Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Giresun Şubesinden 19 Mayıs Konferansı

22 Mayıs 2015
Giresun Şubesinden 19 Mayıs Konferansı

Giresun Türk Ocağı Faaliyetleri Devam Ediyor: 22 Mayıs 2015 Tarihinde Yrd. Doç. Dr. Beytullah Dönmez Hocamız “19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı” Konulu Konferansı Sundular

 

 

Konferans özet olarak şöyleydi: 

 

Türk tarihinde millî bayramlar kavramı gerçek anlamını Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile bulmakla beraber eski Türklerin doğaya ait bayram uygulamalarının olduğunu da biliyoruz. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ortaya çıkan ve devletin dağılmak üzere olduğu yıllarda uygulanan millî bayramların olduğunu tarihi kaynaklarda görüyoruz. Osmanlı Devleti’nde II. Meşrutiyetin ilânı olan 10 Temmuz gününün resmî bayram olarak da kutlandığını biliyoruz. Bununla birlikte resmî olmamakla birlikte devletin kuruluş günü olan “İstiklâl-i Osmanî” gününün yine kutlanılan millî bayramlardan olduğu bilinmektedir. 2 Mayıs 1916 tarihinde kutlanıldığı anlaşılan “Çocuk Bayramını” ilk defa görmekteyiz. Bunun yanında idman bayramı, millî bayram veya resmî bayram olarak anılmayan ancak Osmanlı Devleti’nde 1908 yılından itibaren gündeme gelen “Amele Bayramı” kutlamaları da vardır.

 

Millî Mücadele sonunda ulus-devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde kutlanan dinî ve millî bayramlar bulunmaktadır. Özellikle millî bayramların temel amacı, işgale uğrayan ve Türk Milleti’nin teşkilatlanarak kurtardığı ülkesinde millî hisleri canlı tutma, gelecek nesillere gerekli mesajları ulaştırma ve millî değerleri muhafaza etme gayesiyle hayata geçirilmiştir. Millî bayramların temel hedefi “bağımsızlık, millî devlet, çağdaşlık, devlet ve millet sevgisini pekiştirmek” diye ifade edilmiştir. Ülkemizde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı millî bayramlar olarak kutlanmaktadır.

 

Osmanlı Devleti’nde 12 Mayıs 1916 tarihinden itibaren “İdman Şenlikleri” düzenlemeye başlayan Genç Derneklerinin 1916 yılındaki Genel Müfettişi olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün olduğunu görmekteyiz. O yıllara biten Çanakkale Savaşı’nın kahramanı Mustafa Kemal Paşa, Harbiye Nezâreti tarafından 1915 yılının Aralık ayında “Osmanlı Genç Dernekleri Müfettişi Umumiliğine” atanmıştır. Bu görev üst yönetim tarafından bir nevi Mustafa Kemal Paşa’yı pasif bir göreve getirme olarak da ifade edilmektedir. Mustafa Kemal Paşa, bu çalışmaları çok önemsemiş ve “spor ve beden eğitimi” konusunda bir rapor hazırlayarak dönemin hükümetine sunmuştur. Mustafa Kemal’in “spor ve beden eğitim” konusunda hükümete önerileri, onun Osmanlı Devleti’nde sporun ve beden eğitiminin yaygılaştırılmasını istediğini ve gençlere askeri, kültürel, sosyal ve toplumsal gelişmeler için spor ve beden eğitiminin çok önemli olduğunu bilmesinden kaynaklanmaktadır.

 

Osmanlı Devleti’nde 1914 yılında “Osmanlı Güç/Genç Dernekleri” kurulmuştur. Hükümet bu raporu dikkate alarak 17 Nisan 1916 yılında “Genç Dernekleri Teşkilatı Hakkında Kanun Muvakkat ve Talimatnamesi’ni yürürlüğe koymuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın bu hazırladığı raporun 11. Maddesinde “millî bayramların ihyası ele alınmalıdır” ifadesi çok dikkat çekicidir. Mustafa Kemal Paşa’nın bu teklifi üzerine 12 Mayıs 1916 yılında millî bayram havasında “İdman Şenlikleri” düzenlenmeye başlamıştır. Yine bu talimatnamenin 12. Maddesindeki “Umumi Osmanlı Genç Dernekleri” yürüyüş halinde “Dağ Başını Duman Almış” marşını terennüm edecekleri belirtilmiştir.

 

Bu marş İsveçli besteci Feliks Karling’e aittir. Yüksek Beden Eğitimini aldığı İsveç’ten yurda döndükten sonra Selim Sırrı Tarcan bu marşı Ali Ulvi Bey’e vermiştir. 1915 yılında bu marş ilk defa İstanbul Erkek Öğretmen Okulu öğrencileri tarafından seslendirilmiştir. Bu marş 12 Mayıs 1916 yılında Kadıköy’de Papazınçayırı’nda yapılan ilk “İdman Şenliğinde” Selim Sırrı Tarcan’ın şefliğinde törene katılan öğrencilerce seslendirilmiştir.

