Türk Dünyası Yardım Kampanyası
Ahmet ARIN

turkocagi@turkocagi.org.tr

Türkçemizin özüdür Türkü...

Okumanın ABC’si

25 Ekim 2010
Ahmet ARIN

Önsöz Yerine
Okuma bireyin entelektüel gelişimini sağlamakta, anlama gücünü geliştirmekte, başkalarıyla iletişimini kolaylaştırmakta, eleştirel düşünce yapısına temel oluşturmaktadır. Bundan dolayı okuma alışkanlığı, temel okuryazarlığın ötesinde bir kavram olarak tanımlanmaktadır (Kurulgan ve Çekerol, 2008, 239).
Thorndike (1973) ve May’in (1986) araştırmaları, bireylerin sözcük bilgisi ile anlama yetileri arasında yüksek korelasyon olduğunu göstermiştir. Onbeş ülkeden 100.000 çocuk üzerinde araştırma yapan Thorndike, sözcük dağarcığı fazla olan çocukların sınavlarda, hatta diğer derslerde daha başarılı oldukları sonucuna varmıştır. Aynı şekilde May de kelime bilgisinin anlama yeteneğini %50 oranında artırdığını vurgulamıştır (Ungan, 2008, 219). Okumayı çeşitli gelişme aşamalarından oluşan karmaşık bir süreç olarak algılayan Bamberger’in yaptığı araştırmada, okuma alışkanlığının bireyin eğitimindeki başarısını %30 artırdığı görülmüştür (Bamberger, 1990, 12).
Diğer yandan, bireyin entelektüel gelişimin temelini oluşturan okuma, bir anlamda toplumsal bir güç niteliğini almıştır. Bireyin anlama gücünü geliştiren, bilgi dağarcığını zenginleştiren okuma, öğrenmenin de temel aracıdır. Okuma ile değişimin bilincine varabilen bireyin, doğru seçim yapmasının bir ülkede demokratik yapının yaşatılmasında da önemli rolü vardır. Türkiye’de ve dünyada dil eğitimine bakıldığında, önemli konulardan biri de bireyin okuma kültürü sorunudur. Okuma kültürü, okul öncesinden başlayarak okumayla ilgili bazı davranışları bireyin gerçekleştirebilmesi olarak özetlenebilir. Türkiye’de yapılan birçok çalışma öğrencilerde ve halkımızda okuma alışkanlığının istenilen seviyede gelişmediğini göstermektedir (Dökmen, 1994; Özçelebi ve Cebecioğlu, 1990; Özen, 2001; Çocuk Vakfı, 2006).

Türkiye’de Okuma Alışkanlığı Göstergeleri
Çocuk Vakfı’nın yaptığı araştırmaya göre; Türkiye nüfusunun %40’ı hayatı boyunca hiç kütüphaneye gitmemekte, gençlerin %70’i hiç okumamakta, yetişkin nüfusun %95’i yalnızca televizyon seyretmekte, gazete ve çocuk dergisi okuma alışkanlığı bulunmamaktadır. Diğer yandan öğretmenlerin %63’ü bazen kitap okumakta, sınıf kitaplıkları ve okul kütüphanelerinde yeterli materyal ve zorunlu okul gezisi olmadıkça fuar alışkanlığı bulunmamaktadır. Öğrencilerde özendirilmediği için kendi harçlıklarından kitap satın alma geleneği de oluşmamış durumdadır. PIRLS sonuçları ortalaması 500 iken, Türkiye ortalaması 449 da kalmakta, düzenli kitap okuma alışkanlığı oranı ise yüzde 1 olarak ölçülmektedir (Çocuk vakfı, 2006). Batı’nın gelişmiş ülkelerinde belirlenmiş günlük ihtiyaçlar listesinde kitap okuma, 18. sırada iken; ülkemiz Kültür Bakanlığı’na sunulan raporda 235. sırada yer almaktadır (Milli Kitap Fuarı, 1987, 92). Ayrıca Türkiye Pisa’nın 2003 yılında 41 ülkeyi kapsayan araştırmasında okuduğunu anlama alanında 441 puanla 33. sırayı almıştır (www.meb.gov.tr).

A: Okuma Alışkanlığı Edinmek
“Niye kitap okumuyorlar? demek, ‘Niye piyano çalmıyorlar?’ demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumaya alıştırmak, parmakları piyano çalmaya alıştırmaktan kolay değildir. Ona göre yetişmek, ona göre hazırlanmak lazım gelirdi. Okumak bir kitaptan alınan elemanlarla, kendine manevi bir dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir. Bu, ta çocukluktan başlayan uzun alışkanlıklar ve egzersizler neticesidir.” Diyor Reşat Nuri Güntekin. F.Bacon ise; “gerçekte eğitim, erken bir alışkanlıktan başka bir şey değildir” demektedir. Öğretmeni, öğretim görevlisi, aydını okumayan bir toplumun, okuma alışkanlığı kazanması mümkün görünmemektedir. Önce bu toplumun münevverleri okuyacak, sonra öğretmenleri, sonra aileler okuyacak ki, genç nesillere model olabilsinler. Çünkü alışkanlık süreç ister, çaba ister, fedakârlık ister. Son zamanlarda yapılan okuma alışkanlığı kazandırma faaliyetleri, güzel bir çaba olmakla birlikte, yetersizdir. Çocuklara erken yaşlarda okuma alışkanlığı kazandırmada en etkili iki yer; aile ve okuldur. Çocuklukta, gençlikte, orta yaşlarda hatta olgunluk döneminde okuma alışkanlığı nasıl kazanılır? Bunun detaylarını bir başka yazı konusu yapalım. Sadece şu sorulara cevap aramanızı istemekle başlayalım; Çocuklarımıza “okuyun” diye nasihatler verirken, biz okuyor muyuz? Çocuklarımıza model olabiliyor muyuz? Evde her gün belirli saatlerde okuma saatlerimiz var mı? Öğretmenlerimiz her an ve her yerde öğrencisine kitap okumada model olabiliyor mu?
Şunu da belirtmekte yarar var, okuma alışkanlığı her yaşta kazanılabilir. Yani henüz geç kalmış değilsiniz. Her gün onbeş dakika düzenli kitap okumak, arada sırada yarım saat ya da bir saat okumaktan daha iyidir ve okuma alışkanlığı kazanmada çok önemlidir.

B: Eleştirel Okuma Becerisi Kazanmak (Anlayarak Okumak)
Anlayarak okumada esas, yazının anlamını bulabilmek ve değerlendirebilmektir. Anlayarak okuma; inceleme, seçim yapma, bir karara varma, analiz-sentez yapma ve değerlendirme gibi birçok zihin faaliyetini içine alır. Her okuyucunun kendine özgü bir okuma modeli vardır.
Antoine Albalat; “okuma şekli her insanın mizacına göre değişir. Kendi hesabıma ben ağır okumayı alışkanlık edindim ve bundan da zarar görmedim. Not alarak alıkonacak veya estetik zevkine varılacak yerlerin altını çizmekle yetinirim. Okuma bitince bir kaç gün sonra bile olsa, yazarın ismini taşıyan bir fişin üzerine eserin özetini çıkarır, eleştirici gözüyle kendi düşüncemi yazar, incelenecek veya anlatılacak yerleri gösteririm.” diyerek kendi okuma metodunu bizlerle paylaşmaktadır.
Burada vurgulanması gereken en önemli husus, sünger okuyucu olmaktan uzak durmaktır. Sünger okuyucu, okuduğu kitaptaki her bilgiyi olduğu gibi “emen”, her okuduğunu şüphesiz ve hiç tartışmasız doğru kabul eden okuyucudur. Eleştirel ya da tartışmacı okuyucu, okuduğu yazılar beğendiği yazarların bile olsa, hiç şüphesiz ve doğru kabul etmez. Eleştiricidir ve araştırmacıdır.

C: Okuduğunu Anlatabilme ve Tartışabilme Becerisi Kazanmak
Okuduğunu anlamanın, yazarın düşüncelerine ve aktardıklarına eleştirel gözle bakabilmenin sonucu, anlatabilme ve tartışabilme becerisi kazanmaktır. Çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığı kazandırırken, onlara okuduklarını anlatma fırsatı da vermek gerekir. Böylece çocuklarımız bir yandan okuma alışkanlığı kazanırken, diğer taraftan okuyup anladıklarını da kelimelere dökerek anlatabilme ve paylaşabilme becerisi kazanacaktır.
Bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Paylaşımın içinde beğeni de, yapıcı eleştiri de olmalıdır. Doğru bilgiye ulaşmanın en sağlıklı yolu; doğru kaynaklara ulaşmak, farklı fikirlere kulak vermek ve bütün delilleri görebilmektir. Bu olgunlaşmış bilgi birikimini paylaşmak da gerekmektedir.

Son Söz Yerine
Aslında her kitap iyi birer öğretmendir. Okuduğumuz her cümle bize yeni ufuklar açar. Öğrendiğimiz her yeni kelime, bilgi hazinemizi dolduran paha biçilmez mücevherler gibi, hazine odasındaki yerini alır. Hayat denen pahalı yolculukta, yeni ufuklara bu mücevherlerle yolculuk ederiz aslında. Bütün bilim adamlarının da, kabul görmüş dünya liderlerinin de ortak özelliği, iyi okuyucu olmalıdır.
Engebelerle dolu hayat yolunda yeni ufuklara açılırken bilgi hazinenizdeki mücevherleriniz bol olsun…

KAYNAKÇA
Bacat,M.B.;Demiral,H. Ve Arın,A. (2008). Okuma Alışkanlığı Göstergelerine Göre İlköğretim
Öğrencilerinin Durumları, Türkçe Öğretimi Kongresi MEB-Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul.
Bamberger, R. (1990). Okuma Alışkanlığını Geliştirme. Çev. Bengü Çapar, Kültür Bakanlığı
Kütüphanecilik Dizisi, Ankara.
Çocuk Vakfı. (2006). Türkiye’nin Okuma Alışkanlığı Karnesi. Çocuk Vakfı Yayınları. İstanbul.
Dökmen, Ü. (1994). Okuma Becerisi, İlgisi ve Alışkanlığı Üzerine Psiko- Sosyal Bir Araştırma, MEB
Yayınları, Ankara.
Kurulgan, M.ve Çekerol, G.S. (2008). Öğrencilerin Okuma ve Kütüphane Kullanma Alışkanlıkları
Üzerine Bir Araştırma. Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Dergisi, 8, (2), (237-258)
Milli Kitap Fuarı, (1987) Milli Kitap Fuarı 15-26 Ekim, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.
Özçelebi, S. ve Cebecioğlu, S.(1990). Okuma Alışkanlığı ve Türkiye. Milliyet Yayınları. İstanbul.
Özen, F. (2001). Türkiye’de Okuma Alışkanlığı. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.
Ungan, S (2008). Okuma Alışkanlığımızın Kültürel Altyapısı. Gaziantep Üni. Sosyal Bilimler Dergisi, 7
(1), (218-228).
www.meb.gov.tr/duyurular/duyurular/pisa/pisaraporu.htm,2008.
Yılmaz, B. (1995). Okuyan Aile-Okuyan Birey. Yaşadıkça Eğitim, (41).

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü