Türk Dünyası Yardım Kampanyası

Niğde Şubesinde Ege Adalarının Durumu Konuşuldu

06 Kasım 2015
Niğde Şubesinde Ege Adalarının Durumu Konuşuldu

Niğde Türk Ocağı’nda Ocakbaşı Sohbetleri kapsamında 6 Kasım 2015 tarihinde gerçekleştirilen toplantıya, “Ege Adalarında Türk Hakimiyeti ve Günümüzdeki Durum” başlıklı konuşmasıyla Niğde Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Yrd.Doç.Dr. Çiğdem Şahin konuk olmuştur.

 

Öncelikle Ege adalarının genel yapısı ve egemenliği tartışmalı ada, adacık ve kayalıklar meselesinin temellendiği Ege Denizi bölgelerinin tespiti yapılmış, konuşmanın kapsamında yer alan ada bölgeleri hakkında bilgi verilmiştir. Türk hakimiyetine girişlerinden itibaren Ege adalarının Osmanlı dönemindeki yönetim tarzı ve adalardaki yaşam hakkında genel bilgi verilmiş, ardından 1830’dan itibaren Yunanistan’ın bağımsızlığıyla birlikte Ege adalarının Osmanlı idaresinden çıkmaya başladığı süreç değerlendirilmiştir. 20. yüzyılda önce Trablusgarp Savaşı bağlantısıyla İtalya’nın Ege adalarına girişi (Onikiada sorunun başlaması), 1912 Uşi Anlaşması hükümlerine rağmen adaları Osmanlı’ya geri vermemesi ve işgali Balkan Savaşları’nda sürdürmesi, yine Balkan Savaşları döneminde Yunanistan’ın Boğazönü ve Saruhan adalarını işgali ve bu adaların egemenlik durumu çözümlenmeden patlak veren 1. Dünya Savaşı boyunca işgal altında statünün devam ettiği süreç hakkında bilgi veren Şahin, işgal altındaki Boğazönü adalarının (özellikle Gökçeada ve Bozcaada) 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’ya karşı nasıl askeri üsler olarak kullanıldığı konusuna da değinmiştir. 1923 Lozan Antlaşması, 1932 Türk-İtalyan Sözleşmesi ve 1947 Paris Barış Antlaşması’yla yapılan ve Ege adalarının egemenlik durumları hakkında günümüze temel oluşturan hukuksal düzenlemelerin neler olduğunun ele alınmasının ardından, günümüzdeki fiili durum konusuna geçilmiştir. Bu anlamda Şahin, Ege adalarını iki grupta değerlendirmiş ve bu adalara uluslararası alanda nasıl yaklaşıldığına değinmiştir. Birincisi, son aylarda ülke gündemine gelen, günümüzde egemenliği tartışmalı ada, adacık ve kayalıklar sorunu kapsamında 2004 yılından itibaren Yunanistan’ın kendi egemenliği altına aldığı, askeri ve dini tesisler kurduğu, yerleşik yaşamın idari tüm unsurlarını kendi teşkilat sistemi içinde değerlendirdiği 16 ada ve bir kayalık hakkında bilgi vermiştir: İzmir’e bağlı Koyun Adası  (Oinoussai) ve Venedik Kayalıkları; Muğla’ya bağlı Kalolimnoz Adası, Keçi Adası (Pserimos), Sakarcılar Ada (Gyali), Koçbaba Ada (Levitha), Ardacık Adası (Syrna); Aydın’a bağlı Hurşit Adası (Foruni), Fornoz Adası, Eşek Adası (Agathonisi), Nergizcik Ada (Arki) ve Bulamaç Adası (Farmakonisi);       Girit çevresinde ise Gavdos, Dia, Dragonada, Koufonisi ve Gaidhouronisi. Bu adaların egemenliği konusunda Türkiye’nin ve Yunanistan’ın farklı yorumlarının yanı sıra, Yunanistan’ın olası bir uluslararası hukuk durumu oluşturmaya çalışıyor olabileceği (adalarda belirli bir süre yaşamın sağlanarak egemenlik hakkı kazanma) değerlendirilmiştir. İkinci grupta ise Lozan’dan itibaren tartışmasız Türk egemenliğinde bulunan Gökçeada ve Bozcaada’yı ele alan Şahin, bu adalarda yaşayan Rum asıllı Türk vatandaşların konu edilmeye çalışıldığı azınlık hakları ihlalleri iddialarına değinmiş, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi nezdindeki raporlarda bu adalara ilişkin tutumlar hakkında bilgi vermiştir.

 

Ege Denizi ve Ege adaları hakkında ülke çapında bir farkındalık oluşturulması gerektiğine, ülkenin doğusuna odaklanan dikkatlerden batının kaçmamasına, ihmal edilmemesine ilişkin önerileriyle konuşması sona ermiştir. 

 

Türkocağı Tv

Türkocağı Tv

Tümü

Türk Ocaklarından Haberdar Olun

Yazarlar

Tümü