 

Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919 yılında Samsun’a çıkmış ve buradaki faaliyetlerinin ardından Havza’ya hareket etmiştir. Yolda bindikleri otomobilin arızalanması üzerine yollarına yaya olarak devam etmişler ve bu yürüyüş sırasında “Dağ Başını Duman Almış” marşını yanındakilerle birlikte söyleyerek ilerlemişlerdir. Millî Mücadelenin başlangıcında söylene bu marş Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli “sembol marşlarında” biri olarak sıkça söylenmeye başlanmıştır.

 

Cumhuriyet’in ilk yıllarında spor ve beden eğitimi konusunda Osmanlı Devleti’ndeki uygulamaları aynen devam ettiren “Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı”, ülkemizdeki spor faaliyetlerini ilk defa üst spor kurumu olma özelliğinin de taşımaktadır. Kurum, 1923 yılında yürürlüğe giren bir kararname ile “Kamu Yararına Hizmet Eden Kurumlardan” biri olarak kabul edilmiştir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı, federatif bir yapı içinde, özel kulüplerin kendi kendilerini yönetme ilkesiyle çalışmakta ve sporu kişilerin, kulüplerin malı olarak kabul etmektedir. Cumhuriyet yönetimi, sporun örgütlenmesini, kulüplerin kendilerine bırakmıştır.  Ülkemizdeki sporun özerk bir yapı ile yönetilmesinin temel amacı böyle ifade edilmiştir.

 

19 Mayıs kutlamaları 1916 yılından itibaren başlayan “İdman Şenliği” olarak sürdürülmektedir. İdman Şenliği’nin kutlandığı ay ise Mayıs ayıdır. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın resmî bir bayram olarak kabul edilmesi süreci diğer bayramların kabul edilme süreçlerinden oldukça farklı olmuştur. Bugün ulusal düzeyde kutlanan 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın bir bayram olarak kabul edilmesinde, başta doğrudan Türk Milleti’nin kendisi olmak üzere birçok farklı sosyal gruplar etkili olmuştur.

 

Bunlardan ilki belki de en önemlisi 19 Mayıs gününün Atatürk’ün Samsun’a çıkıp, Millî Mücadeleyi buradan başlatmış olmasıdır. Samsun halkı 1926 yılından itibaren bu günü “Gazi Günü” olarak kutlamaya başlamıştır. Yine Ankara’da Güneş Kulübünün sivil toplum cemiyeti olarak 19 Mayıs gününü “Atatürk Günü” olarak kabul edilmesini teklif ettiğini görmekteyiz.  Bu teklif, Türkiye İdman Cemiyeti İttifakı tarafından karar altına alınmış ve kutlamalar 1935 yılında tüm ülkede gerçekleştirilmiştir.

 

CHP’ye bağlı olarak çalışan bu kurum 1936 yılı Nisan ayı içinde yaptığı genel kurul kongresinde 19 Mayıs tarihinin “Spor ve Gençlik Bayramı” olarak kabul edilmesini CHP yönetimine teklif etmiştir. Bu teklif parti kurulları tarafından onaylanmıştır. Bu arada Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Mayıs ayının üçüncü Cuma günü kutlanmakta olan Jimnastik Şenlikleri de aynı güne alınması kararlaştırılmış ve bu gün sporla bütünleştirilmiştir.

 

Bunların dışında, 19 Mayıs Atatürk için de önemli bir tarih olmuştur. Birçok olayın yanı sıra, Millî Mücadele ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreci içinde kendisinin oynadığı rolün de anlatıldığı Nutuk adlı eserine başlangıç tarihi olarak 19 Mayıs tarihini vermiş, ayrıca bu tarihin kendisinin doğum günü olarak belirlenmesine de itiraz etmemiştir.

 

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının aslında 1935’ten itibaren resmî olmasına rağmen, ulusal bir düzeyde kutlanmasına ve Atatürk’ün bu bayramla bu kadar bütünleşmesine karşın Atatürk 1938 yılına kadar yapılan kutlama törenlerine katılmamıştır. 1938 yılı kutlamaları Atatürk’ün ulusal düzeyde doğrudan katıldığı son bayram olmuştur. Çünkü sonrasında yapılan 30 Ağustos Zafer Bayramına ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramına rahatsızlığından dolayı katılamamıştır.

 

Değerler Ölçeği Olarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı:

  1. Gençliğe bağımsızlık ve özgürlük kavramı kazandırılmaktadır.
  2. Gençliğe akılcı davranma, bilme inanma ve laiklik kavramları verilmektedir.
  3. Gençliğe yılmadan çalışan ve azimli kararlı olma öğretilmektedir.
  4. Gençlere milliyetçilik, yurttaşlık ve vatandaşlık bilinci verilmektedir.
  5. Gençliğe ahlak ve erdem değerleri verilmektedir.
  6. Gençlere barış, dostluk ve arkadaşlık kavramları verilmektedir.
  7. Gençlere işbirliği ve dayanışma duygusu verilmektedir.
  8. Gençlere estetik değerleri verilmektedir.

 

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü