Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Osmaniye Şubesinde Cebel-i Bereket Sohbeti

26 Mayıs 2015
Osmaniye Şubesinde Cebel-i Bereket Sohbeti

“Osmaniye Şubesi Salı Sohbeti”nde “CEBEL-İ BEREKET” konuşuldu. Cebel-i Bereket Osmaniye’nin eski adı. İsmet İpek Beyin deyimiyle “55 yıllık iftihar tablosu”nun adıdır Cebel-i Bereket. İşte bu 55 yıllık iftihar tablosu “Türk Ocakları Salı Sohbetinde” anlatıldı. 

 

Tarihçi İsmet İpek emekli müze müdürü. Kendisini Osmaniye’nin tarihini araştırmaya adamış, Osmaniye’nin dünü ile bugününü bir birine bağlamak için çaba sarf eden idealist bir insan; çabalarıyla Osmaniye’nin tarihine altın harflerle yazdırmaya namzet bir Türk Milliyetçisi.

 

İsmet İpek Cebel-i Bereket’i anlatırken Osmaniye’nin kuruluş tarihini de anlatıyordu aynı zaman da. “Osmanlı Türk Devleti zamanında il olma hakkını kazanmış Osmaniye’nin o zaman ki adı Cebel-i Bereket’in İl merkezi bugün ki Cebel Köyü veya Cebel Yaylası olarak bilinen yerde bulunan Valilik binası dimdik ayakta duruyor, tarihin canlı şahitliğini yapıyor. Ama zaman olmuş “geliri giderinden az olduğu” gerekçesiyle 1933 yılında il özelliği elinden alınıp Adana’ya ilçe yapılmıştır. İşte Cebeli Bereket Osmanlı Türk Devleti zamanında il olmasıyla başlayan ve il özelliği elinden “geçici olarak” elinden alınmasıyla geçen süredeki şanlı maziyi hatırlatıyor.” Adı “Bereket Dağı” anlamına gelen Cebel-i Bereket; aynı zanda Torosların bir kolu olan Amanos Dağları’nın asıl adı da. Hem de Osmanlıdan kalma, Osmanlı’nın yadigârı bir isim. Ama ne hikmetse bizim Batıcı, Batının köleleri Amanos Dağları derken, Osmanlıyı çok sevdiğini söyleyen İslamcılarımız da Nur Dağı demektedirler. Halk ise Gavurdağları” demektedir. Asıl olan halkın söylediği olsa da Osmanlı’nın mirası olan Cebeli Bereket ismi yaşatılmalı, haritalara dağın adı “Cebel-i Bereket Dağı” olarak geçmelidir. Nereden geldiği belli olmayan ve ne idiğü belirsiz olan “Amanos Dağı” hafızalardan silinmelidir.

 

İşte İsmet İpek Osmanlı’nın yadigârı olan Osmaniye’nin “Hacı Osmanlı Köyü”nün Osmaniye’ye dönüşünü anlattı. “Osmaniye aynı zaman da tarihi Kınık Şehrinin de merkezi” olduğun belirtti. İsmet İpek anlatırken daha çok belgeleri konuşturdu. Elbette tarih demek belge demek, vesika demektir. Onun için anlattığı her konunun belgesini d göstermesi önemliydi.

 

İsmet İpek Osmaniye İl merkezinin, yani “Cebel-i Bereket”in Osmaniye’ye, Dörtyol’a hatta Erzin’e taşınma gibi düşüncelerin olduğu zamanlarda bunun sebebinin de altında yatan sebepleri belgelerle açıkladı.

 

İsmet İpek Cumhuriyet döneminde de Osmaniye’nin elinden alınan “il olma” özelliğinin yeniden almak için yapılan çalışmaları da anlattı. Bu çalışmalar yanında bir şey daha vardı ki çok önemliydi; o da Balıkesir’li bir Türk Milliyetçisinin bulduğu bir mühürü Osmaniye’de müracaat edilmesi gerekli yerleri arayıp durumu anlatmasına rağmen tarihten bi haber idarecilerin sahiplenmeyişini dile getirirken dişlerimi gıçırdatmadım desem yalan olur. Mühürün kendisine ulaşmasını ve “bu mühür şimdi Osmaniye Kent Müzesinde Balıkesirli güzel insanın adına sergileniyor” olması da anlatılan güzelliklerden ve İsmet beydeki kadirşinaslık duygusunun önemi dikkate değerdir.

 

İsmet İpek anlatımı süresince belgeleri ve belgelere dayalı resim ve fotoğrafları göstermesi gözümüzün de gönlümüzle birlikte doymasına vesile oldu. Teşekkürler İsmet İpek.

 

İsmet İpek Beyin sunumu sonrası iki önemli şahsiyette yâd edildi. Mayıs ayı içinde kaybettiğimiz Şehit Bakanımız Gün SAZAK Bey ve Türk fikir hayatının üstadı Necip Fazıl KISAKÜREK’i  de yâd edip ruhlarına Fatihalar gönderildi.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü