Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Türk milletinin 21. Yüzyılda ideali ne olmalı? (İdealimiz “Kızıl Elmamız” ne olmalı?)

11 Kasım 2010
Arif AKDENİZ

Afrika’da yaşayan ilkel kabilelerin dahi yaşadığı asır’dan nasibini alabildiği günümüz dünyasından, asgaride 5.000 yıllık tarihi içinde ulaştığı ve fethettiği coğrafya üzerinde yaşayan, değil insanlar, hayvanlara dahi, hak, hukuk, adalet ve şefkatle hükmetmiş asil milletimize içinde bulunduğumuz, 21. Asırda maalesef, gerek siyasi, gerek ekonomi ve gerekse sosyal nimetlerden nasip aldıramayan Cumhuriyet yönetimleri, mevcut sivil toplum kuruluşlarınca da uyarıcı ve yönlendirici ikazlarda pasif kalmıştır. Özellikle Cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal ATATÜRK müstesna, yönetenlerimiz, Milletimizin önüne bir hedef bir ideal koyamadıkları gibi ATATÜRK’ün koyduğu ilkeleri de saptırmaya çalışarak, 70 yıldan bu yana günü birlik ucuz politikalarla, bu çalışkan ve zeki milleti idealsiz koyup, tembelleştirip, fukaralığa düçar ederek, aslında fıtratında aydın olan ufkunu karartmışlardır.

Milletimizin tarihine baktığımız zaman, Asena’nın işareti ile Kayıhan soyundan gelen Kaan Börçetine’nin demir dağları delerek tarihimizi yeniden başlattığı kutlu yuvanın adı olan ERGENEKON dâhil ufkuna her zaman hedef konulmuş ve zor da olsa, konulan hedeflerin hepsine erişilmiştir. Buradan da anlaşılıyor ki bu Millet idealsiz başarıya ve zafere erişmekte güçlük çekmiştir. Ancak konulan hedeflere her şeye rağmen ulaşılmıştır.

O halde bugün Milletimizin öncelik konusu olması lazım gelen Türk Milliyetçilerinin ülküsü, ideali(Kızıl Elması) ne olmalıdır? Bunu Tarihi misyonundan ötürü öncelikle Türk Ocaklılar olarak tespit edip, Milletimizin gündemine taşımalıyız.

Düşünebiliyor musunuz? Dünya genelinde geleceğe matuf teknolojinin gelişiminde, halen kullanılan ve gelecekte de elzem olacak olan ve ana madde haline gelecek madenlerin tamamına yakını, yani %70’nin yeraltı kaynaklarımızı oluşturduğu dünyaca bilinmektedir. Bunun yanında geçmiş tarihlerde ülkemizin muhtelif bölgelerinde sömürgeci ülkelerin petrol şirketleri tarafından açılan kuyularda, ekonomiye müsait rezervler tespit edildiği halde, istenilen rezerv mevcut değildir diye kapatılmıştır.

Kapatılan adı geçen kuyuların halen açılmaması, doğalgaz rezervlerimizin ilkel yöntemlerle aranması, dolayısıyla istenilen kapasiteye ulaşılamaması, Üç tarafı denizlerle çevrili olan Ülkemiz denizlerinin su ürünlerinden, turizm ve deniz taşımacılığı nimetlerinden yeterince yararlanamayışımız yanında Ayrıca Ozanların “ 7 İklim 4 köşede” mısraları ile methettiği ve “taş ekilse insan biter” sözlerine mazhar olan bölgelerimizin iklim şartlarına göre yapılacak her türlü tarımın ve hayvancılığın Milletimizin refah seviyesinin yükselmesini sömürge ülkelerin kotalarına maruz bırakılması yukarıda da arz etmeye çalıştığımız gibi idealsizlikten kaynaklanmaktadır.

O halde Türk Milliyetçileri geçmişinde olduğu gibi 21. Yüzyılda da bir ideal belirlemelidir. Aksi halde yukarıda da ifade etmeğe çalıştığımız kaynaklarımızın sahibi olamayacağımızın yanında derin geçmişe sahip olan Milletimiz, geçmişi yüzey Milletlerin sömürü yörüngesinden kurtulamayacaktır.

Bu arada Tarihten bir örnek vermek istiyorum:

Geçmiş tarihte A.B.D. Japonya’ya savaş gemileri ile geldiğinde Japon Samuraylar kendilerine kılıçla karşı koymaya kalkışınca, Amerikan savaş gemilerinden atılan birkaç pare top karşısında pes etmek zorunda kalırlar. Tabi ki bu olay onların onurlarını çok incitir ve bu zilletten kurtulmak için Milletçe bir ideal belirleyip, ona erişmek için gece gündüz yılmadan, yorulmadan, azimle, sabırla yıllarca çalışarak hedeflerine nail olurlar. Ve hepimizin bildiği üzere Amerika’ya karşı koyacak teknolojiyi yakalarlar. Dahası yakın tarihimizde bilindiği üzere Amerika’yla başlatılan savaşta, savaşı kaybedeceğini anlayan Amerika Japonya’nın önemli şehirleri olan Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine nükleer bomba kullanarak mağlubiyetten kurtulurlarken arkalarında tarihi bir facia bırakırlar.

İfade etmeye çalıştığımız bu örnekte olduğu gibi kendimize gelebilmemiz için illaki bir musibet mi gerekiyor?

Bütün bu ifadelerimizden sonra ileri teknoloji bir ideal (KIZIL ELMA) olur mu bilemem. İdeal sadece teknolojiye sahip olmakla olur mu onu da bilemem. Bütün bunların yanında Milletimizin birliğinin temini de çok önemli, şunu da iyi biliyoruz ki ideal ve hedeflere ulaşmanın yolu öncelikle birlik ve beraberlikten geçer diye düşünüyorum. Bunu nasıl yaparız dersek 623 sene yaşamış İmparatorluğumuzun tüm kurum ve kuruluşları çok kapsamlı araştırılıp, etüt edilmesi gereğine inanıyorum. O çağda, 3 kıtaya hükümran olan İmparatorluğu yönetenler hangi metotla birliği sağlamışlar. Bu sırra vakıf olabilmenin gereğine inanıyorum.

Netice Olarak: Bize göre yüksek teknolojiye sahip olabilmemizi yeraltı, yer üstü kaynaklarımızı değerlendirebilmemizi, Milletimizi birbirine kenetleyecek olan ve devletimizin bekasını sağlayacak ideal, ülkü (Kızıl Elma)’mızı biraz da inanç mefkûremizin içinde aramamız gereğine inanıyorum.

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü