Türk Dünyası Yardım Kampanyası

SUÇÜSTÜ YAKALANDILAR!

04 Ağustos 2008
Ahmet Furkan
Yoruma gerek yok. Suçüstü yakalandılar! Her vesileyle PKK’yı masum göstermeye, meşruiyet alanı kazandırmaya çalışanların foyaları bir kere daha ortaya çıktı. Amaçları bellidir; genel af yoluyla Abdullah Öcalan’ı hapisten kurtarmak, Kürt kimliğini anayasaya yerleştirerek resmi statü kazanmak, yerel yönetimleri özerklik anlamında geniş yetkilerle donatarak yarı bağımsızlığın ilk basmağını oluşturmak… Bu girişimin adı “demokratik özgürlük” sloganıyla paylaşım projesidir.

Kürtçülerin Marksistlerle kurdukları işbirliği, “ortak cephe” görüntüleri yeni bir durum değil. Şu sıralarda efsanevi bir görüntü kazandırılmak istenen 68’li yıllardan bu tarafa benzer sahneleri çok gördük. Son genel seçimlerde bir avuç taraftarı bile olmayan Marksist partinin başkanı Marksist-Kürtçü ittifakıyla meclise sokuldu. O da örgüte minnet borcunu ödemek için elinden geleni yapıyor.

Demokratik değerleri hemen her gün maske yaparak derin bir yüzsüzlükle her konuda boy gösteren, devleti, güvenlik güçlerini, sivil ve asker kamu görevlilerini en ağır şekilde suçlayan, yılgınlık, bıkkınlık ve ümitsizlik yaratarak kendilerine elverişli bir ortam hazırlamaya, yasaları işlemez hale getirmeye çalışanların iç yüzünü görmemekte direnen aymazlar bu son tabloya baksınlar, düşünsünler ve ibret alsınlar.

Örgüt ve yandaşlarının insani duygular adına mahcup olmalarını, olayların mağdurlarından ve toplumdan özür dilemelerini elbette bekleyemeyiz. Hep yaptıkları gibi PKK’nın terör örgütü olduğunu inkâr edecekler; demokrasi, barış ve kardeşlik söylemleriyle kamuoyunu ve ilgilileri uyutarak hedeflerine ulaşmak üzere çabalarını sürdürecekler.

Bunlarda hicap duygusunun olmaması doğaldır. Ancak çeşitli nedenlerle bu fitneyi ve marifetlerini görmezlikten gelen, sempati besleyen, destek veren kesimlerin suskunlarını normal karşılamamız mümkün değil.

İnsani ve vicdani değerlerden nasiplenen herkesin, bu son tablo karşısında tavrını net olarak otaya koyması gerekir. Özellikle dindar, muhafazakâr ve liberal kesimlerin basındaki temsilcileri, sözcüleri, köşe yazarları şimdi de suskun kalırlarsa üç maymunu oynamakta direnirlerse “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan” konumuna düşeceklerini bilmeleri gerekir.

Bu duygu ve düşünceleri çağrıştıran, 4 Ağustos tarihli Milliyet Gazetesindeki haberin başlığı şöyle: “Hedef Saptırıldı”; sonra da haber sunuluyor:

“Beyoğlu’nda toplanan 24 ayrı parti, sendika ve sivil toplum örgütü, Güngören’deki patlamalarının faillerinin kontrgerilla olduğunu iddia etti

ÖDP, DTP, Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Halk Evleri, KESK İstanbul Şubeler Platformu, Limiter-İş, Sine-Sen, Tekstil-Sen ve 78’liler girişimin de aralarında bulunduğu 24 örgüt dün tünel önünde bir araya geldi. Sayıları 300’Ü aşan göstericiler, “Kahrolsun MGK, MİT, CİA, ŞİTEM, Kahrolsun ABD ve İşbirlikçi AKP” şeklinde sloganlar atarak Galatasaray meydanına yürüdü. Burada yapılan Basın açıklamasında Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Beyazıt ve 1 Mayıs Katliamlarının, Musa Anter, Bahriye Üçok, Savaş Buldan, Ayşenur Şimşek, Hasan Ocak, ve daha nicelerinin faillerinin kontrgerilla olduğunu biliyoruz. Kontrgerilla’nın eleri bu kez Güngören’e uzandı. Vahşi bombalı saldırıda 18 canımız aramızdan ayrıldı. Kan ve katliam üzerinde politika yapılıyor. Bir yandan Ergenekon operasyonuyla darbecilerin ve çetelerin üzerine gidiyoruz propagandası yapılırken diğer yandan Güngören’de katliam düzenleniyor. Ergenekon iddianamesi ise işbaşındaki kontrgerilla düzeninin koruma kalkanıdır. Saldırının sorumlusunun PKK olduğu söylenerek hedef saptırıldı, yine kontrgerilla korundu, denildi”

Kürtçü-Komünist ittifak cephesi bu defa fena yakalandı, açığa düştü. Emniyetin bu kadar kısa sürede olayın faillerine ulaşacağını düşünmediler. Örgütün siyasi kanadının Meclis içinden başlattığı “İz Örtme, Hedef saptırma ve Zihinleri Karıştırma” girişimini genelleştirmek üzere yapılan bu çıkış, aynı saatlerde faillerin yakalanmaları sonucu komik duruma düşmüş oldu. Bakalım şimdi, terör örgütü olduğunu kesinlikle inkâr ettikleri PKK’yı savunma amacıyla hangi iddiaları savuracaklar, hangi değerleri kalkan yapacaklar? Bu tarz maskaralıklara alışkın olduğumuzdan, PKK’nın, yandaşlarının, müttefiklerinin yavelerini yadırgamayacağız. Ancak Güngören katliamı üzerine yazıp konuşan bazı muhafazakâr ve neo-liberal çevrelerin hiç olmazsa bu defa olaydaki izler belli olmasına rağmen bunları görmezlikten gelerek bir takım “derin ilişkiler” keşfetmeye, farklı yerleri işaret etmeye yönelik tutumlarından dolayı mahcubiyet duymalarını, özür dilemelerini beklemek hakkımızdır.

Bakıp göreceğiz.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü