatimizi isabetli bir noktaya çektiği ortadadır. Verdiği misâli doğru yorumlamak sûretiyle âkıbetimizi görme fırsatı vermiştir.

Teşekkürler Hocaefendi!

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü