Türk Dünyası Yardım Kampanyası
Ahmet ACAROĞLU

turkocagi@turkocagi.org.tr

23 Nisan ve Gümülcine

AYVAZ GÖKDEMİR HAKKA YÜRÜDÜ

24 Nisan 2008
Ahmet ACAROĞLU

Türk milliyetçilerinin yakından tanıdığı, Milli Eğitim camiasında çok sevilen, T. B. M. M’de uzun yıllar  milletin temsilciliğini yapma şerefini kazanmış Ayvaz  Hoca’yı kaybettik.

Ayvaz Bey Gaziantepli’ydi. O, hayatının her döneminde, bulunduğu her makamda  Türk düşmanlarına karşı bir  Antep’li Şahin’di. Uzunköprü damadıydı. Eşi Sevgi ablayla birlikte Uzunköprü Lisesi’nde Edebiyat öğretmeniydiler.

             Özellikle  Öğretmen Okulları Genel Müdürlüğü görevini yürütürken  Eğitim Enstitüleri’ndeki  militan kadrolaşmayı  dağıtmayı başarmış, gözü pek bir dava adamıydı. O sıralarda  makamında kendisini ziyaret etmiştim. Yanımda kardeşi Ender de vardı. Çok ilginç şeyler anlatmıştı. Devrimci şiddet ve terörden dolayı  Doğu vilayetlerinden bazılarına gönderecek öğretmen bulamıyordu. ”Fakat benim dönemimde öğretmen olanlar (Ay yıldızlı Bayrağın dalgalandığı her yer vatanımdır) deyip benimle helalleşerek o bölgelere gönüllü gittiler. Daha  otobüsten inerken şehit  edildi bazıları…Hepsi birer bayraktı…Düştüler, düştükleri yer mübarek vatan toprağıydı. Ama bayrağı düşürmediler. ”derken sesi titremiş, yanaklarından süzülen sıcacık göz yaşlarına engel olamamıştı. Çünkü  içi yanıyordu. . . O gece evinde beni misafir etmiş, ikramlarda bulunmuştu.

              Çok şükür o günlerden kurtuldu güzel ülkemiz diye sevinebiliyor muyuz bugün? Gençler artık tezgahların farkına varıp kardeş oldular, diyebiliyor muyuz? Ne gezer ! Batılı vampirlerin kana doyacağını düşünecek kadar saf olamayız elbette. Hatta bugün bölücü  tehdit artık devletin polisini ve askerini hedef yapmaya başlamıştır. Ama içimizdeki aymazlar ve utanmazlar, daha çok demokrasi diye tepinenlerin niyetlerini anlamamakta ısrar ediyorlar. Ayvaz Bey’in bu konulardaki hassasiyetini bilmeyen yoktur. Parlamenter olarak, bölücülere her fırsatta arka çıkan Cladio Roth’a verdiği cevap da hala hafızalardadır.

            Büyük Türkiye rüyasını gerçekleştirebilmek hayatının en önemli  ülküsüydü. Bir gün Uzunköprü’de Şehir Kulübü’nde sohbet ederken; ”Acaroğlu, ya burada kalıp yeşil çuha  masaların hakimi, ya da Ankara’ya dönüp bu aziz milletin hadimi olacağım.” demişti. İkincisini  tercih etmiş, Ankara’ya aldırmıştı tayinini.

                 Yine bir gün üç arkadaş;rahmetli Burhan Yazıcı, Ramazan Parti ve ben parlamentoda odasında kendisini ziyarete gitmiştik. Üçümüzün de yakasında  Türk bayrağı rozeti vardı. Çaylarımızı içerken;”Ne o rozetler öyle? Bana mı hava atıyorsunuz? Sıkıysa gidin de  filanca şehirlerde takın da göreyim sizi!”diye takılmıştı. Şakanın altındaki gerçeğe vurgu yapıyordu aslında. Memleketimin hangi badirelere sürüklendiğini  söylemeye çalışıyordu  daha yirmi sene önce.

                  Ceplerinden avuç avuç kağıtlar çıkardı  bir süre sonra. ”Bu sabah geldim Antep’ten, dedi. Hangi kahveye, hangi esnafa merhaba dediysem millet bir şeyler karalayıp verdi. Vatandaş dertli, bunalmış. Bizi iş takip memuru gibi görüyor. Ben bu ricalarla ilgilenmesem küsüyor. İl, ilçe yöneticilerinden gerekli ilgiyi görmüyor seçim bitince. Vekiller de bu işleri takip edelim derken yasama görevini yeterince yapamıyor, diye ekledi. Sizin istediğiniz nedir? diye masaya vuruverdi birden. Sayın Vekilim bunca laftan sonra sıkıysa sen talepte bulun bakalım, kolay mı, deyince hepimiz kahkahayı koyvermiştik. Gerçekten de O’nu görmekten başka bir niyetimiz yoktu.

               Büyük şahsiyetler nasıl inanırlarsa, hayatı da öyle yaşarlarmış. Sen Koca Reis, baştan ayağa bir imandın, Hz. Muhammed’in yoluna revandın, hep Türklük ateşiyle yandın, TÜRK OCAĞI’nda unutulmaz bir candın. Allah’ın rah-meti, Hz. Peygamber’in şefaati seninle olsun  canım ağabeyciğim.

Ahmet ACAROĞLU
TÜRK OCAĞI UZUNKÖPRÜ ŞUBESİ BAŞKANI

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü