Türk Dünyası Yardım Kampanyası
Ahmet ARIN

turkocagi@turkocagi.org.tr

Türkçemizin özüdür Türkü...

3 Mayıs Türkçülük Bayramı

02 Mayıs 2010
Ahmet ARIN

Türkçülük Günü nedir? Kısaca bu konuya değinerek konuya başlamak istiyorum. Türk Milliyetçisi yazar, Nihal Atsız'ın zamanın başbakanı Şükrü Saraçoğlu'na mektup yazarak, Milli Eğitim Bakanını eleştirmesi ve görevden alınmasını istemesiyle her şey başlamış. Ardından Nihal Atsız'a dava açılmış ve ikinci duruşmanın yapılacağı gün, yani 3 Mayıs 1944 günü birçok milliyetçi vatandaş; Nihal Atsız'a destek olmak ve bu durumu protesto etmek için Ankara'da toplanıp gösterilerde bulunmuşlardır.

Akabinde yüzlerce kişi gözaltına alınmış, bunların içinden 47 kişi yargılanmak üzere tutuklanmıştır. Tam 65 duruşma yapılmış ve 31 Mart 1947 'de tutukluların çoğunun beraat etmesiyle süreç son bulmuştur. Nihal Atsız'ın isteği ve tavsiyesiyle, 1954 yılından beri, her yıl 3 Mayıs günü; "Türkçülük ve Milliyetçilik Günü" olarak kutlanagelmiştir.

Milletler ve Medeniyetler tarihin ve kaderin kendilerine biçtiği rolü oynar, evrenin boşluğunda bir seda bırakıp tarihin tozlu raflarındaki yerlerini alırlar. Yeryüzünde çok az millet vardır ki varoluşla var olsun ve 21. asrın haritasında yer bulsun.

Asil Türk Milleti tarihin bu şanslı milletlerinden biridir. Bu bize Yaradan’ın hem bir lütfu, hem de vermiş olduğu vazifenin gereğidir. Bizler bu vazifeyi asırlarca medeniyetin, ahlakın ve erdemin bayraktarlığını yaparak yerine getirmiş ve dünya milletleri içinde hiçbir millete nasip olmayan bir kültür zenginliği oluşturmuşuz.

Bütün dünya TÜRK’ün gücü ve azameti karşısında boyun eğerken TÜRK’ün ahlakına ve irfanına hayran kalmıştır. Bu hayranlığı, La Martin “ Bence insanlığa şeref veren Türk Milletinin düşmanı olmak, insanlığın düşmanı olmaktan farksızdır“ sözleriyle ifade etmektedir.

Bu büyük milletin Orta Asya bozkırlarında oluşan hürriyet ve fetih ruhu, asırların seyri içinde 1071 de Anadolu’da bütün ihtişamıyla fışkırmış ve yeryüzüne yeni bir ahenk ve sistem getirmiştir. Lâkin Anadolu’da yaşamak zordur, burada yaşamanın bedeli ağırdır.

Bugün artık çok açık bir şekilde görülmektedir ki; Anadolu zor bir coğrafya olmakla birlikte dünyanın en stratejik noktalarından biridir. Gayri-Türkler için bundan sonraki mücadele, Türkleri bu topraklardan çıkarmak mücadelesidir.

Peki, bütün dünyanın alt etmek için türlü entrikalar çevirdiği Türk kimdir?

Bu entrikalara karşı duranların sevdası Türkçülük nedir?

TÜRK; Bilge Kağan’ın aklı ve bilgeliğiyle donanmış, Kürşad’ın cesaretini almış ve Hz. Peygamberin yüksek ahlakıyla şeref bulmuş yüksek karakterli bir duruşun adıdır.

TÜRK; Hoca Ahmet Yesevi’nin, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Şeyh Edebalı’nın açtığı kutlu yoldan giden alperenlerin adıdır.

TÜRK; Dün olduğu gibi bugün de kutsal vatan topraklarına göz diken Haçlı zihniyetine “dur” diyen Kılıçaslan gibi arslanların adıdır.

TÜRK; doğudan batıya, kuzeyden güneye aynı heyecanı duyan ve Trablusgarp’ta, Yemen’de, Çanakkale’de vatan için, bayrak için, din için omuz omuza gülerek ölüme gidenlerin adıdır.

TÜRK; Sakarya’da, Dumlupınar’da ve Kocatepe’de yedi düvele meydan okuyan ruhun adıdır.

TÜRK; Sert yaşamaktan hoşlanan ve en büyük sertliği de nefsine karşı gösterenlerin adıdır.

TÜRK; milli çıkarları şahısların üstünde tutan, milli mukaddesata ve geçmişe saygı gösteren, görev ahlakı yüksek, haksızlıklarla savaşta korkusuz bir insandır.

TÜRKÇÜLÜK, ancak ve yalnız bütün Türkler‘i içine alan bir milliyetçilik davasını ülkü edinir. Çünkü Türkçüler için İzmir’i kurtarmak için yapılan savaşla Kıbrıs’ı kurtarmak için yapılacak savaş arasında hiç bir fark yoktur. Çünkü Türk Milleti bir bütündür.

TÜRKÇÜLÜK, büyük Türk ilinde Türk uyruğunun kayıtsız-şartsız hâkimiyeti ve istiklali ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.

TÜRKÇÜLÜK dün bir kaynaktı, bugün bir çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır.

Bu vatanı bir kez daha Türk ili yapan ve adını Türkiye koyan Mustafa Kemal Atatürk; “Ben her şeyden evvel bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum, böyle öleceğim. Türk birliğinin bir gün hakikat olacağına inancım var. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni devirlerini Türk birliği ile açacaktır. Dünya sulh ve sükûnu bu devrin içinde bulacaktır." Demekte.

Ve yıllar öncesinden yıllar sonrasına seslenmektedir; “Efendiler biz hayat ve istiklal isteyen bir milletiz. Yalnız ve ancak bunun için hayatımızı yok etmeyi göze alırız.”

Evet, 21.asır Türk gençliği, istiklal uğruna hayatını ortaya koyan bir neslin devamıdır. Bu uğurda Türk gençliği bugün de her şeyini ortaya koyabilmeli, Türklük bilincine sahip olabilmelidir. İşte o zaman 21. asırda Türk olmak ve Türk kalmak bu medeniyetin evlatları için ayrı bir onur kaynağı olacaktır.

Vatan için, bayrak için, Türklük için hayatını feda eden şehitlerimizi ve 3 Mayıs kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz.

3 Mayıs Türk Milletine kara sevdalı Türkçülerin haykırışının en sert ve en anlamlı günüdür.

3 Mayıs 1944'ü doğuran şartlar ve gelişmeler, önemini ve sıcaklığını bugün de korumaktadır. Türk olmaktan gurur duyanları ırkçılıkla suçlayanların “aydın” olarak nitelendirildiği günümüzde, 3 Mayıs Türkçüler gününün önemi bir kat daha artmaktadır.

Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünü, kafalardan silmek isteyenlerin çokluğunu düşünecek olursak, her Türk'ün bugünü millî şuurla idrak etmesi gerekir.

Türklüğe ve Türk Milliyetçiliğine karşı yapılan her türlü iftira ve saldırılar karşısında yine tek yürek olmak için bayram ediyor ve bayramınızı kutluyorum.

Sözlerimi bu necip milletin yetiştirdiği büyük dâhi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle tamamlamak istiyorum.

Yaradılışımda bir fevkaladelik varsa, o da Türk olmamdır.

Milletim Türk, Vatanım Türkiye, Ülküm Türklüktür.

Ne mutlu Türküm diyene”

Ahmet ARIN
Bozüyük Türk Ocağı Yönetim Kurulu Üyesi

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü