Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Türk Yurdu Dergisi ve Türk Ocaklarının 100. Yılı

02 Şubat 2011
Arif AKDENİZ

Ülkemizde bu ömre erişmiş birkaç kurumdan ikisi olan Türk Yurdu Dergisi ve Türk Ocaklarının kuruluşundan, günümüze kadar olan tarihçesinde, yapmış oldukları önemli hizmetleri, derinlemesine değil, ancak. Yüzeysel olarak ifade etmeye çalışacağım.

Türklüğün selamet ve saadetini insanlığın müşterek selamet ve saadetinde gören Türk Ocakları hepimizin bildiği üzere 2. Meşrutiyet döneminde kurulan ve gelişen kültür derneklerimizden biridir.

Kuruluş tarihi konusunda farklı görüşler olmasına karşılık kaynakların büyük bir çoğunluğu 25 Mart 1912 tarihini kabul etmektedir. Cumhuriyetten önce kuruldukları halde toplumsal yapıda etkileri cumhuriyet döneminde, yani günümüzde de devam etmektedir.

Türk ocaklarının kuruluşundan önce aynı doğrultuda 2 dernek daha görülmektedir. Bunlardan Türk Derneği Aralık 1908de Türk Yurdu Cemiyeti ise 31 Ağustos 1911de kurulmuştur.

Türk Derneği Beyoğlu’ndaki asıl yerine taşınıncaya kadar, Darülfünun ve Yeni Gazetede çalışmalarını sürdürmüştür. Diğer Türkçü derneklerden farklı olarak bünyesinde Türk olmayan Osmanlı uyruklularını ve yabancıları da barındırmıştır. Osmanlı Türkçesine karşı olmamakla birlikte, Türkçenin yeniden güçlenmesi, kültür ve sanatta atılım yapılması yönünde, çalışmalarda bulunmuştur.

Türk Yurdu Cemiyeti ise Türkçülük düşüncesinin önde gelen isimleri ile başlattığı hareketi, Türk Yurdu Dergisi ile başta Rusya olmak üzere, Türklerin yoğun şekilde yaşadığı, yerlere kadar duyurmuştur. Cemiyetin kısa ömürlü olmasına karşın, çıkardığı dergi Türk Yurdu, daha sonra Türk Ocağının yayın organı olarak, Türkçülük akımını derinden etkilemiştir. Bu dergi dilin sadeleştirilmesine, ekonomik ve moral değerlerin yükseltilmesine, bilimsel alanda gelişmeler sağlanmasına, dünya Türklerinin haberleşmesine, idealsizlikten doğan tembellik ve bedbinliğin, giderilmesine yönelik yazılarla, toplumsal alanda etkili olmuştur.

Dün olduğu gibi bugün de her şeye rağmen, misyonunun gereğini yerine getiren asırlık çınar yegâne iletişim unsurumuz olan, Türk Yurdu dergimiz Ocağımızla, bir asır boyunca yol kardeşi, kader arkadaşı olmuşlar. Türk devletinin inkılâplarını, kuruluşunun alt yapısını, devrin sivil toplum kuruluşu olan, Ocağımızla beraber hazırlamışlardır. Ve bu konuda bilimsel çalışmalar yapmışlar, “Türk müsün?” sorusuna “Estağfurullah” karşılığının verildiği bir ortamda, tarihi varlık alanına çıkarak, Türk’ü Türk’le tanıştırmış, Türk’ün büyüklüğünü, büyük devletler, imparatorluklar kurduğunu, dünya Türklüğüne Ocağımız ve onun yol kardeşi, kader arkadaşı olan Türk Yurdu dergimiz duyurmuştur. Onun içindir ki asırlık bu iki kuruluşumuza vefa borcumuz vardır. O çalkantılı, çileli, zor günlerde, birlikte yapmış oldukları hizmetler ve yüz yıllık tarihi birlikteliklerine bakıldığında, yapılması çok zor hizmetlerin üstesinden yine beraber gelmişlerdir. O halde yukarıda ifade ettiğim yol kardeşliği ve kader arkadaşlığı, sadece müesseselerin beraberliği ile başarılamaz. Bunca başarının yolu, ancak ve ancak beden ve ruh birliğinden geçer.

Türklüğün kuvvetlenmesi, yükselmesi, milli kültürün bütün sahalarında gelişmesini sağlamak uğrunda (teşbihte hata olmaz) bu çileli yolda Türk Yurdu Dergimiz RUH Türk Ocağımız da BEDEN olup tarihi misyonları gereği vazifelerini eksiltmeden yerine getirmişlerdir.

Şimdi ise, ister görev, ister hizmet, adına ne derseniz deyin yapılması gereken görev artık bizlere düşüyor. Bu vesile ile dergimizin de 100. yılı olması hasebi ile öncelikle herkesin bu hizmetin layığı veçhiyle yerine getirilmesi için başta yetkililer ve mesulleri olmak üzere Türk Ocağı camiasına tarihi bir çağrı yapmak istiyorum:

  • Türk Ocakları Genel Başkanım
    Sayın Nuri GÜRGÜR beyefendi ve Saygıdeğer Genel idare Kurulu Üyelerim
  • Dergini sahipliğini üstlenen Türk Ocakları Genel Muhasibim
    Sayın Galip TAMUR beyefendi
  • Derginin Genel Yayın Müdürü
    Sayın Prof. Dr. M. Çağatay ÖZDEMİR beyefendi
  • Derginin Yazı İşleri Müdürü
    Sayın Prof. Dr. Necmettin SEFERCİOĞLU beyefendi ve değerli Yayın Kurulu Üyelerim

Bu dergiyi çağımızın gelişim ve teknolojik imkânlarından yararlandırıp, ülke halkımızın avamı olan alt tabakasından akademik olan üst kademesine kadar bütün insanlarımızın şevkle okuyacağı ve tarihi şanına uygun bir düzeye getirmeniz Türk Ocakları camiası olarak en kalbi dileğimizdir.

Ayrıca sevgili şube başkanlarıma da sesleniyorum. Türk ocağımızın sevgili vefakâr şube başkanları, Adı Türk Yurdu olup, yegâne iletişim organımız olan, bu derginin tanıtılması, okutulması ve tirajının misyonuna yakışır bir konuma oturtulması için azami gayreti göstermenizi ve göstermemizi hassaten istirham ediyorum. Aksi halde yukarıda bahsettiğim ruhu bedenden çıkarmış oluruz. Ruh bedenden ayrılırsa ortada bir ceset kalır. Türkün ve Türklüğün müdavimi olan şanlı ocağımızı defnetmek zorunda kalmayalım.

Bu çağrımın uygulanması hususunun, camiamızın bütün temsilerince dikkate alınıp, gereğinin acil ve ivedi olarak yapılmasını arz ediyorum.

Gönül Türk Yurdu Dergisinin yanında Türk Yurdu Televizyonunu da görmek istiyor. Ama ne gezer. Bırakın görmeyi, konu ile ilgili bir ideal dahi tespit edilememiştir. Kaldı ki bir gazetemiz bile yoktur.

Hâlbuki muarızlarımızın sahip olduğu bu imkânlara en azından bizim de sahip olmamız camiamızın birbirine daha da yakınlaşmasını sağlayacağı gibi, aynı zamanda inancımızın da gereğidir.

Günümüzde yazılı ve görsel medyanın nelere kadir olduğunu, dağdaki çobanından Çankaya’daki cumhurbaşkanına kadar bütün cumhur bildiği halde bir asırlık ve 77 şubesi olan Türk Ocağının bu nimetlerden yararlanamayışını anlamakta güçlük çekiyorum.

Bir sene sonra Ocağımızın 100. yılını kutlayacağız. Bu kutlamalar esnasında geçen bir asırda neler yapılmış, nelerde geri durulmuşun bilançosu ile, gelecekteki yüzyılın yapılacak olan projelerinde ne gibi hizmetlerin yapılabileceğini, saygıdeğer 70 milyon insanımıza hangi metot ve yöntemle duyurabileceğiz. Yoksa boş verip, es mi geçeceğiz.

Figanımdaki gayem. Bu devletin kurtuluşunda, kuruluşunda ve daha sonrasında, gerek kışlasında, gerek cephesinde, gerek mektebinde, gerek medresesinde ve gerekse meclisinde, hâsılı tabanından tavanına her kademe ve merhalesinde hizmet veren ocağımızın, bulunduğu çağın imkânlarına erişememesi, milletimizle arzu edilen bütünleşmeye ulaşamaması çok üzücüdür. Niyetim görüşlerimi sizlerle paylaşmak ve çareler aramaya yöneliktir. Bir de eksiklerin üzerini örtmekten ziyade gündeme taşıyıp çarelere açık hale getirilmesinin önemli hizmetlerden olduğuna inanıyorum.

Türk ve Türk aydınlarının “Etrak-ı bi idrak, edrak-ı napak” denilerek aşağılandığı bir dönemde askeri tıbbiye mektebinin Türk öğrencileri (mekânları cennet olsun) 25 Mart 1912de Karacaahmet mezarlığında gizli bir kongre ile kurmuş oldukları Türk Ocağının 100. yılını kutlamayı Cenab-ı Allah bizlere nasip eyler inşallah.

O güne erişmek bizler için onur ve mutluluk olacağı gibi, ocağımız için de bir şans olacaktır. Zira bu asırlık ulu çınarın bundan sonraki yüzyıllarının temelini atacak olan başta mevcut merkez yönetim ve 77 sayıya ulaşan şube yönetimlerinin bu işin idealine, ülküsüne ve mefkûresine vakıf kadrolar olarak görevde olması, dediğim gibi bu ulu çınarın en büyük şansıdır.

Muhterem genel başkanım, genel idare kurulu üyelerim ve hars heyetimizin değerli mensupları riyadan arî en samimi duygularımla ifade ediyorum ki bugün bulunduğunuz makamlardaki mevcudiyetiniz ocağımızın gelecekteki 100 yıllara çalıya çırpıya dolaşmadan, siyasete bulaşmadan erişmesi için tekrar ediyorum büyük bir şanstır. Bu yolda yapılacak müşterek üstün çalışmalarda mevcut şubelerimiz de sizler için şans olurlar inşallah.

Ocağımızın 1. yüzyılına çok yakın olduğumuz bu günlerde daha nice yüzyıllara milletimizin de refahı ile erişebilmeyi diliyorum. Bunun da, Ocağımızın her dönemde nüvesi olan ve bu günün şehzadeleri addettiğim sevgili gençlerimize, çağımızın sunduğu kalite ile donanımlı bir eğitim verebilmemize bağlı olduğuna inanıyor ve duygularımın tahakkuku için yüce Allah’a niyaz ediyorum.

Türk Yurdu dergimizle nice yıllara…

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü